yıldır ile cümle

yıldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2000 - İsrail, Güney Lübnan'da 22 yıldır sürdürdüğü işgale son verdi.2000 – Israelske tropper trekker seg ut fra Sør-Libanon etter 22 års okkupasjon.
Yani 22 yıldır bu kulübün içindeyim.Der ble klubben i 18 år.
"Elli yıldır ÜVERCİNKA".«Profiler gjennom 50 år».
Koleksiyoncu aynı gemiye onda on yıldır sahip olduğunu söyler ve gemiyi gösterir.Bonden svarer at haugebonden har brukt skipet hans i mange år uten å betale leie.
Yaşam dögüsü 1 yıldır.Livssyklusen er trolig ettårig.
Ortalama ömrü 11-13 yıldır.Gjennomsnittlig levealder for rasen er 13-14 år.
Son üç yıldır televizyon dizilerinde oyunculuk yapıyor.Hun har de siste årene jobbet i TV-produksjonsselskapet Monster.
Mevcut belediye başkanı AKP'li Mehmet Yıldırır'dır.Nåværende fotballpresident er Mehmet Ali Aydınlar.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Trøndelag Teater gjennom 25 år.
Yaklaşık yedi yıldır her salı günü dış politik gelişmeler üzerine köşe yazıyor.Organisasjonen utgir annenhver måned bladet Foreign Affairs.
Resmen, üç beş yıldır Katolik Kilisesi Kristof'un aziz zümresini saymaz.Men hvor lenge vedvarte den siste trevl av katolsk kristendom?
Senato üyelerinin görev süresi 6 yıldır.Medlemmene av senatet satt i tre år.
Yıldırım düşen ağaçtan bir parça alınıp saklanırsa eve kötü ruhların girmesi engellenir.Når du i vrede farer frem, ditt hus bli onde ånders hjem.
Böyle bir derece için alınan eğitimin uzunluğu genellikle 3-5 yıldır.Vanlig tid brukt på denne utdannelsen var 4-7 år.
Bin yıldır Allah'ın emri dendi kadınlara.Menurut Matsyapurana, Waranggi melahirkannya setelah mengandung selama seribu tahun.
Yıldırım her yıl yaklaşık 60 kişinin ölümüne yol açmaktadır.Petir menyebabkan kematian sekitar 60 orang per tahun.
Sumatra'da filler yıldırım ile ilişkilendirilir.Di Sumatra, gajah dikaitkan dengan petir.
Karbon 14'ün yarılanma ömrü 5730 yıldır.Waktu paruh karbon-14 adalah 5.730 ± 40 tahun.
Bu dağ geçidi onlarca yıldır Romalılar tarafından kullanılmamıştı.Cekungan gunung itu tidak pernah digunakan oleh orang-orang Romawi selama beberapa dekade.
Kadın, son 30 yıldır evini terk etmemiştir.Pearl tidak pernah keluar dari rumahnya selama 30 tahun.
1990 yılından bu yana okul eğitimi 11 yıldır.Sejak tahun 1990, pendidikan sekolah 11 tahun diperkenalkan.
2004 - Amerika Birleşik Devletleri, 23 yıldır sürdürdüğü Libya'ya seyahat yasağını sona erdirdi.2004 - Amerika Serikat menarik larangannya untuk berpergian ke Libya setelah 23 tahun.
Yıldırım topu sıkça yanlış bir şekilde Aziz Elmo'nun ateşi olarak tanımlanır.Kilat bola kadang disalah artikan sebagai Api Santa Elmo.
Son yedi yıldır ilk kez resmi bir sunucunun olduğu ilk törendir.Ini adalah kali pertama dalam tujuh tahun bahwa acara ini memiliki sebuah host resmi.
Ondan 20 yıldır hakkında kayıt bulunmamaktadır.Dia tidak ingat apa pun yang terjadi 20 tahun lalu.
Yıldırım da elektrik yanıklarına sebep olabilir.Petir juga bisa mengakibatkan luka bakar listrik.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Manusia selama beberapa ribu tahun telah menggunakan seleksi buatan pada domestikasi tumbuhan dan hewan.
Yaklaşık 500 yıldır hüküm süren Goryeo Hanedanlığı sona ermiş oldu.Dinasti Goryeo berakhir setelah hampir 500 tahun pemerintahan.
Nad Tatrou sa blýska (İngilizce: Tatralar üzerinde Yıldırım) Slovakya'nın ulusal marşıdır.Nad Tatrou sa blýska (Halilintar di atas Tatra) adalah lagu kebangsaan Slowakia.
Ludvik Gizurarson adında bir avukat, Hermann'ın gayrimeşru oğlu olduğunu birkaç yıldır iddia ediyordu.Seorang pengacara Lúðvík Gizurarson sudah beberapa tahun mengklaim sebagai anak haramnya.
Ateş yıldırımdan yaratılmıştır.Ia juga dapat menciptakan api Gubraithian (api sihir abadi).
Anahtardan eline zıplayan sparklardan, yıldırımın da elektriksel bir doğa olayı olduğunu kanıtlamış oldu.Adanya kilatan yang meloncat dari kunci ke tangannya menunjukkan bahwa kilat adalah listrik di alam.
"Evet, babamın aort kapağında yani kalbinde yaklaşık on beş yıldır sorun var."Ya, ayahku memiliki penyakit jantung selama 15 tahun.
Antlaşmanın süresi 10 yıldır.Perjanjian ini menetapkan periode selama sepuluh tahun.
Bursun süresi bir akademik yıldır.Hibah biasanya berlangsung satu tahun akademik.
İşte onlar, her türlü yıldırmaya karşı koymaya kalkışacaklardır.Demikian pula mereka yang selalu ingin memegang kontrol terhadap segala sesuatu.
Şiâ bu günü Aşure Günü adıyla yüzlerce yıldır anmakta ve o günü yas günü saymaktadırlar.Mereka sangat menyesali segala perbuatan yang telah terjadi dan hari itu adalah hari tangisan.
"100 yıldır sucuk yapıyorlar".Tapi bagi kami rasanya berabad-abad."
Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır.Masa jabatan presiden adalah lima tahun.
Mecburi hizmet süreleri 15 yıldır.Satelit memiliki pelayanan selama 15 tahun.
Erişim tarihi: 2009-02-06. ^ "Sultan Yıldırım Beyezid Han".Diakses tanggal 2009-02-06. ^ "Sultan Yıldırım Beyezid Han".
Rosenfeld, yaklaşık 30 yıldır yiyecek içecek endüstrisinde çalışıyor.Keluarga Rothschild sudah menggeluti industri pembuatan anggur selama 150 tahun.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Rumah sakit itu sudah sangat usang karena sepertinya sudah lama tidak dihuni.
Biz birbirimizi 30 yıldır tanırız.Temui saya lagi 13 tahun kemudian.
Kaydedilen en fazla yaşam süresi erkekte 25 yıl, dişide 23 yıldır.Untuk spesimen dalam penangkaran, usia terpanjang yang pernah dilaporkan adalah 22 tahun.
Birkaç yıldır uydu telefonları aracılığı ile internete bağlanılabilmektedir.Di beberapa kecamatan, Internet telah dapat diakses melalui sambungan telepon-tetap.
Yörünge periyodu 550.000 yıldır.Periode orbitnya adalah lebih dari 5,000 tahun.
Tahmini yaşı 24000 yıldır.Usianya diperkirakan sekitar 4.000 tahun.
Bu iki yaratık milyonlarca yıldır savaş halindedir ve birbirlerine karşı oldukça büyük güçler uygulamaktadır.Selama di Bumi, dua kekuatan besar ini saling membangun benteng pertahanan selama berjuta-juta tahun.
Arkeolojik çalışmalarla, burasının son 1000 yıldır yerleşimde olduğu tespit edilmiştir.Para ahli ahli arkeologi juga meyakini, situs ini dibangun secara bertahap selama lebih dari seribu tahun.
2009 yılının sonlarına doğru, iPad'in piyasaya sürülmesi birkaç yıldır söyleniyordu.Pada akhir tahun 2009, rumor peluncuran iPad mengemuka.
Gökten yıldırımlar indirir.Juga dapat menambahkan kontras (mempergelap) langit.
Ayrıca eşi Semiha Yıldırım ve oğlu Erkan Yıldırım da davalardan vazgeçtiğini açıklamıştır.Namun, ketekunan dan kekerasan hatinya membuat orangtuanya menyerah juga.
Yıldırım topu tanımlanmamış bir atmosferik elektrik olgusudur.Petir bola adalah fenomena listrik atmosfer hipotetis yang sedikit diketahui.
Son bir yıldır düzenli olarak yoga yapmaktadır.Setelah itu, JOVED diselenggarakan secara rutin setahun sekali.
Senato üyelerinin görev süresi 6 yıldır.Masa jabaran anggota Senat 6 tahun.
Yarı ömrü 1.9116 yıldır.Zaman ini berlangsung selama 1.296.000 tahun.
Yıldırım Harekatını alt etme çabalarının başlangıç tarihi 1939'daki Polonya Seferi'ne kadar gider.Pengeboman Frampol terjadi selama Invasi ke Polandia tahun 1939.
Eğitim süresi 9-13 yıldır.Mengajar dari Tahun 9 ke Tahun 13.
11 yıldır verilen bu ödülü alan ilk kadın sanatçıdır.Dia adalah peserta pertama yang memenangkan hadiah pertama selama 15 tahun.

İlgili Sayfalar