yıldır ile cümle

yıldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ömrü yaklaşık 70-80 yıldır.Élettartama 60-80 év.
Halkın buradaki yerleşik tarihi yaklaşık 150 yıldır.Több beszámoló szerint a város már legalább 150 éve létezik.
Son birkaç yıldır gönüllü olarak yaptığı işleri bırak yeni bir gelir kaynağı bulmak zorunda kaldı.Az utóbbi éveket töltött itt önkéntes elvonulásban.
Üç yıldır İngilizce öğreniyoruz.Három éve tanulunk angolul.
Babam otuz yıldır Nagoya'da yaşamaktadır.Az Apám 30 éve Nagoyában él.
İki yıldır Fransızca öğreniyorum.Két éve tanulok franciául.
Ben iki yıldır Fransızca öğreniyorum.Két éve tanulok franciául.
Biz birbirimizi 30 yıldır tanırız.He olivat tunteneet toisensa jo 20 vuotta.
Bu, 28 yıldır İşçi Partisi tarafından yönetilmeyen ilk hükümet oldu.Se oli Norjan ensimmäinen hallitus 28 vuoteen, jota ei johtanut työväenpuolueen edustaja.
Karbon 14'ün yarılanma ömrü 5730 yıldır.C-14:n puoliintumisaika on 5 730 vuotta.
Uğur Yıldırım (d.Uğur Yıldırım (s.
20 Eylül 2013 tarihinde, annesi, Debra McCurdy, 17 yıldır kanserle mücadele ettikten sonra hayatını kaybetti.McCurdyn äiti Debra kuoli syyskuussa 2013 taisteltuaan 17 vuotta syöpää vastaan.
55 yıldır evli kalmışlardır.He ovat olleet naimisissa yli 50 vuotta.
2004 - Amerika Birleşik Devletleri, 23 yıldır sürdürdüğü Libya'ya seyahat yasağını sona erdirdi.26. helmikuuta – Yhdysvallat salli matkustuksen Libyaan päättäen 23 vuotta kestäneen kiellon.
Çift beş yıldır evliydi.Pari ehti olla naimisissa 5 vuotta.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Tätä on käytetty tuhansien vuosien ajan kasvien ja eläinten domestikaatioon.
Ömrü 10 yıldır.Elmu kymmenen vuotta.
Ortalama yaşam süresi erkeklerde 73, kadınlarda 79 yıldır.Vielä 1980-luvulla se oli miehillä 73 ja naisilla 79 vuotta.
Önerdiğim herşeyi gözardı ettiler çünkü binlerce yıldır onlar gibi film işlerinde bulunmadım" dedi.Ja minun oli helppo sanoa näin, koska kukaan ei ole minua parin viime vuoden aikana filmiin pyytänytkään.”
Ortalama kedi ömrü 15 yıldır.Siamilaisen keskimääräinen elinikä on 15 vuotta.
Biliyorum 25 yıldır şampiyonluk özlemi var.Tämä oli seuran ensimmäinen mestaruus 25 vuoteen.
Eğitim süresi 9-13 yıldır.Opetusta siellä annetaan 9-13-vuosiluokille.
Ana saldırıları Yıldırım Tekmesi ve Şimşek Yumruğu dur.Varo: Jäätävä sade iskee teihin ja tuulilaseihin.
2000 - İsrail, Güney Lübnan'da 22 yıldır sürdürdüğü işgale son verdi.2000 – Libanon juhli maan eteläosan vapautumista 22 vuotta kestäneestä Israelin miehityksestä.
Binali Yıldırım (d.Binali Yıldırım (s.
Ancak anlatılana göre yıldırım çarpması sonucu Temmuz veya Ağustos ayında öldü.Yllättäen hän kuitenkin kuoli epäselvissä olosuhteissa heinä- tai elokuussa 283.
Clara, altmış iki yıldır görüşmediklerini söyler.Hän kertoi ettei ollut puhunut sisarensa kanssa 12 vuoteen.
Ortalama yaşam süresi erkeklerde 76,4, kadınlarda 82,1 yıldır.Odotettu elinikä on miehillä 76 ja naisilla 82,1 vuotta.
Ateş yıldırımdan yaratılmıştır.Put Out the Fire (Ohj.
Ömürleri 16-18 yıldır.Hahmot ovat 16-18 vuotiaita.
Eğitim süresi beş yıldır.Koulutusohjelman kesto on 5 vuotta.
49 yıldır günlük yayınlanan gazete, 2001 yılında haftalık olarak sadece cuma günleri yayınlanmaya başladı.Vuodesta 2001 lehtiä on jaettu vain perjantaisin.
Yaklaşık 400 yıldır hizmet veren mezarlıkta gettolarda yaşayan 200,000 civarında Yahudi buraya gömülmüştür.Dokumentti käsittelee noin 2000 vuotta vanhaa Jerusalemin läheltä Talpiotista löydettyä hautaa.
Eğitim süresi hazırlık hariç dört yıldır.Työn ohessa käytävän koulutuksen kesto on noin neljä vuotta.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Hän on työskennellyt Mesoamerikassa yli 25 vuotta.
Senato üyelerinin görev süresi 6 yıldır.Senaattorin toimikausi on kuusi vuotta.
Ömrü 8-10 yıldır.Sen elinikä on noin 8–10 vuotta.
Jason/Jay/Walker/Mavi Ninja: Jay yıldırım ninjasıdır.Jay Gordon/Walker: Sininen Ninja ja salaman mestari.
Yıldırım düşer ve Marty 1985'e geri döner.Salama iskee kellotorniin, jolloin Marty aikakoneineen palaa vuoteen 1985.
Çatalköprü mahallesinin tarihi oldukça eski olup, yaklaşık olarak 100 yıldır.Vanajan kunnan kohtalona oli elää melko tarkalleen sata vuotta.
Ömrü 15 yıldır.Käyttöikä on 15 vuotta.
Portekiz'de 50 yıldır ikamet etmekteydiler.Portugalissa ei ole ollut yhtä tuhoisaa metsäpaloa 50 vuoteen.
Kümenin yaşı yaklaşık 3 milyon yıldır.Järjestelmän ikä on noin 10 miljoonaa vuotta.
Her iki meclise seçilenlerin görev süresi 4 yıldır.Kummankin kamarin vaalikausi on neljä vuotta.
Böyle bir derece için alınan eğitimin uzunluğu genellikle 3-5 yıldır.Koulutuksen pituus on yleensä 3-4 vuotta.
Bu isim yaklaşık 1000 yıldır kullanılır.Viimeistä Kutsumusta käytettiin tuhannen vuoden ajan.
Görev süresi dört yıldır ve en fazla iki dönem bu görevde kalabilir.Kauden pituus on neljä vuotta, ja tehtävää voi hoitaa kaksi kautta.
Örneğin, her sene Kuzey Amerika’da binlerce orman yangını yıldırım düşmesi sonucu oluşur.Vuosittain saaren harvoja metsiä tuhoutuu metsäpaloissa.
Yaşam süresi 12-14 yıldır.Tyypillinen elinikä on 12–14 vuotta.
Askerlik hizmeti kadınlar için iki, erkekler için üç yıldır.Palvelusaika kolme vuotta miehille ja kaksi vuotta naisille.
Çift 1947 yılında boşanmış, ancak onlarca yıldır yakın arkadaş olarak kalmıştır.Pari erosi ystävinä vuonna 1976, ja he pysyivät yhtiökumppaneina.
Atlar savaşlarda en az 5000 yıldır kullanılmaktadır.Sotia on käyty ainakin 10 000 vuotta.
Hazırlık sınıfı genellikle bir yıldır.Korkojakso on tavallisesti yksi vuosi.
Dizi, 9 yıldır yayınlanıyordu.Sarjaa tehtiin yhdeksän vuotta.
Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır.Presidentin virkakausi on viisi vuotta.
Yaşam dögüsü 1 yıldır.Raskausaika on noin yksi vuosi.
On yıldır düşük maliyetli (İngilizce: low cost) biletleriyle uçmaktadır.Palvelut lennoilla ovat olleet halpalentoyhtiöiden tasolla jo vuosikymmeniä.lähde?
Ancak Haluk Yıldırım, Ülkerspor'u kendi rızasıyla bırakmamıştı.He halusivat saada Machine Empiren Mondon poissaollessa itselleen.
Ayrıca nâdir yıldırım bükme ustalarından da biridir.Hän on myös kuulu voimakkaista kaukolaukauksistaan.
Genç kız birkaç yıl önce tanıştığı fakat bir yıldır haber alamadığı sevgilisini beklemektedir.Junpein lapsuudenystävä, jota hän ei ole nähnyt pitkään aikaan.

İlgili Sayfalar