yıldır ile cümle
yıldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çift beş yıldır evliydi.Le couple était marié depuis dix ans,.
Zorunlu eğitim süresi 11 yıldır.Ce standard provisoire dura 11 ans.
"Ergenekon'u altı yıldır biliyorduk".Alors imaginez ce que ça a dû être pendant deux ans en Virginie " .
Bu bölgeler, son iki yıldır yüksek araziye hakim Roma lejyonlarının kontrolü altındaydı.Pendant deux ans, il tient tête aux légions romaines.
İsmail Hakkı Yıldırım, (d.Ishâq Ibn Mansûr Al-Kawsaj.
Şehirde ortalama yaş 44 yıldır.L'âge moyen de la ville est de 41 ans.
Prokopius, yedi yıldır barışın kabul edildiğini ve Perslere bazı ödemelerin yapılabileceğini söyler.Procope indique qu'une paix est signée pour une durée de sept ans.
Hollanda'da Eğitim Sistemi, zorunlu olarak ortalama on iki yıldır.Au Turkménistan, le système éducatif est constitué de 12 années d'enseignement.
Üç yıldır İngilizce öğreniyoruz.Llevamos tres años estudiando inglés.
Yirmi yıldır evliler.Ellos han estado casados por veinte años.
On yıldır burada yaşıyorum.Llevo diez años viviendo aquí.
Bu yıl benim için önemli bir yıldır.Este año es un año importante para mí.
Dün gibi görünüyor ama nerdeyse 10 yıldır birbirimizi tanıyoruz.Parece que fue ayer, pero ya hace cerca de diez años que nos conocimos.
O, on yıldır ölüdür.Lleva muerto diez años.
Nick Portekizce'yi çok iyi konuşabilir. Çünkü 5 yıldır onu öğreniyor.Nick habla muy bien portugués porque lleva cinco años estudiándolo.
Tom ve Mary üç yıldır evliler.Tom y Mary llevan tres años casados.
Taro, 10 yıldır Obihiro'da yaşıyor.Taro lleva viviendo diez años en Obihiro.
Son on yıldır bu köyde yaşıyorum.Llevo viviendo en este pueblo los últimos diez años.
Jack altı yıldır New York'ta yaşıyor.Jack lleva seis años viviendo en Nueva York.
Ben üç yıldır Japonya'yım.Llevo tres años en Japón.
On yıldır burada çalışmaktayım.Llevo trabajando aquí diez años.
On yıldır Taro'yu tanırım.Conozco a Taro desde hace diez años.
O, iki yıldır burada mı yaşıyor?¿Él lleva viviendo aquí dos años?
Üç yıldır evliyiz.Llevamos tres años casados.
May bir yıldır Japonya'dadır.May lleva un año en Japón.
Üç yıldır burada yaşıyorum.He estado viviendo aquí por tres años.
Ailem yirmi yıldır burada yaşıyor.Mi familia lleva viviendo aquí veinte años.
Babam bir yıldır işsiz.Mi padre ha estado desempleado durante un año.
Onunla iki yıldır evli.Lleva dos años casado con ella.
O on yıldır onunla evli.Ella lleva diez años casada con él.
Sanırım onlar beş yıldır evli.Creo que llevan casados cinco años.
Altı yıldır İngilizce çalışıyorum.Llevo seis años estudiando inglés.
Beş yıldır bu şehirde yaşıyor.Lleva viviendo en esta ciudad cinco años.
Tom üç yıldır Fransızca çalışıyor.Tom lleva tres años estudiando francés.
Onlar on yıldır burada yaşıyorlar.Llevan diez años viviendo aquí.
Tom son birkaç yıldır Boston'da yaşamaktadır.Tom ha estado viviendo en Boston estos últimos años.
Üç yıldır Tom'la çalışıyorum.Llevo tres años trabajando con Tom.
Üç yıldır Fransızca öğreniyorum.Llevo tres años estudiando francés.
Burada birkaç yıldır çalışıyorum.Yo trabajo aquí ya desde hace varios años.
Üç yıldır Boston'da yaşıyorum.Llevo viviendo en Boston tres años.
Üç yıldır İngilizce öğreniyorum.He estado aprendiendo inglés tres años.
İki yıldır buradayım.Llevo aquí dos años.
Tom'un üç yıldır komada olduğunu biliyor muydun?¿Sabías que Tom estuvo tres años en coma?
Procambarus clarkii'nin ortalama yaşam süresi beş yıldır.La vida media de Procambarus clarkii es de cinco años.
Onları durdurmaya çalışmasına rağmen, Superboy-Prime yıldırımdan kurtulmayı durduramadı.A pesar de que trató de detenerlos, Superboy-Prime no pudo evitar que el rayo se desatara.
Bess birkaç yıldır arkadaş çevresinin bir parçası olmuştu.Bess había sido parte de su círculo de amigos durante algunos años.
2004 - Amerika Birleşik Devletleri, 23 yıldır sürdürdüğü Libya'ya seyahat yasağını sona erdirdi.2004: en Estados Unidos, el gobierno elimina una prohibición de viajes a Libia, que duró 23 años.
Romalılar gelmeden önce İskoçya toprakları binlerce yıldır insanoğluna evsahipliği yapıyordu.Escocia había sido habitada miles de años antes de que los romanos llegaran.
Yıldırım topu sıkça yanlış bir şekilde Aziz Elmo'nun ateşi olarak tanımlanır.El rayo en bola es a menudo erróneamente identificado como un fuego de San Telmo.
Noel'e dönen Clara, 300 yıldır Trenzalore'u koruyan yaşlanmış Doktor'la karşılaşır.Clara encuentra a un Doctor visiblemente envejecido que ha pasado 300 años protegiendo el pueblo de Navidad.
Biz birbirimizi 30 yıldır tanırız.Que ambos nos conocemos desde siglos.
Aşkın ömrü kaç yıldır?Pero ¿cuánto tiempo es la vida de un hombre?
Yeryüzünün büyük bir kısmını zorla ya da yıldırma yoluyla almış durumdadır.Este se gravaba a los que trabajaban la tierra o poseían tierras.
O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar; onlar ise Allah hakkında çekişip-tartışırlar.Si Alá quisiera, se defendería de ellos, pero quiere probaros a unos por medio de otros.
Senato üyelerinin görev süresi 6 yıldır.El mandato de los miembros del Senado es de 6 años.
Takım, kütüphane 100 yıldır mühürlü olduğu için buraya gelmeye karar verdiğini söyler.El equipo ha llegado para investigar por qué la biblioteca se ha sellado a sí misma 100 años atrás.
Şehirde ortalama yaş 44 yıldır.La media de edad en la ciudad está en 43 años.
Aynı zamanda Ukraynaca perun ve Lehçe piorun "yıldırım" anlamına gelmektedir.Asimismo, como mencionamos anteriormente, en ucraniano y el polaco piorun significa "rayo".
Nad Tatrou sa blýska (İngilizce: Tatralar üzerinde Yıldırım) Slovakya'nın ulusal marşıdır.Nad Tatrou sa blýska (eslovaco: "Hay un relámpago sobre los Tatras") es el himno nacional de Eslovaquia.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.Creo que es un poco raro que no nos hayamos visto este año.