yıldızlar ile cümle

yıldızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
M32'nin tayfı çoğunlukta çok yaşlı yıldızlardan oluşmaktadır.M72 zawiera głównie stare gwiazdy.
Bilinen en az parlaklığa sahip yıldızlar NGC 6397 kümesinde yer alırlar.Najtrudniej dostrzegalne obecnie znane gwiazdy odnaleziono w gromadzie NGC 6397.
Yeni oluşan yıldızların eski yıldızlara göre oranı oldukça yüksektir.Średnio jednak stosunek ilości starych gwiazd do nowych jest dość wysoki.
"Yıldızlar neden böyle uzak dururlar bize?Dlaczego religie są tak trwałe?
Eski yıldızlar öldüğünde, büyük miktarlarda karbon çıkardılar.Rośliny te, opadając na dno, uwięziły ogromne ilości węgla.
Çift yıldızlar, onların konumlarını ölçme ve yörüngeleri hesaplamak üzerine sistematik çalışmalar yaptı.Systematycznie studiował gwiazdy podwójne, mierząc ich położenie i obliczając ich orbity.
Bilinen diğer G-tipi yıldızlar Alpha Centauri A, Tau Ceti ve 51 Pegasi'dir.Inne gwiazdy tego typu to m.in. alfa Centauri A, tau Ceti, 51 Pegasi i Kepler 452.
Ancak yıldızları büyük amatör teleskoplarla bile ayırt edilemez.W minimum jasność gwiazdy jest niedostrzegalna przez nawet duże amatorskie teleskopy.
Yıldızlararası uzaklık birimlerinin en bilineni olan bir ışık yılı kabaca 63.240 AB'dir.Jeden rok świetlny, jednostka używana do wyrażania odległości międzygwiazdowych, to około 63 240 au.
Tam ay altında yıldızlarla dolu bir gök.Gwiazda podlega zakryciom przez Księżyc.
Çünkü bize yıldızlardan çok daha yakındır.Jest to jedna z najbliższych gwiazd.
Simbiyotik (ortak yaşayan) yıldızlardır.Gwiazdy symbiotyczne.
Uzun periyotlu kuyruklu yıldızların yörüngesi binlerce yıl sürer.Orbity komet długookresowych utrzymują się przez tysiące lat.
Yıldızlar ve Ekinoksların 9-13.Por rostkowych 9–13.
İri yıldızlar çok aydınlıklardır ve bu yüzden kolayca seçilebilirler.Nie zawiera jasnych gwiazd, jest więc łatwy do przeoczenia.
Kısa periyotlu kuyruklu yıldızlar iki yüz yıldan az süren yörüngelere sahiptir.Komety krótkookresowe, o orbitach poniżej 200 lat, mają niewielką szansę pochodzić stamtąd.
En eski yıldızlarda çok az miktarda metal varken, daha sonra doğan yıldızlarda daha fazla metal vardır.Najstarsze gwiazdy zawierają niewiele metali, podczas gdy gwiazdy powstałe później zawierają ich więcej.
Yıldızların içini ve evrimini açıklayacak başarılı modeller geliştirilmiştir.Pracował nad strukturą i ewolucją gwiazd.
Samanyolundaki yıldızlardan yaklaşık %5'inin bu bölgede yer aldığı düşünülmektedir.Szacuje się, że ponad 15 procent gwiazd z tych gorący typów posiada takie widmo.
Bu sayede yıldızların gazyuvarının kimyasal bileşimi de belirlenebilmiştir.Dzięki tej metodzie udało się poznać m.in. skład chemiczny gwiazd.
Genel olarak daha sıcak olan yıldızlar daha parlaktır.Gwiazdy ciemniejsze i chłodniejsze są powszechne.
Bu yüzden yansıma bulutsuları tarafından gösterilen titreşim tayfı, aydınlatıcı yıldızlarınkine benzerdir.Stąd widma częstotliwości wykazywane przez mgławice refleksyjne są podobne do gwiazd, które je oświetlają.
Sonunda yalnız en parlak yıldızlar adlandırılır oldu.To właśnie im udało się zaobserwować najwięcej „nowych gwiazd”.
Yıldızlar Arasında - 1956.Wśród gwiazd 1933...
Samanyolu'nun yıldızlardan oluştuğunu düşündü.Jako trzeci powstał Among the Stars.
Ancak, mavimsi rengi, onu yıldızlardan ayırır.Napis od wieńca oddzielony jest gwiazdami.
Yıldızlar birbirleri üzerinde büyük bir etkiye sahip değildirler ve esasen ayrı ayrı gelişirler.Gwiazdy leżą dość daleko od siebie i nie są ze sobą związane.
Zeus da buna şükran olarak onu yıldızlar arasına koyar.Za pomoc udzieloną Zeusowi został przez niego umieszczony wśród gwiazd.
Bu gazdan artık yoksun olduklarından eliptik gökadalar ise yeni yıldızlar üretemezler.A gdy tak stała i niczego więcej nie miała, z nieba zaczęły spadać gwiazdy.
El Sûfî buluşlarını 964 yılında “Sabit Yıldızlar” adlı kitabında duyurdu.Ta grupa gwiazd została opisana po raz pierwszy przez Al Sufiego w jego Księdze gwiazd stałych w 964 roku.
Türk Hava Kuvvetleri bünyesindeki akrobasi timi Türk Yıldızları'nın mimarlarından birisi oldu.1992 – Powstał zespół akrobacyjny Tureckich Sił Powietrznych Türk Yıldızları (Tureckie Gwiazdy).
Fakat yıldızlar hâlâ erişilmezdir.Gwiazdka pozostaje na to niewzruszona.
Madalyonların içerisinde ise altıgen ve sekizgen yıldızlar vardır.Rozciągał się on na osiem wzgórz i osiem dolin."
Ayrıca yine teyit edilmiş olan çeşitli Wolf-Rayet yıldızları da vardır.W planach jest też reintrodukcja kilku par wilków.
Bazı yıldızlar gözlemlenen evrenin yaşı olan 13,7 milyar yaşına yakındır.Niektóre mogą być zbliżone wiekiem nawet do około 13,7 miliarda lat – szacowanego wieku Wszechświata.
Yıldızların beş tanesi 15-30 güneş kütlesi boyutlarındadır.Składniki – pięć młodych gwiazd o masach od 15 do 30 mas Słońca.
Özellikle de dev yıldızlarda.Zawiera głównie stare gwiazdy.
Bunlar, birbirine yakın doğrultularda yer alan, ancak Dünyaya uzaklıkları çok farklı olan yıldızlarca çizilir.Dwie z nich mają masy zbliżone do Ziemi, ale krążą dosyć blisko gwiazdy.
Ve Gool Yıldızlara DoğruKristina – Vrat Mi Tie Hviezdy.
Baryonik karanlık maddelere en iyi aday beyaz cüce yıldızlarıdır.Jedną z największych atrakcji Tel Awiwu są wspaniałe białe plaże.
Oldukça parlak yıldızlardan oluşmuştur.Należy do gwiazd rozbłyskowych.
Adlandırma, bir takımyıldız içindeki değişen yıldızların keşfedilme sırasına göre yapılır.Nazwy są nadawane według kolejności, w jakiej gwiazdy zmienne zostały odkryte w konkretnym gwiazdozbiorze.
Lityum aslında T Tauri yıldızlarında ölçülür.Opracował klasyfikację gwiazd typu T Tauri.
Yıldızlar molekül bulutlarının büyük komplekslerinin içinde doğarlar.Tak w chmurach molekularnych rodzą się gwiazdy.
Ülker'in görünen yıldızları Yedi Kızkardeşler olarak da bilinir.Siedem z gwiazd interpretuje się jako Plejady.
Yıldızların çoğu 1 milyar ile 10 milyar yıl arasında yaşa sahiptir.Wiek większości gwiazd zawiera się w przedziale od jednego do 10 miliardów lat.
Bu yıldızların çoğu süpernova olarak patlayacaktır.Ostatecznie gwiazda eksploduje jako supernowa.
Tayf türü A olan beyaz yıldızlar, evrendeki yıldızların yaklaşık %1'ini oluştururlar.Gwiazdy typu G (takie jak Słońce) stanowią około 5% wszystkich gwiazd.
G sınıfı yıldızların yüzey sıcaklıkları 5200-60000 C aralığındadır.Gwiazdy typu widmowego G – gwiazdy, których fotosfery mają temperaturę w zakresie 5000–6000K.
Filmdeki çekimlerde uzaktaki yıldızlar göz kırpmaktadır, fakat göz kırpma atmosferik bir etkidir.Planeta krąży blisko gwiazdy, ale może mieć atmosferę.
Tavan açık mavi renkle ve yıldızlarla dekore edildi.W kopułach sklepienie pomalowane na niebiesko z gwiazdami.
Atılım diskler yıldızlar birleştiğinde oluşur.Do obracającego się firmamentu przytwierdzone są gwiazdy.
Bart damlacıkları sıkça çift yıldızların veya çoklu yıldız dizgelerinin (sistemlerinin) oluşumuna neden olur.Globule Boka powstają najczęściej w wyniku formowania się układów podwójnych lub wielokrotnych gwiazd.
Simbiyotik yıldızlar ikili yıldız sisteminde geç tip dev yıldız ve onun daha sıcak yoldaş objesini oluşturur.Biały karzeł w układzie podwójnym gwiazd akreuje masę z towarzysza.
Normalde A tipi yıldızlar hızlıca dönerler.Przycięte pędy szybko się odnawiają.
Aynı yıl, yıldızlararası hidrojeni, iyon halinde keşfetmiştir.W tym samym roku służył jeszcze jako okręt hydrograficzny w pobliżu Malty.
Ancak bu şekilde yıldızlara doğru yükselinir.Piętrząc górę na górę aż do gwiazd się wspięli.
CMLL öbür patlama periyoduna, genç yıldızları ön plana çıkararak yol gösterdi.Kolejną istotną konsekwencją publikacji HDF było zauważenie bardzo niewielu gwiazd na pierwszym planie.
Bu yıldızlar 2003 yılında keşfedilmiştir.Planetoidy zostały odkryte w 2001 roku.
Yıldızların çoğu 1 milyar ile 10 milyar yıl arasında yaşa sahiptir.De flesta stjärnor är mellan 1 och 10 miljarder år gamla.

İlgili Sayfalar