Ana içeriğe geç
Sözlük

yılan ile cümle

yılan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başka kim yerlileri cazibesi yılan gibi sevimli tavşan ve sülün olabilirdiكان يمكن أن يكون من آخر الأرانب الساحرة والتدرج والثعابين سحر المواطنين
Başka kim yerlileri cazibesi yılan gibi sevimli tavşan ve sülün olabilirdiインドの?
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Có thể 1 con rắn chuông gỗ sống ở đó.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Forse lì ci viveva un serpente a sonagli.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.나무에는 새들이 있었을 겁니다. 어쩌면 검정 방울뱀이 거기서 살았겠죠.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Misschien leefde er een ratelslang.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Może żył tam grzechotnik.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Peut-être un crotale des bois vivait ici.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Poate un sarpe cu clopotei din lemn trăit acolo.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Quizá allí vivía una serpiente de cascabel.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Vielleicht lebte auch eine Wald-Klapperschlange da.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Ίσως ένας δασόβιος κροταλίας να ζούσε εκεί.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Возможно там обитал ползучий гремучник.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.Може би там е живяла дървесна гърмяща змия.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.והציפורים והעצים. אולי עכסן עצים (נחש) חי שם.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.والعصافير على الأشجار. من الممكن أن الأفعى الجرسية عاشت هناك.
Belki burada bir çıngıraklı yılan yaşıyordu.ガラガラヘビも居たかもしれません クロクマが歩き周り 先住民族も居ました
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Ich sage nicht, dass Schlangen zum Kuscheln sind.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Je ne dis pas non plus qu'on peut embrasser les serpents.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.제가 짐작하기에 여러분이 말할 수 있는것은, 제가 뱀을 확실히 껴안을 수 있다고는 말하지 않는다는 겁니다.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nem mondom azt, hogy a kígyók ölelgetni valóak.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nie mówię, że węże są urocze.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nu zic că acești șerpi sunt buni de îmbrățișat.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Slangen zijn niet erg knuffelbaar.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Не казвам, че змиите са точно за гушкане.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Я не пытаюсь доказать, что змей можно обнимать.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.אני משער. אני לא אומר שנחשים הם חביקים.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.انا لا أقول انها حيوانات ودودة وقابله للعناق
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.テディベアではありませんからね
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Aku TIDAK ular!" Kata Alice marah.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Én nem vagyok kígyó!" Mondta Alice méltatlankodva.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."En ole mikään käärme!" Sanoi Alice närkästyneenä.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Eu não sou uma serpente!", Disse Alice indignada.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Eu nu sunt un şarpe!", A spus Alice indignat.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Ich bin nicht eine Schlange!", Sagte Alice empört.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi.'Ik ben niet een slang!' Zei Alice verontwaardigd.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi.'Io non sono un serpente!' Disse Alice indignata.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi.Jag är inte en orm! ", Sade Alice upprört.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Jaz nisem kača!" Je povedala Alice ogorčen.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Jeg er IKKE en Slange!" Sagde Alice forarget.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Je suis pas un serpent!", Dit Alice avec indignation.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi.'나는 뱀 아니에요! "앨리스가 분개했다.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Nejsem had!" Řekl rozhořčeně Alice.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Nie jestem węża!" Powiedziała Alice z oburzeniem.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Nie som had!" Povedal rozhorčene Alice.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi.'Tôi không một con rắn "Alice phẫn nộ.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Yo no soy una serpiente!", Dijo Alicia indignada.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Δεν είμαι ένα φίδι!", Είπε η Αλίκη αγανάκτηση.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Аз не съм змия! - Каза възмутено Алиса.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Я не змея!" Сказала Алиса с негодованием.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Я не змія!" Сказала Аліса з обуренням.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."אני לא נחש!" אמרה אליס בכעס.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."أنا لست الثعبان!' وقال اليس بسخط.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."私を放ってみよう!"
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.저를 뉴욕 자연 역사 박물관으로 데리고 가서 뱀에 대한 책을 사 주시고,
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.היא לקחה אותי למוזיאון הטבע והמדע בניו יורק, קנתה לי ספרים על נחשים,
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.وتاخذني لمتحف التاريخ الطبيعي بنيويورك وتشتري لي كتبا عن الثعابين
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.蛇の本を買ってしまいました こうして私のキャリアは始まったのです
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Există un șarpe în camera alăturată și mergem acolo."
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."옆 방에 뱀이 있어요. 우리는 그 방으로 가는 겁니다" 라고 말한다는군요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yılan ile cümle - Sayfa 26 - yılan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App