yıla ile cümle

yıla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yılanlar kaburgalarını sürünmek için kullanırlar.Węże wykorzystują węch do tropienia swoich ofiar.
Anhingidae: Yılanboyunlular.Podrząd: Węże Serpentes.
Devasa bir yılan olduğu söylenir.Przypominał wielkiego węża.
Yeni kurulan takımla 1995-96 sezonu, son birkaç yıla oranla başarılı geçti.Od numeru (5-6/93) uruchomiono sklep wysyłkowy, który z powodzeniem działał parę lat.
Yılanın saldırganlığı.Ukąszenie żmii.
Dünyanın en büyük ve en uzun yılanıdır.Jeden z największych węży na świecie, ale nie najdłuższy.
Bu yüzden mahallenin nüfusu yıldan yıla azalma gösterir.Położenie mieszkańców pogarszało się jednakże z roku na rok.
Alethinophidia kör yılanlar ve ipliksi yılanlar dışındaki bütün yılanları kapsayan infra takımdır.Alethinophidia – infrarząd węży zawierający wszystkie węże niezaliczane do infrarzędu Scolecophidia.
Burada bu kez yılan kendi kaderini anlatmaya koyulur.Wyjaśniono mu tym razem poprzednie przepowiednie.
Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini tavsiye ederler.Podczas wojny władze austriackie zakazały kolędowania z szopkami.
17 Mart 2009'da cezası 20 yıla düşürüldü.17 lipca 2006 roku zmniejszono karę do 12 miesięcy.
Ouroboros, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan ya da ejderha şeklinde resmedilen sembol."Ouroboros" to antyczny symbol przedstawiający węża lub smoka połykającego własny ogon, tworzącego okrąg.
Bunun üzerine Musa, asasını yere atar asa yılana dönüşür.Bóg ukazuje się Mojżeszowi pod Horebem (Synajem) w krzewie gorejącym.
Yunanistan yakınların geceledikleri bir ağacın altında, Elisabeth'i yılan sokar.Ostatniego dnia podróży, na plaży nieopodal Koryntu, Elisabeth zostaje ukąszona przez węża.
Erkek cumhuriyetçiler ertesi yıla kadar serbest kalamadı.Organy w kościele pojawiły się jednak dopiero w roku następnym.
Bu konveksiyonel yağışların dönem aralıkları sinoptik koşullara göre yıldan yıla fark edebilmektedir.Gdy warunki klimatyczne temu sprzyjają niektóre osobniki mogą się gnieździć trzy razy w roku.
Nishikori yıla Brisbane'deki turnuvayla başladı ve yarı finale kadar çıktı.Na początku roku wystartował w turnieju w Brisbane, gdzie doszedł do ćwierćfinału.
Yılanlar Antarktika ve çoğu ada dışında dünyanın her yerinde bulunur.Występuje na wszystkich kontynentach świata z wyjątkiem Antarktydy oraz na wielu wyspach.
Eski medeniyetler yılanlara saygı gösterir onlara tapar ve onlardan korkarlardı.Tradycyjnie ludzie postrzegali wilki negatywnie, bali się ich.
Hindistan'da her yıl yaklaşık 15.000 kişi yılan ısırığı sonucu ölmektedir.Około 7 mln ludzi co roku w Indiach jest poddawanych kuracji po ugryzieniach wściekłych zwierząt.
Bu Süveyş Kanalı'nın açıldığı yıla denk geliyor.Otwarcie Suntago Wodnego Świata już w tym roku!
1960, 1964 ve 1970 yılarında Almanya'da Yılın Futbolcusu seçilmiştir.W latach 1960, 1964 i 1970 wybierano go najlepszym piłkarzem Niemiec.
Hakkında 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 239 yıldan 524 yıla kadar hapis istendi.Urząd objął w 2914 roku i sprawował go do swej śmierci w 2953 roku, przez 39 lat.
Osluk büyük yılan anlamına gelmektedir.Orochi oznacza "Wielki Wąż".
Oberyn Martel, nam-ı diğer Kızıl Yılan, prens Doran Martell'in kardeşidir.Oberyn Martell, Czerwona Żmija – brat Dorana, książę, znakomity szermierz.
Bir gün gökkuşağı yılanı uyandı ve dünyanın yüzeyinde süründü.Wtedy Tęczowy Wąż upadł do wody i tam już pozostał.
Genellikle en fazla 3 yıl, bazıları 6 yıla kadar yaşayabilir.Zazwyczaj dożywają 3 miesięcy, na wolności żyją maksymalnie rok.
Bir devlet başkanı ancak beş yıla kadar iki dönem görev yapabilmektedir.Prezydent mógł sprawować urząd przez co najwyżej dwie 5-letnie kadencje.
800'den fazla nano ilgili patent 2003 yılında verildi ve sayı yıldan yıla artmaktadır.Już w 2003 roku ponad milion treści było pod opieką Creative Commons, a ich liczba rośnie z roku na rok.
Zeus, kızı Kore’ye aşık olur ve yılan kılığında ona sahip olur.Zeus spłodził go z Korą, przyjąwszy postać węża.
Yılancık Ocağı adı verilen bir taş türü bulunmaktadır.Ostaniec ten ma nazwę Kamień Żółw.
Bu yılan çok iyi bir yüzücüdür.Ptak ten jest doskonałym pływakiem.
Mahkeme sonunda 16 yıla mahkûm oldu.Wyrok zmniejszono później do 16 lat.
Bronz yılan (restorasyondan önce) .Јагодина), wcześniej Jagodna (serb.
Tahminler birkaç 100.000 yıldan milyarlarca yıla kadar büyük bir yelpazedeydi.Czas trwania waha się od kilkuset tysięcy do kilkunastu milionów lat.
Türkiye'nin yılanlarının 10'u farklı derecede zehirli, diğerleri ise zehirsizdir.Trzy turbiny z dziesięciu zostały doszczętnie zniszczone, a trzy inne uszkodzone.
Uzun sürebilir; hastalığın toplam süresi 1 yıla uzayabilir.W związku z wszystkimi powyższymi czynnikami rozwój choroby może trwać nawet lata.
Genellikle yaratığın bir başı aslan, bir başı keçi, gövdesi aslan ve kuyruğu yılan olarak tasvir edilir.Przyjmuje się najczęściej, że miała głowę lwa, ciało kozy i ogon węża.
Ömrü 40-50 yıla kadar varabilir.Długość życia ocenia się na 40 do 50 lat.
Ayrıca deniz yılanlarında var olduğu da bulunmuştur.Spotykane również w wodach słonawych.
14 Ocak - Askerlik süresi 1,5 yıla indirildi.13 lutego – Sejm przedłużył sobie kadencję o półtora roku.
Kraliçe Kobra: Yılanlara hükmedebilen bir karakterdir.Copperhead – osobnik upodabniający się do węża.
22 Ocak 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "Yeni Yıla "Merhaba'".W latach 2017–2018 emitowane były także poranne wydania w programie "Dzień dobry, Polsko!".
Yılanların tanrıçası olarak da bilinir.Ofiara dla bogini węży.
Brown (1973) yılanın Vietnam, Laos ve Sumatra adasında da bulunabileceğinden söz eder.Brown (1973) nämner att den också kan finnas i Vietnam, Laos och på den Indonesiska ön Sumatra.
Bachmann öldürmeye teşebbüsten yedi yıla mahküm oldu.Bachmann dömdes till 7 års fängelse för mordförsök.
Yılan zehri birçok farklı enzim ve protein içerir.Ormgift är en kombination av många olika proteiner och enzymer.
Kadınlar için yedi yıla, erkekler için müebbet hapse kadar cezalandırılabilir.Kvinnor kan dömas till maximalt sju år i fängelse.
(Ol, yılan-dır).Pauni), Skräddarla (fi.
Ürün çeşidi yıldan yıla artırılmıştır.Produktionen ökade sedan år efter år.
Kral kobra bilindiği kadarıyla yuva yapan tek yılandır.Kungskobran sägs vara den enda ormen som bygger bo för sina ägg.
Zehirli yılanlar birçok familyaya dahildir ve tek bir taksonomik grup oluşturmaz.Inga multicaulis ingår i släktet Inga och familjen ärtväxter.
Son yılarda, silüetleri şehirlerin simgesi haline gelmeye başlamıştır.Orgeln har på senare år kommit att bli ett kännetecken för staden.
Dünyanın en zehirli kara yılanı olan Taipan da bu familyada yer alır.Världens största skalbagge herkulesbaggen ingår i familjen.
Naja türleri uzun ve göreli olarak ince yılanlardır.Arterna är stora och kraftiga ormar.
Suzanne'in oğlu dört yıla yakın vaftiz edilmedi.Goethes barnbarn förblev ogifta.
Bilinen yılanlarının zehirleri yirmi beş farklı enzim içerirler.På ängarna registrerades 25 olika arter av orkidéer.
Yılan avını ısırdığında 8–10 mm olan dişleri ile yaradan içeri zehir enjekte eder.När den biter sitt byte pressas giftet genom ormens 8–10 millimeter långa gifttänder och in i såret.
Hindistan'da her yıl yaklaşık 15.000 kişi yılan ısırığı sonucu ölmektedir.I Indien anges 15-20 000 människor dö årligen av ormbett.
İlginçtir ki Avustralya zehirli yılanlardan daha fazla zehirsiz yılan türlerini barındırır.Australien är hem till flera av jordens giftigaste ormar.
İlgili Sayfalar