yıldızlar ile cümle
yıldızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Galaksinin şişkin bölgesi genellikle gelişmiş kırmızı yıldızlardan oluşur.Le bulbe de cette galaxie est constitué principalement d'étoiles rouges évoluées.
Çünkü bize yıldızlardan çok daha yakındır.Plus près des étoiles de Gold.
Bu yıldızlar, FU Orionis sınıfı değişen yıldızlarını oluştururlar.L'ensemble de ces étoiles constituent la classe des étoiles variables de type FU Orionis.
Bu, bilinen en az kütleye sahip yıldızlar/kahverengi cüceler dizinidir.Ceci est une liste des étoiles et naines brunes les moins massives connues.
Eğer yıldızlararası cisimler var ise, iç Güneş Sistemi'nden arada sırada geçmeleri gerekmektedir.Si des objets interstellaires existent, ils doivent parfois traverser notre Système solaire interne.
Bu gazdan artık yoksun olduklarından eliptik gökadalar ise yeni yıldızlar üretemezler.Le ciel est déjà plein d'étoiles, pourquoi en jeter d'autres ?
Bu yıldızların yüzey sıcaklığı düşüktür.Cela fait diminuer la température de surface de l'étoile.
Yıldız kataloğu, yıldızların listelendiği bir astronomi katalogu.Un catalogue d'étoiles est un catalogue astronomique recensant des étoiles.
Yıldızlar her kültürde önemli bir yer tutar.Il occupe une place dominante dans chaque culture.
SX Arietis değişenleri, değişen yıldızların bir türüdür.Les variables de type SX Arietis sont un type d'étoiles variables.
Sıradan yıldızlar ve gezegenler için bu her zaman böyle olurdu.Puis on vise successivement ces étoiles et planètes.
Neden yıldızlar dönmeye başladığında ?Pourquoi les étoiles brillent elles?
Preon yıldızları süpernova patlamalarından veya büyük patlamadan ortaya çıkmış olabilirler.Les étoiles à préon pourraient provenir des explosions des supernovae ou bien du Big Bang.
Yıldızlar ve diğer gök cisimleri burada bulunur.Les étoiles et les autres corps célestes se trouvent dans cette région.
Bu araştırmalar değişken yıldızlar ve diğer küçük gezegenler üzerinedir.Leur masse est située entre celles des petites étoiles et des grosses planètes.
All-Star maçı'nda doğu karması yıldızları batı karması yıldızlarını 134-128 yenmişlerdir.Les All-Star de l'Est ont battu les All-Star de l'Ouest 134-128.
Aslında bu yıldızlar güzel bir çift oluştururlar.Ils formeront un couple merveilleux.
Geleceğin yıldızlarından biri olarak görülüyor.Un casting de futures stars.
Yıldızların hanımı diye anılır.Les nommeurs d'étoiles.
Bu kadar büyük kütleli yıldızlar, kısa ömürlüdür.La vie de telles étoiles massives est très courte.
En eski yıldızlarda çok az miktarda metal varken, daha sonra doğan yıldızlarda daha fazla metal vardır.Les étoiles anciennes contiennent peu de métaux tandis que les étoiles ultérieures en contiennent ainsi plus.
La Liga'nın en tecrübeli yıldızlarından biridir.C'est l'une des plus vieilles équipes de la ligue.
En parlak yıldızlar parlaklıkları 6 ile 6,5 arası mavi-beyaz yıldızlardır.Ses étoiles les plus brillantes sont bleu-blanc et de magnitude comprise entre 6,0 et 6,5.
Bu tip sistemlerde, yörüngedeki yıldızlardan biri atarca yıldızdır.Dans un tel système, une des étoiles est un pulsar.
Herbig Ae/Be yıldızları ana sekans öncesi yıldızlardır.De même, les étoiles Herbig Ae/Be sont des objets très jeunes, pré-séquence principale.
"Ashâbım gökteki yıldızlar gibidir.Les ophiures ressemblent à des étoiles de mer.
Kıyamet koptuğunda yıldızlar yeryüzüne dökülür.Adieu la Terre (さらば!故郷の星, Saraba!
Yılın belli zamanlarında, belli yıldızlar doğar ve batar.À certains moments de l'année, certaines étoiles vont se lever ou se coucher au lever ou au coucher du Soleil.
Tavan açık mavi renkle ve yıldızlarla dekore edildi.Le plafond était sans doute peint en bleu et décoré d’étoiles.
Özellikle de dev yıldızlarda.Au palmarès des stars.
Hidrojen ve helyumdan daha ağır olan elementler eski ve patlayan yıldızların çekirdeklerinde oluşmuştur.Presque tous les éléments plus lourds que l'hydrogène et l'hélium ont été créés dans le noyau des étoiles.
Daha sonra yıldızlarına doğru göç ederek sonunda stabil bir yörüngeye yerleşirler.Puis, la planète migre vers l'intérieur de son système stellaire où elle trouve finalement une orbite stable,.
"Behenian sabit yıldızlar".Le ciel des étoiles fixes.
Dünyadaki en meşhur porno yıldızlarından biridir ve "Pornonun Kraliçesi" olarak adlandırılır.Elle devient la première cowgirl au cinéma et on la surnomme la "Reine de l'ouest".
Genellikle küçük yapılı, nispeten yıldızlararası maddesi fazla olmayan galaksilerdir.Cependant ce sont des objets de masse relativement faible, et non de jeunes étoiles massives.
Yıldızların ve gezegen sistemlerin oluşumları ile sonuçlanabilir.Formation des étoiles et des systèmes planétaires.
Bu bölgenin kısa periyotlu kuyruklu yıldızların doğduğu yer olduğu düşünülmektedir.On conjectura alors que les régions HII devaient être un des lieux où les étoiles naissent.
SX Phoenicis değişeni, değişen yıldızların bir türüdür.Une étoile variable de type SX Phoenicis est un type d'étoile variable.
Gökyüzündeki yıldızların dağılımını keşfetmeye karar veren ilk gökbilimci William Herschel’dir.William Herschel fut le premier à le résoudre en étoiles.
Depp, dünyanın en büyük film yıldızlarından biri olarak görülmektedir.CNN le décrit comme l'une des plus grandes star de la planète.
Bu yıldızlardan en önemlisi ve en parlak olanı Deneb'dir ve yaz üçgeninin üç yıldızından biridir.Des trois étoiles du triangle d'été, Deneb est la moins brillante.
Bildiğimiz gibi, sabit yıldızlar sabit değildir.Il n'existe donc pas de sphère des étoiles fixes.
Bu durumdaki aşırı yoğun yıldızlara beyaz cüce denilir.De telles étoiles sont maintenant connues sous le nom de naine blanche.
Büyük patlamadan yaklaşık bir milyon yıl sonra yıldızlar oluşmaya başladı.Environ un million d'années après le Big Bang, la première génération d'étoiles commence à se former.
Bu yıldızlar takımyıldızın güneybatı sınırında, yani ayının ayak parmaklarında bulunurlar.Ces étoiles se trouvent le long de la frontière sud-ouest de la constellation, les « orteils » de l'Ourse.
Bu yıldızlar, her 480 yılda bir birbirlerinin çevresinde dolanırlar.Ces étoiles orbitent l'une autour de l'autre en 44,6 ans.
Asteroit kuşağında ayrıca Dünya'nın suyunun kaynağı olabilecek ana kuşak kuyruklu yıldızları da bulunur.La ceinture contient également des comètes d'où pourrait provenir l'eau terrestre.
(Come in quest'ora bruna - "Nasıl sabah ışığında/ deniz ve yıldızlar parlamakta").Pline l'Ancien le décrit comme suit : « Il se montre des étoiles dans la mer et sur la terre.
Yarıdüzenli değişen yıldızlar dizini Değişen yıldız belirtmesiListe d'étoiles variables semi-régulières Désignation des étoiles variables Portail de l’astronomie
Bu sebepten, yıldızları inceleyebilmek için, öncelikle sınıflandırmak gerekir.Pour la détermination des fréquences, les observations doivent d'abord être divisées en classes.
Bart damlacıkları sıkça çift yıldızların veya çoklu yıldız dizgelerinin (sistemlerinin) oluşumuna neden olur.Les globules de Bok conduisent le plus souvent à la formation de systèmes d'étoiles doubles ou multiples.
Le papillon des étoiles (Yıldızların Kelebeği), 2006.La Flemme des étoiles, 2006.
Ancak bu şekilde yıldızlara doğru yükselinir.Abandonnant la terre il monte vers les étoiles.
Bu uzay aracı aynı şekilde kuyruklu yıldızları ve Güneş sistemini daha iyi anlamada yardımcı olacaktır.Ces étoiles pourraient permettre d'améliorer la compréhension de l'origine du système solaire.
Astronomi yıldızlar ve gezegenler ile ilgilenir.La astronomía trata de estrellas y planetas.
Bu kitap yıldızlar hakkında.Este libro trata de las estrellas.
Bu yıldızlar hakkında bir kitaptır.Este es un libro sobre las estrellas.
Yıldızları göremiyorum. Hava bulutlu.No puedo ver las estrellas, está nublado.
Gözlerin yıldızlar gibi.Tus ojos son como estrellas.
Yıldızlar gökyüzünde parladı.Las estrellas brillaban en el cielo.