Yılanlar kaburgalarını sürünmek için kullanırlar.Similarly, snakes use smell to track their prey.
Cüce yılanbaş çoğunlukla böcekçil beslenir, ancak kimileyin küçük balıkları da avlar.Cats are often depicted eating mice, while they also hunt other small creatures.
Mar, Kürtçe de yılan anlamına gelmektedir.Fangool means serpent.
Doğduğundan sonra ise, bebek Herkül'e onu boğması için yılanlar gönderir.It draws on the myth of the infant Hercules strangling serpents sent to kill him.
Bu yüzden lâkabı “Dilsiz Yılan”dır.Of them is the "hot lesbian".
Kleopatra ise kendisini zehirli bir yılana sokturttu.Eurydice trod on a poisonous serpent and died.
Gökkuşağı yılanı onları gıdıklayıp güldürdü.The prairie dogs laugh and curse at him.
Nagini – Lord Voldemort'un dev yılanı ve hortkuluklarından biri.Nagini – Lord Voldemort's giant pet snake, which does his bidding.
Yılan-insan melezine şekil değiştirme yeteneğine sahiptir.Skinwalker Humans that have the ability to shape shift into an animal.
Ama Labirentte başka şeyler de var: yılankavi koridarlarında büyük bir tehlike saklı bekliyor.However, there is something else in the castle: something even the ghosts are frightened of.
Kayıp olan kuyruk aslında, bir yılan şeklindedir.He discovers it is actually Hecate in a snake form.
Kral kobra gibi yılanlardan kaçmak zorundadır.He is held to be king of the snakes.
Şu yılana bak !Look at that snake!
Orta okyanus şeridi koca bir sıradağdır, 64 bin km uzunluğundadır, küreyi yılan gibi sarar.The mid-ocean ridge is a huge mountain range, 40,000 miles long, snaking around the entire globe.
"Hiç kimse yokmuş gibi geliyor bungalov ama bana ve yılan. ""It sounds as if there were no one in the bungalow but me and the snake."
Bungalov hiç kimse olmadığı doğruydu fakat kendisi ve küçük yılan hışırtı. >It was true that there was no one in the bungalow but herself and the little rustling snake. >
Başka kim yerlileri cazibesi yılan gibi sevimli tavşan ve sülün olabilirdi Hindistan'da?Who else could have been charming rabbits and pheasants as the natives charm snakes in India?
Tembel hayvan, zürafa, fil, yılan.Sloth, giraffe, elephant, snake.
Yani bir adam, Yılanlı-Ahırlara söylüyorlar.So say the Serpentine-mews, to a man.
Yılanlı-Ahırlara eve bir düzine kez onu tahrik ve hakkındaki her şeyi biliyordu.They had driven him home a dozen times from Serpentine-mews, and knew all about him.
Ve neden bilmiyorum ama, yılanlardan bahsettik.And we talked about snakes. I don't know why we talked about snakes.
Yılanlardan ve bir fobi olarak yılan korkusundan bahsettik.We talked about snakes and fear of snakes as a phobia.
"Asla olmaz, içeride yılan varsa kesinlikle oraya gitmem" dediklerini söyledi."Hell no, I'm not going in there, certainly if there's a snake in there."
Veya yılanı kucaklarına alıyorlardı.And they were holding it in their laps.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.He once tried to feed a slave to the eels in his fish pond for simply dropping a dish.
Bu türler arasında kaya midyeleri ve garip yılanbalıkları da vardırAmong them, residents like these barnacle blennies and strange garden eels
Çocukluğumda New York'ta yılanlardan çok etkilenmiştim.When I was a kid, growing up in New York,
Yılanlar çocukları büyülüyor.They are fascinated with snakes.
Yılanlar çocukların ilgisini çekiyor.They are interested.
Bu fotoğraf, size bazı yılanların boyları hakkında fikir verebilir.This gives you an idea of the size of some of these snakes.
Bu yılan, 3.5 m'lik ortalama boyuyla bir Kral kobra.This is an average size king cobra, about 12 feet long.
Bu nedenle bu yılanı da öldürmediler.And they didn't kill it.
Kral kobralar yalnızca yılanlarla beslenirler.And king cobras feed only on snakes.
3.5 m boyundaki bir erkek yılan, başka bir erkek Kral kobrayla karşılaştı.This male snake, 12 feet long, met another male king cobra.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.You know, most people are terrified of snakes.
Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.I don't say that snakes are huggable exactly.
Genellikle keme yılanı gibi büyük yılanları tüketirler; hatta kobraları bile yerler.Usually they eat larger snakes like rat snakes, or even cobras.
Kahrolası yılan!This damned snake!
Niye durdu? <i>Yılanım!</i>Why did she stop? My snake!
- Yılanımı bana geri ver!- Give me back my snake!
- Ne yılanı?- What snake?
O pahalı yılanı getirdiğin zaman böyle bir şey olabileceğini biliyordum!I knew something like this would happen when you bought that expensive snake!
Bana eğer yılan dans ederse tonlarca para kazanabileceğimizi söylemiştin!You told me we would make tons of money if the snake danced!
Yılanım için bana ödemesini sağlayacağım!I will make him pay me back for the snake!
Ona yılanıma yaptıklarını ödeteceğim!I have to make him pay for the snake!
Yılan için olduğunu söyledi.He said it was for the snake.
Sen,onun yerine... bunu ye. ızgara yılan balığı mı?Instead, you... eat this. Grilled eel?
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Maybe a timber rattlesnake lived there.
Kutuda bir yılan resmine benziyor.Like this is a painting of a snake in a box.
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.So you open the box and you think, "Whoa, there's a snake in there."
Artik biliyorsun Jan Di masum gözüküyor olsada icinde bir yilan gizliSo now you know that even though JanDi looks innocent, her actions are those of a lovely snake.
Gerçekten çılgın birşey yapmak istiyorsanız, bir yılanın üzerindeki 1000 pul.And if you want to go really crazy, 1,000 scales on a rattlesnake.
Ve kolları boyunca dans eden ışık bantları üreten yılanyıldızları vardır.And there are brittle stars that produce bands of light that dance along their arms.
Otostop çeken bir yılanyıldızı da var.It's got a brittle star hitching a ride.
Ancak Burnunuzun ucunda bir yılan dengeliYet you balanced an eel on the end of your nose--
'Yılan!' Güvercin çığlık attı.'Serpent!' screamed the Pigeon.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi.'I'm NOT a serpent!' said Alice indignantly.
Güvercin ona katılıyor, gitti, 'ancak bu yılan!Pigeon went on, without attending to her; 'but those serpents!
'Ama ben bir yılan değilim, ben size!' Dedi.'But I'm NOT a serpent, I tell you!' said
Bir yılan ve inkar etmenin hiçbir faydası yoktur.You're a serpent; and there's no use denying it.