yıldızlar ile cümle
yıldızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Yirminci yüzyılda yıldızların bilimsel incelemesi alanında hızlı gelişmeler yaşandı.O século XX viu avanços cada vez mais rápidos no estudo científico das estrelas.
(RR Lyrae yıldızları bu aralığın solunda bulunabilir.As estrelas variáveis RR Lyrae são encontradas à esquerda desta falha.
Aksine, yıldızlararası bir bulut, yıldızlararası ortamın ortalamasından daha yoğun olan bir bölgedir.Em outras palavras, uma nuvem interestelar é uma região mais densa que a média do meio interestelar.
El Sûfî buluşlarını 964 yılında “Sabit Yıldızlar” adlı kitabında duyurdu.Al-Sufi publicou seus achados no seu Livro de Estrelas Fixas em 964.
1865 yılında Secchi yıldızları tayf tiplerine göre sınıflamaya başladı.Em 1865, Secchi começou a classificar as estrelas em tipos espectrais.
Buradaki yıldızlar, Güneş'ten yaklaşık olarak 42.5 le 48.9 ışık yılı uzaklıktadır.Estima-se que essas estrelas distem de 42.5 a 48.9 anos-luz do Sol.
Yıldızların çoğu için kaybedilen kütle miktarı kayda değer değildir.Para a maioria das estrelas, a perda de massa é desprezível.
En parlak yıldızlar parlaklıkları 6 ile 6,5 arası mavi-beyaz yıldızlardır.Suas estrelas mais brilhantes são branco-azuladas com magnitude de 6 a 6,5.
Bazı yıldızlar gözlemlenen evrenin yaşı olan 13,7 milyar yaşına yakındır.Algumas estrelas podem até estar próximas de 13,7 bilhões de anos – a idade observada do universo.
Uygun gözlem koşullarında gözle görülebilen en sönük yıldızlar yaklaşık +6 kadir sınıfındadır.As estrelas mais fracas visíveis a olho nu em boas condições de visibilidade são as de magnitude +6.
Bu yıldızların başlangıç kütlelerinin, 37 ile 76 güneş kütlesi aralığında olduğu hesaplanmaktadır.Tais estrelas tinham massas iniciais calculadas entre 37-76 unidades de massa solar.
Tipik olarak bu tarz ölçüm sadece yakın yıldızlar için geçerlidir, örneğin 10 parsel içinde.Tipicamente, este método pode ser utilizado apenas em estrelas próximas, geralmente a menos de 10 parsecs.
Bu element yıldızlarda, dev gaz gezegenlerinde büyük miktarda bulunur.Este elemento é encontrado em grande abundância em estrelas e planetas gigantes de gás.
İçsel özellikleri nedeniyle değişen yıldızlar üç ana gruba ayrılabilirler.Das estrelas intrinsecamente variáveis, os tipos principais podem ser subdivididos em três grupos principais.
Buradaki yıldızlar, Güneş'ten yaklaşık olarak 32.7 ile 42.4 ışık yılı uzaklıktadır.Estima-se que essas estrelas distem de 32.7 a 42.4 anos-luz do Sol.
Ancak yıldızları büyük amatör teleskoplarla bile ayırt edilemez.Porém, não resolúvel em estrelas individuais, mesmo com grandes telescópios amadores.
Final maçının yıldızları Karl-Heinz Rummenigge ve Paul Breitner idi.As estrelas alemã foram Karl-Heinz Rummenigge e Paul Breitner.
Bu yıldızlar, sınıfları B8p ile A7p aralığındaki kimyasal olarak tuhaf ana kol yıldızlarıdır.Estas estrelas são estrelas quimicamente peculiares da sequência principal de classe espectral B8p até A7p.
Bu safhada yıldızlar çekirdeklerinde hidrojeni kaynaştırmaktadırlar.Durante este estágio as estrelas estão fundindo hidrogênio em seus núcleos.
Jeans kararsızlığı yıldızlararası gaz bulutlarının çöküşü ve ardından gerçekleşen yıldız oluşumunun nedenidir.A instabilidade de Jeans causa o colapso de nuvens de gás interestelar e a subsequente formação de estrelas.
Bozon yıldızları, büyük patlamanın ilk aşamaları sırasında çekimsel çöküş sayesinde oluşmuş olabilirler.As estrelas de bósons poderiam ter sido formadas pelo colapso gravitacional nos primórdios do Big Bang.
Yıldızlar ve diğer gök cisimleri burada bulunur.As estrelas e outros corpos celestes são encontradas nesta região.
Yıldızlararası bulut, diğer galaksilerimizdeki gaz, plazma ve toz birikimine verilen genel addır.Nuvem interestelar é o nome genérico dado a um acúmulo de gás, plasma e poeira na nossa ou outras galáxias.
Bu da yıldızların evrimini açıklamak için çalışan kuramcıların bilgisayarlarla hesapladığı çizeneklerdir.Isto é o que os teóricos calculam usando modelos computacionais para descrever a evolução das estrelas.
Sıradan yıldızlar ve gezegenler için bu her zaman böyle olurdu.Este corresponde a um caso comum para estrelas e planetas.
Çünkü bize yıldızlardan çok daha yakındır.Ele quer ver as estrelas de perto.
Yıldızların içini ve evrimini açıklayacak başarılı modeller geliştirilmiştir.Modelos bem-sucedidos foram desenvolvidos para explicar o interior das estrelas e a evolução estelar.
TOV limit beyaz cüce yıldızlarını andıran Chandrasekhar limitine benzemektedir.É análogo ao limite de Chandrasekhar para uma estrela anã branca.
Çift yıldızlar, onların konumlarını ölçme ve yörüngeleri hesaplamak üzerine sistematik çalışmalar yaptı.Estudou sistematicamente estrelas binárias, calculando suas posições e suas órbitas.
Ayrıca, Dünya'ya en yakın yıldızlardan biridir.É uma das estrelas mais próximas da Terra.
Yıldız kümesinde son 100 milyon yıl içinde oluşmuş sıcak mavi yıldızlar başı çekmektedir.O aglomerado é dominado por estrelas azuis quentes, que se formaram nos últimos 100 milhões de anos.
Bu yıldızlar birbirlerinin çevresinde 1 AU'luk uzaklıkta altı ayda bir dönerler.Essas estrelas orbitam entre si a uma distância de 1 UA uma vez a cada seis meses.
Bu tür yıldızların anakolda olduğu söylenir ve cüce yıldız diye adlandırılırlar.Diz-se que tais estrelas estão na sequência principal e elas são chamadas estrelas anãs.
Film yıldızları ise Jason Statham, James Franco, Winona Ryder ve Kate Bosworth'dur.É estrelado por Jason Statham, James Franco, Winona Ryder e Kate Bosworth.
Ayrıca yine teyit edilmiş olan çeşitli Wolf-Rayet yıldızları da vardır.Além disso, existem várias estrelas Wolf-Rayet confimadas no aglomerado.
Moleküler hidrojen bulutları yıldızların oluşumuyla bağlantılıdır.Nuvens moleculares de H2 são associadas a formação de estrelas.
Çoğunluğunu tayfsal sınıfı O3, olan yıldızlar oluşturur ve teyit edilen O3-türü yıldız sayısı 39'dur.A maioria de suas estrelas são do tipo espectral O3 com 39 estrelas confirmadamente com esta classificação..
SX Phoenicis değişeni, değişen yıldızların bir türüdür.SX Phoenicis é uma estrela variável na constelação de Phoenix.
Rock dünyasının yıldızları ile." açıklamasını yapmıştır."Ele está dizendo levantem-se, estrelas do rock.
Her iki ölçekte de en parlak yıldızlar eksi kadir sınıfında yer alır.As estrelas mais brilhantes, em ambas as escalas, têm números de magnitude negativos.
Ve Gool Yıldızlara DoğruDesafio das Estrelas
Bu yüzden yansıma bulutsuları tarafından gösterilen titreşim tayfı, aydınlatıcı yıldızlarınkine benzerdir.Por isso, o espectro das nebulosas de reflexão é semelhante ao das estrelas que as iluminam.
Yıldızlar hareketsizdir.Não são imortais as estrelas?
James Bradley, 1729 yılında ilk defa yıldızlar arası ölçekteki ıraklık açısını hesaplamayı deneyen kişidir.James Bradley tentou medir paralaxes estelares em 1729.
Dünya’dan Güneş’e olan uzaklığın yıldızlar arasındaki uzaklığa kıyasla çok kısa olduğunu söyledi.A distância da Terra ao Sol é pequena se comparada à distância às estrelas.
İsmi, "Yıldızlar için macera" (İngilizce:The quest for the stars) anlamı olan eski bir sözcükten türetildi.O nome foi derivado de uma palavra antiga que significa "a busca para as estrelas."
Bu bölge Güneş rüzgârının tamamen sona erdiği ve yıldızlararası uzayın başladığı noktadır.É difícil estabelecer uma fronteira que defina onde termina o Sistema Solar e começa o espaço interestelar.
Alfa2 Canum Venaticorum değişeni (veya α2 CVn değişeni), değişen yıldızların bir türüdür.Uma estrela variável Alpha2 Canum Venaticorum, ou estrela variável α2 CVn, é um tipo de estrela variável.
Yarım milyon derece tahmin edilen sıcaklığıyla merkezi yıldız, bilinen en sıcak yıldızlar arasındadır.Com uma temperatura estimada de pelo menos 500 000 K, é uma das estrelas mais quentes conhecidas.
Lityum aslında T Tauri yıldızlarında ölçülür.É o protótipo das estrelas T Tauri.
Uzay gemileriyle yıldızlar arası yolculuk konsepti bilim kurgunun temel öğelerinden biridir.O conceito de viagem interestelar em espaçonaves é uma matéria-prima básica da ficção científica.
Zeus da buna şükran olarak onu yıldızlar arasına koyar.Comovido, Zeus os transforma em estrelas.
Bu gazdan artık yoksun olduklarından eliptik galaksiler ise yeni yıldızlar üretemezler.As galáxias elípticas já estão desprovidas deste gás, portanto não formam novas estrelas.
Yıldızların hanımı diye anılır.O Mensageiro das Estrelas.
Ülker'in görünen yıldızları Yedi Kızkardeşler olarak da bilinir.As estrelas mais visíveis deste grupo são chamadas de Sete Irmãs da mitologia grega.
Geleceğin yıldızlarından biri olarak görülüyor.Foi selecionado para o Jogo das Estrelas do Futuro.
Karadelik olmayan sıkışık yıldızlara yozlaşmış yıldız denir.Descreveu-o como uma nebulosa sem estrelas.
Oysa yıldızlara sahip olmak uğruna ömrümüzü hayallere satarız.Tendo assim uma relação com o Sonho das Estrelas.
Böylelikle Yıldızlar İttifakı da doğmuş olur.As estrelas nascem.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Estrelas na sequência principal são compostas primariamente de hidrogénio em seu estado de plasma.