yıldır ile cümle

yıldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2000 - İsrail, Güney Lübnan'da 22 yıldır sürdürdüğü işgale son verdi.2000 - Israelske tropper trækker sig ud af det sydlige Libanon efter 22 års besættelse.
22 yıldır Lopez'in özel hayatı medyanın dikkatini çekmiştir.I mere end femten år har Lopez personlige liv tiltrukket sig stor opmærksomhed i medierne.
Ancak anlatılana göre yıldırım çarpması sonucu Temmuz veya Ağustos ayında öldü.Kort efter sin ankomst døde han, sandsynligvis i juli eller august.
Bu tavır, Schweitzer'i yıldırmadı.Denne udvidenhed lod ikke Nimzowitsch i ro.
Erkeklerin yaşam süresi 22 yıl, dişilerin ise 27 yıldır.Hannens levetid er ca. 22 år og hunnens ca. 27.
Tespit edilen en uzun yaş 17,5 yıldır ama çok daha yaşlı olabilecekleri tahmin edilir..Navnet er fra 1917, men skal foregive at være meget ældre.
Baltık ülkelerinde sıcaklık değerlerinin kaydı 250 yıldır tutulmaktadır.Kontinuerlige temperaturmålinger fra det baltiske område dækker ca. 250 år.
Eğitim süresi beş yıldır.EUX-uddannelsen tager 5 år.
Oxford sözlüğüne göre, kelime yaklaşık 20 yıldır var.Norsk språkråd havde de sidte år ca. 20 ansatte.
Örneğin 1900 yılı artık yıl değilken 2000 yılı artık yıldır.Således er år 2000 et skudår, mens år 1900 ikke er det.
Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır.Præsidentens embedstid er 5 år.
16. yüzyılda barış dönemleri 10 yıldan azdır ve 17. yüzyılda 4 yıldır.I det 15- og 16- århundrede var lagringstiden ca. 4-6 år, i det 17. århundrede kun to år.
Yaklaşık 300 milyon yıldır dünya üzerinde yaşamaktadır."Han gjorde livet på Jorden 300 millioner år ældre".
Çatalköprü mahallesinin tarihi oldukça eski olup, yaklaşık olarak 100 yıldır.Faktum er i al fald, at alle skovene på Røsnæs er unge, højst 100 år.
Avrupalıların Kuzey Dakota'ya gelmesinden önce bölgede binlerce yıldır Amerika Yerlileri yaşıyordu.Før europæisk kontakt havde oprindelige amerikanere boet i North Dakota i tusindvis af år.
Kaydedilen en fazla yaşam süresi erkekte 25 yıl, dişide 23 yıldır.Den højeste rapporterede alder er 22 år opnået af et dyr i fangenskab.
Dünya üzerindeki yaşayan beş yıldırım bükücüden biridir.Blandt fredsaktivister i verden over er hun en helt.
Senato üyelerinin görev süresi 6 yıldır.En senators valgperiode er på seks år.
1910 cumartesi günü başlayan bir yıldır.Året begynder på en lørdag.
Yıldırımın oluşması çok hızlı bir şekilde gerçekleşir.Daggry og skumring sker meget hurtigt.
İlkokul eğitimi 9 yıldır.Den almene undervisningspligt er ni år.
Ortalama yaşam süresi erkeklerde 76,4, kadınlarda 82,1 yıldır.Forventet levealder er for mænd 74,2 år, og for kvinder 81,2.
Bu amatörde oynadığı tek yıldır.Her skrev han under på en etårig amatøraftale.
Ortalama ömrü 13 yıldır.Den gennemsnittlige levealder er 53 år.
Ortalama yaşam süreleri 16 yıldır.Grænsen for deltagelse er nu 16 år.
Kadın, son 30 yıldır evini terk etmemiştir.Hans enke overlevede ham i godt 30 år.
Çünkü bu Türkiye'yi 20 yıldır kanatan en büyük sorundu.Klovn største succes i tyve år.
1247 (MCCXLVII) salı günü başlayan bir yıldır.2047 (MMXLVII) begynder året på en tirsdag.
Şehirde ortalama yaş 44 yıldır.Gennemsnitsalderen for indbyggerne er 43 år.
Fetihle 1455 yılında tutulan kayıtlar arasındaki süre ise 60 yıldır.Message from the First Dog in Space Received 45 Years Too Late.
Ancak Yıldırım büyüsü aynı hasarı veremez.Genopvarmning giver dog ikke det samme problem.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Kim er helt vild, han har ikke set et skørt i to år.
Demi ile 8 yıldır arkadaşım.I den verden var de mand og kone i 8 år.
1998 yılında aktör James Brolin'le evliliğe adım atan Streisand, Brolin'le 16 yıldır evli.Streisand blev gift med skuespilleren James Brolin i 1998.
406 (CDVI) pazartesi günü başlayan bir yıldır.2046 (MMXLVI) begynder året på en mandag.
Diledikleri yerlere tehlike salıyor, yıldırımlar düşürüyorlar.Han unngikk å møte dem der de ville og trakk seg heller tilbake.
2008 yılı, ülkede büyük bir atılımın olduğu yıldır.2008), noe som er høyt for regionen.
Şeytan, bunca yıldır iş yapmasını sağladığı için kilisenin sahip olduğu en iyi dosttur!Satan er den beste venn kirken noensinne har hatt, da han har holdt dem travelt opptatt i alle disse årene.
Baltık ülkelerinde sıcaklık değerlerinin kaydı 250 yıldır tutulmaktadır.Temperaturmålinger fra Baltikum har funnet sted i 250 år.
Necran, yüzlerce yıldır bölgede yaşamış güçlü Yam kabilesi'nin yaşadığı bölgedir.Najran er befolket av den mektige stammen Yam, som har bodd i regionen i hundrevis av år.
Fiziki zarara ilave olarak fiziki istismar da yıldırma gibi küçük düşürmektir.Fysisk misbruk er i tillegg til å være en fysisk ødeleggelse også en ydmykelse.
Zorunlu eğitim süresi 11 yıldır.Fullstendig skole opplæring varer i elleve år.
Son birkaç yıldır nüfus artışının yarısından fazlası göç sayesindedir.De siste par årene har innvandring utgjort mer enn halvparten av befolkningsveksten.
Bu yıldırım silah olarak da kullanabilir.I verste fall kunne den brukes som våpen.
Dişi kozalakların olgunlaşma süreleri çoğunlukla bir yıl; bazılarında 2-3 yıldır.Mange arter foretar bare én jakt i løpet av dagen (eller natten); enkelte foretar to eller tre.
Eyalette 14,000 yıldır bu topraklarda yerleşik olarak yaşayan Kızılderililer kabileleri vardı.Da hadde det allerede bodd indianere i området i over 3 000 år.
Hepsi birlikte, bu yeni metotlara "Blitzkrieg" (Yıldırım Savaşı) adı verildi.Denne nye taktikken ble kalt Blitzkrieg – lynkrig.
İlkokul eğitimi 9 yıldır.Grunnskolen blir 9-årig.
Ancak anlatılana göre yıldırım çarpması sonucu Temmuz veya Ağustos ayında öldü.Man kan derfor konkludere med at dødsfallet skal ha skjedd i løpet av sensommeren fra juli til august.
Genelde ömürleri 25 yıldır.Problemet forsvinner som regel i 25-årsalderen.
Son birkaç yıldır gönüllü olarak yaptığı işleri bırak yeni bir gelir kaynağı bulmak zorunda kaldı.Iglerød arbeidet gjennom årene iherdig for å få i gang nye veianlegg.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Det var uhørt, hadde ikke skjedd i Norge på 600 år.»
Tohum ekiminden ilk hasada kadar geçen süre dört yıldır.Etterskjelv vedvarte i fire år etter hovedskjelvet.
Oxford sözlüğüne göre, kelime yaklaşık 20 yıldır var.Norsk språkråd hadde de siste årene ca. 20 ansatte.
1969 senesinde Nixon Başkan seçildiğinde, ABD Vietnam'da dört yıldır savaşmaktaydı.I 1969 ble Nixon valgt som president i USA.
Yaklaşık 500 yıldır hüküm süren Goryeo Hanedanlığı sona ermiş oldu.Dermed var nesten 500 års Malla-herredømme slutt.
Bill 30 yıldır hiçbir uzun yürüyüşe çıkmamıştır.Bradford hadde ingen juridisk representasjon de siste ti årene.
Biz birbirimizi 30 yıldır tanırız.De lærte hverandre å kjenne i 1999.
Ortalama yaşam süresi 70-80 yıldır.Drektighetstiden er mellom 70–80 dager.
Seneler sonra lise aşkıyla (Murat Yıldırım) karşılaşır.Løpet er i senere år (pr.

İlgili Sayfalar