yıldır ile cümle

yıldır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
ABD'deki California, Florida, Nevada ve diğer pek çok eyalette son 5 yıldır gözlemledik. .Nevada over the last five years or so. And I'll do a whole video on why it happened.
Eğer babam yaşasaydı, bizi asla yüzüstü bırakmazdı yirmi yıldır.If my father were alive, he'd never have abandoned us for 20 years.
2004 öncesinde, Kenya 18 yıldır Daniel arap Moi tarafından yönetilmekteydi.Prior to 2004, Kenya was ruled by Daniel arap Moi for about 18 years.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.They've been doing it for hundreds of millions of years.
Kazadan beri, 20 yıldır prensesi arıyordum.After the accident, for twenty years, I wandered all over looking for Her Highness, the Princess.
20 yıldır babamın sesini duymadım.I haven't heard my father's voice for 20 years.
Son iki buçuk yıldır, online haritaların çalışma şekillerini yeniden tanımlamak için çok çalıştık.In the past two and a half, we've been very hard at work on redefining the way maps work online.
Bu fotonun 13.4 milyar yıldır yol katettiği doğru.It is true that the photon has been traveling for 13.7 billion years [sic].
30 yıldır sadeleştiriyorum.I've been simplifying things for 30 years.
6 yıldır, bu çocuklarla takılmaktayım.For six years, I've been hanging out with these guys.
Son 30 yıldır, Güney Afrika Witwatersrand Üni.And over the last 30 years researchers led by prof.
Eroin veya kokain bağımlısı değildim fakat 24 yıldır kesintisiz canabis (esrar) kullanıyordum.I have not been addicted to heroine or cocaine, but I had a 24 years non-stop cannabis habit.
Bildiğiniz gibi, 50 yıldır dünyayı değiştirmek ve dönüşüm hakkında konuşuyoruz.You know, for 50 years, we've talked about changing the world, about total transformation.
50 yıldır, korkularımız, umutlarımız ve daha iyi bir dünya için verdiğimiz sözler var.For 50 years, it's been about hopes and fears and promises of a better world.
İki yüz yıldır yabancı çocuklarçok ilginç araştırmalar konu oldu.For two centuries, wild children have been the object of fascinating study.
"200 yıldır seni arıyorduk.""We've been looking for you for 200 years."
Yani mutluluk son iki yıldır duyduğumuz en popüler kelime.So happiness is the most popular word we have heard through the past two years.
Ama son sekiz yıldır... ...tamamen farklı birşey yapıyorum.But for the past eight years, I've done something completely different.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.I feel like I'm coming home to talk about what I've been away doing for 20 years.
Onlarca yıldır yapılan bir uygulama.It's been done for decades.
Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.For the past 50 years, we've been fishing the seas like we clear-cut forests.
Düşünüyorum da, bildiğiniz gibi, bu prosedür neredeyse 40 yıldır hiç değişmedi.So I'm thinking, you know, this procedure hasn't changed in about 40 years.
Bu yaptığımız 55 yıldır işe yaramıyor.Let's see. This stuff hasn't worked for 55 years.
Paleontologlar son 200 yıldır ölümü aldatıyorlar.Well, paleontologists for the last 200 years have been charting death.
İşte burada silah, son 500 milyon yıldır tükenmiş gibi görünüyor.And here's the weapon, it seems, that it did so over the last 500 million years.
Nautilus, hayvanların varoluşlarından beri—500 milyon yıldır—bu gezegende bulunmaktadırlar.It's been on this planet since the animals first started -- 500 million years.
İngiltere'de yaklaşık 30 yıldır.UK for about 30 years.
Yaklaşık 100 yıldır neredeyse düz.It was almost flat for nearly a hundred years.
Milyon yıldır yaptıkları şey bu, kelimeler hep kadının araçları oldu.Women can talk. They've been doing it for a million years; words were women's tools.
Aşk ve sekse ve bağlılığı 30 yıldır araştırıyorum.I've been studying romantic love and sex and attachment for 30 years.
Son iki yıldır Karayipler Kalp Enstitüsü'nde ekokardiyograf olarak çalışıyorum.I am an echocardiographer at the Heart Institute of the Caribbean, since the past two years.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.But in the last 10 years, bandwidth has exploded a hundredfold. Suddenly, here we are.
Son on yıldır süren savaş sona eriyor.A decade of war is ending.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.They turned out to be lightning or sources of electrical power.
Ve bunun son 4 milyar yıldır süregeldiğini görüyoruz.And we can see this happening over the last four billion years.
4 milyar yıldır ortaya çıkan türler arasında bu yeteneiğ olan tek tür biziz.We seem to be the only species in four billion years to have this gift.
Son 20 yıldır insan davranışlarını alışılagelmedik bir yolla inceledim: yankesicilik.For me that would be the perfect superpower.
Binlerce yıldır sizinle.Since since many centuries.
Hiçbir şey, Shi Xiu'yu yıldıramaz.Nothing can daunt you, Shi Xiu
Deneyler yıldırımların gelecekte GPS'lerin yerini alabileceğini söylüyor.Experiments suggest that lightning could be the next GPS.
Çünkü, yüz binlerce yıldır öğrendik ki; kuşlar şarkı söylediğinde, güvendesinizdir.Because we've learned of a hundred thousands of years when the birds are singing, you're safe.
Bu yaklaşık bir buçuk yıldır üzerinde çok da ses çıkarmadan çalıştığımız bir proje.This is something that we've been semi-quietly working on for the last year and a half or so.
Neden yoksulluk kırk yıldır Amerikan nüfusun yüzde on ikisinde takıldı kaldı?Why has poverty remained stuck at 12 percent of the U.S. population for 40 years?
Evren son 10 milyar yıldır genişliyor.The universe is expanding for the last 10 billion years or so.
Yedi yıldır ayakta kalmayı başarıyorum.I'm sustaining on seventh year.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.I'm Irish and the English have been giving us the shaft for over 500 years and counting.
Camfordda 600 yıldır düzeleniyor.Camford's most gifted have competed for 600 years.
Hadi, Gethin.20 yıldır olan baskıyı camdan dışarı çıkar.Come on, Gethin. Expunge 20 years of oppression out the window. (EXCLAlMING) (GLASS SHATTERS)
Bu da birkaç yıldır geliştirdiğimiz, başka bir robot, PackBot.Here's another robot, the PackBot, that we've been building for a bunch of years.
Yıldırıcı sorunlarla dolu bir zamanda yaşıyoruz.We live in an age with daunting problems.
Bu geri dönüşüm sistemi son bir milyar yıldır yer etmiş.This recycling system has been in place for the last billion years.
Aslında üç yıldır senin büyük bir hayranınım.Honestly, I've been a fan for three years.
Senin yüzünden, beş yıldır işinde deli gibi çalışan arkadaşım kovuldu.My friend almost got fired from her job that she faithfully worked at for five years because of you.
İlk bakışta yıldırıcı görünebilir.So at first. This looks like a pretty daunting equation.
Her yıl onlarca yıldır katılan üye bir çekirdek grup olduğunu,Yet we must not fail to comprehend its grave implications.
Son 15 yıldır bu işi yapıyorum. Bu benim ek işim.I've been doing this for the last 15 years; it's my side job, if you want.
30,000 yıldır seyahat ediyorlar.They've been traveling for to 30.000 years.
Ve 400 milyon yıldır buralarda bulunuyor.Ve 400 milyon yıldır buralarda bulunuyor.
Yaklaşık 2 yıldır.Around 2 years?
Ve son 5.000 yıldır, artan oranlarda ve artan mesafelerde.And just in the last 5,000 years, in increasing rates, over increasing distances.

İlgili Sayfalar