Ana içeriğe geç
Sözlük

yılan ile cümle

yılan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Sabe, há uma cobra na sala ao lado "e vamos entrar lá dentro."
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Sabes, hay una serpiente en la habitación contigua e iremos hacia allí".
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Vo vedľajšej miestnosti je had a my do nej vojdeme."
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi.'Weet je dat er in de kamer hiernaast een slang zit en dat we daar naar binnen gaan.'
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Знаете, в другой комнате находится змея, и мы туда зайдём".
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Знаете ли, в съседната стая има змия. и ние ще влезем там."
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."У тій кімнаті є змія, і зараз ми зайдемо туди".
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi.ויגיד, "אתם יודעים, יש נחש בחדר השני ואנחנו עומדים להכנס לשם."
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi.ويقول: "هل تعلم بأن هناك أفعى في الغرفة المجاورة ونحن ذاهبون الى هناك"
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi.佢話"你知道嘛 隔離房有條蛇喺度 而家我地準備入去啦"
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi.「隣の部屋にヘビがいます これから そこに行きましょう」と言うんです たいていの人は 「とんでもない 行きませんよ
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Anh biết đó, hầu hết mọi người đều sợ rắn.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Come sai, quasi tutti sono terrorizzati dai serpenti.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Die meisten Menschen haben Angst vor Schlangen.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Je weet wel, de meeste mensen zijn bang voor slangen.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.아시다시피, 많은 사람들이 뱀에 대해 겁을 먹고 있습니다.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Sabes, a la mayoría de personas las serpientes les aterran.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Știi, majoritatea oamenilor se tem foarte tare de șerpi.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Tudod, a legtöbb ember retteg a kígyóktól.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Vous savez, la plupart des gens sont terrifiés par les serpents.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Większość ludzi boi się węży.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Οι περισσότεροι άνθρωποι, ξέρετε, φοβούνται τα φίδια.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Большинство людей страшно боятся змей.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Нали знаете, повечето хора се ужасяват от змии.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.אתה יודע, רוב האנשים מפחדים מנחשים.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.انت تعلم ان الكثيرين مرعوبون من الثعابين
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.世界で最後のキングコブラが死んでも
Bir çıngıraklı yılan yakaladık♫ 우리는 방울밤을 잡았었죠 ♫
Bir çıngıraklı yılan yakaladık♫ תפסנו נחש פעמונים ♫
Bir çıngıraklı yılan yakaladık♫لقد إصدنا حية ذات الجرس♫
Bir çıngıraklı yılan yakaladıkこれからディナーにしようか
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Ei, ei, ei. Ei urheilua lainkaan. No, olosuhteet ovat huonoja kaikkialla näinä päivinä.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Eines Nachts, als ich wach in meinem Zelt lag... ...schoss mir ein schrecklicher Gedanke durch den Kopf.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nej, nej, nej. Ingen sport alls. Tja, villkor är dåliga överallt dessa dagar.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nej, nej, nej. Ingen sport overhovedet. Nå, betingelser er dårlige overalt i disse dage.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nie, nie, nie. Brak sportu w ogóle. Cóż, warunki są złe wszędzie w tych dniach.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nie, nie, nie. Žiadne šport vôbec. No, podmienky sú zlé všade v týchto dňoch.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.No, no, no. Nessun sport a tutti. Ebbene, le condizioni sono cattive dappertutto in questi giorni.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Tidak, tidak, tidak. Tidak olahraga sama sekali. Nah, kondisi buruk di mana-mana hari ini.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Une nuit, alors que j'étais sous ma tente une terrible pensée traversa mon esprit
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Όχι, όχι, όχι. Δεν αθλητισμού σε όλα. Λοιπόν, οι συνθήκες Οι κακές παντού αυτές τις μέρες.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Нет, нет, нет. Нет спорта вообще. Что ж, условия плохие везде в эти дни.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Ні, ні, ні. Ні спорту взагалі. Що ж, умови погані скрізь у ці дні.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.よく、条件 どこでも悪いこのごろです。 私は私のテントで横たわって一晩、 このと... 私のこの頭の...
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Đã có lần, gã tính đem nô lệ cho cá chình ăn thịt chỉ vì anh ta vô tình làm rơi dĩa thức ăn.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Er wollte mal einen Sklaven an seine Fische verfüttern, weil dieser einen Teller fallen gelassen hatte.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Hij probeerde eens een slaaf te voeren aan de palingen in de visvijver, enkel omdat hij een bord liet vallen.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Kiedyś próbował nakarmić niewolnikiem węgorze w sadzawce za upuszczenie naczynia.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.그는 한번은 접시를 떨어뜨렸다는 이유로 그의 노예를 그의 물고기연못에 있는 뱀장어에게 먹이려 했습니다.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.Uma vez tentou lançar um escravo às enguias do seu lago de peixes, simplesmente por ter deixado cair um prato.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.הוא ניסה פעם לתת עבד למאכל לצלופחים בבריכת הדגים שלו פשוט כי הפיל צלחת.
Bir keresinde bir köleyi tabak düşürdü diye balık havuzundaki yılan balıklarına yem edecekti.奴隷を池の ウナギのえさにしようと したこともあるような人です 幸い 皇帝が食事の席におり
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.Họ có một chuỗi các bẫy, lưới những thứ họ dùng để bắt lợn, rắn, khỉ những loài gặm nhấm, bất cứ thứ gì có thể
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.그들은 야생 돼지, 뱀, 원숭이들이나 설치류, 또는 잡을 수 있는 것은 모두 다 잡기위한 덫이나 올가미를 가지고 있었습니다.
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.Ze hebben een aantal vallen opgezet om wilde zwijnen, slangen, apen knaagdieren, wat dan ook te vangen.
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.יש להם אוסף מלכודות ופתיונות שהם מציבים כדי לתפוס חזירי בר, נחשים, קופים מכרסמים, בעצם כל דבר שהם יכולים.
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.لديهم سلسلة من الأفخاخ التي نصبوها لصيد الخنازير البرية، والثعابين والقرود القوارض، كل ما يمكنهم صيده، حقاً
Bir sürü kapanları var, yabani domuz, yılan, maymun, kemirgen, ne olursa, yakalamak için tuzak kuruyorlar.ブタ、ヘビ、サル ネズミ等を捕獲します この日は何時間も探しましたが、収穫はありませんでした
Bir su yılanının başını kesip eski başın olduğu yere iki tane daha eklediğiniz oyunu oynayabilirsiniz.Tôi có thể chơi các trò chơi mà tôi cắt ra khỏi đầu của một hydra, thêm hai hơn ở vị trí người đứng đầu của.
Bir su yılanının başını kesip eski başın olduğu yere iki tane daha eklediğiniz oyunu oynayabilirsiniz.Мога да играя на игра, в която отрязвам главите на хидра, добавяйки две нови на мястото на старата глава.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod