yıla ile cümle

yıla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fermantasyon süresi beş günden birkaç yıla kadar değişir.De fermentatietijd loopt uiteen van vijf dagen tot enkele jaren.
Ak Yılan olarak betimlenir.Hij wordt afgebeeld als een slang.
Yılanlara hükmeder.Ze heeft de macht over slangen.
Avustralya'da en yaygın bulunan yılan türüdür.Het is in Australië de meest voorkomende uil.
Yılan-insan melezine şekil değiştirme yeteneğine sahiptir.Is een vampier die de mogelijkheid heeft in een soort van vleermuis te veranderen.
Hatta bir türü (A. nitidum) deniz yılanlarında da görülür.Ook (zeil)jachten behoren tot de zeilschepen.
Bu ülkelerin vatandaşlarına bir yıla kadar geçerli giriş izni verilir.De ingezetenen van het orgaan worden opgeroepen voor de periode van één jaar.
1951'de cezası 10 yıla indirildi.De straf werd in 1951 omgezet naar vijftien jaar.
Beyaz Ejder, Beyaz Yılan demektir.De oorspronkelijke naam is Die weiße Schlange.
Bu yüzden Slytherin binasının simgesi bir yılandır.Vanwege die reden is het symbool van Zwadderich een slang.
Bu tür en seksüel dimorfik yılanlar arasındadır.Bij deze slangensoort is sprake van seksueel dimorfisme.
Bu sıçramış figürün altında ise iri boynuzlu bir yılan vardır.Onder deze lopende figuur zit een gehoornde slang.
Hindistan'da her yıl yaklaşık 15.000 kişi yılan ısırığı sonucu ölmektedir.Jaarlijks zouden er in India zo'n 15.000 doden vallen bij het oversteken van het spoor.
Yılanlara karşı bir düşmanlığı vardı ve yaşadığı yer fazlasıyla sulaktı.Het vormde samen met Kozen een heerlijkheid, waarvan de zetel zich te Wijer bevond.
Ömürleri 10 yıla kadar varabilir.De imago kan tot 10 maanden oud worden.
Daha sonra anlaşma 4 yıla çıkarılmıştır.Later werd de schorsing echter om gezet naar 4 jaar.
Her yıl on binlerce insan yılan ısırıkları sebebiyle ölmektedir.Wereldwijd overlijden per jaar tienduizenden mensen aan slangenbeten.
Ömürlerinin en fazla 15 yıla kadar varabildiği tahmin edilir.Er wordt aangenomen dat de gestreepte bunzing 15 jaar oud kan worden.
İtalya o yıla dek ikinci Üçüncülüğünü almıştır.Italië eindigde op de tweede plaats.
Bir devlet başkanı ancak beş yıla kadar iki dönem görev yapabilmektedir.Een president kan slechts twee termijnen dienen.
Oyuncu yılanın hareketini durduramaz.De taak van de speler is de invasie te stoppen.
Uyarılmış ısırık da canlı yılanınki kadar ciddi olabilir.Dit diertje staat bekend als een echte slangendoder.
Diğer bir sembolleri ise yılandır.Een andere groep betreft de slangen.
Şarapova yıla Avustralya Açık’ta yarı finale yükselerek başladı.Hierna bereikte zij de halve finale op de Australian Open.
16V, yine üretildiği yıla göre oldukça zengin bir donanıma sahipti.De 125 was een voor die tijd een behoorlijk veilige auto.
Tahminler birkaç 100.000 yıldan milyarlarca yıla kadar büyük bir yelpazedeydi.De schattingen liepen uiteen van meer dan 4 miljard jaar tot een paar honderd miljoen jaar.
Elli yıla yaklaşan bir süredir İlişi adını unutmadı.Bijna 50 jaar bleef de vogel onbekend.
Zehirli yılanların varlığını sezme yeteneği vardır.Ook zijn er giftige slangensoorten.
Deniz Yılanı, Jules Verne'in bir eseri.Seconde patrie: een boek door Jules Verne.
Gölde ördekler, yılanlar, turnalar ve sazanlar bulunur.Vlakbij leven slangen, kikkers en salamanders.
On dört yıla yakın bir süredir vejetaryendir ve vegan olmaya çalışmaktadır.Mike is al enkele jaren vegetariër en steunt PETA.
Çıngıraklı yılanlar tanımlanmış 18 cinsi ve 150 türü bulunur.De familie telt 25 beschreven geslachten en 180 soorten.
Fakat bu ceza sonradan bir yıla düşürüldü.Deze schorsing werd later teruggebracht tot ruim een jaar.
Bir önceki yıla kıyasla bu veriler % 13 ve % 11 oranlarda gerçekleşmiştir.Voor het jaar 2000 waren de vergelijkbare cijfers 13% en 6%.
Ekim 1911-Temmuz 1912 tarihleri arasında 1 yıla yakın bir süreyle bu görevi sürdürdü.Zo kwam hij in 1911-1912 een jaar in de mijnen te werken.
Elimizde sadece 1937 ile 1941 yıları arasındaki üretim adetleri vardır.Deze befaamde opnames vonden plaats van 1937 tot 1941.
Ferrer 8 yıla kadar hapisle karşı karşıya kaldı.Cruz is tot acht maanden cel veroordeeld.
Her yılanı zehirli kabul ederek onlardan sakınmak gerekir.Als het even kan, vermijden ze giftige slangen.
Bunun üzerine yılanı getirtirir (önceden tiryakı içmiştir) ve sol elinin orta parmağını ısırttırır.De haan drukt dan zijn cloaca iets naar buiten en spuit de zaadcellen in de hen.
Genç yılanlar, erken Eylül'de yumurtadan çıkar.De slang is eierleggend, de eitjes worden afgezet van april tot september.
Esaret altına alındıklarında bu süre 20 yıla kadar çıkabilir.In gevangenschap kan deze soort tot twintig jaar oud worden.
Güneyinde Yılanlı dağları vardır.In het zuiden liggen bosrijke heuvelgebieden.
Seyahatlerinde çok başlı yılan ile mücadele ederler.Onderweg worden ze aangevallen door een reusachtige slang.
Her ocağın (tekkenin) öldürmesi günah olan bir yılanı vardır.Elke stoot kan dan ook verkeerd gaan met een slechte houding van de (onder)arm.
Kör yılan (Typhlops vermicularis).Tuinduizendpoot (Geophilus longicornis).
Yılan diri mi yoksa ölü mü?Is die slang dood of levend?
Hangi yılan en uzun zehirli dişe sahiptir?Welke slang heeft de langste giftanden?
Biz bu akşam kızarmış yılan balığı yiyoruz.We eten vanavond gebakken aal.
Milenyum veya binyıl, bin yıla eşit bir zaman dilimidir.Szatan zostaje uwięziony na tysiąc lat w Czeluści.
Yeni üyelik teklifleri yıldan yıla düşünülür.Propozycje członkostwa nowych kandydatów są rozpatrywane corocznie.
Deniz Yılanı, Jules Verne'in bir eseri.Jedna z ilustracji powieści Wąż morski Juliusza Verne’a.
Bu yılan türü zehirli değildir.Wąż ten nie jest jadowity.
7 Nisan 1962’de tümü suçlu bulunup 30 yıla mahkûm edilir.7 kwietnia 1962 wszyscy zostali skazani na 30 lat więzienia.
Uçan bir yılana benzer.Przypomina wielkiego latającego węża.
O sırada yılan gözden kaybolur.W porze suchej w ogóle nie widuje się tego węża.
Yılanların Öcü Show TV'deKto ogląda telewizyjne seriale?
Bu sıçramış figürün altında ise iri boynuzlu bir yılan vardır.Pod skaczącą sylwetką znajduje się rogaty wąż.
Sivri köpek dişleri ve saçları yerine de zehirli yılanları vardır.Żółwie zamiast zębów mają listwy rogowe na szczęce i żuchwie.
Beyaz Ejder, Beyaz Yılan demektir.Jej wysłannikiem jest biały wąż.
2007 yılında Rusya'da toplam gişe geliri 565.000.000$ ile önceki yıla göre %37 artmıştır.Dochody z kinematografii wyniosły w 2007 roku 565 mln USD, o 37% więcej niż w roku poprzednim.
İlgili Sayfalar