Ana içeriğe geç
Sözlük

yıl ile cümle

yıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
En sevdiğin TV yıldızı kimdir?Who's your favorite TV star?
Gözde film yıldızın kimdir?Who's your favorite movie star?
Favori reality TV yıldızın kimdir?Who's your favorite reality TV star?
Yıldız Savaşları'nda favori karakterin kim?Who's your favorite Star Wars character?
O, gelecek dört yılı hapishanede geçirecekShe'll spend the next four years in prison.
Geçen yıl, çocuklarımla istediğim kadar çok zaman geçiremedim.Last year, I couldn't spend as much time with my children as I wanted to.
Sonunda o şiddet suçu için beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.He was eventually sentenced to five years in prison for that violent crime.
Benim doğum günüm 12 Haziran. Magdalena, benimle aynı günde ve yılda doğdu.My birthday is June 12. Magdalena was born on the same day and year as me.
Bir teleskopla yıldızları görebilirsin.You can see stars with a telescope.
Mutlu Noeller ve Mutlu bir Yeni Yıl.Merry Christmas and a Happy New Year!
Babam beş yıl önce öldü.My father died five years ago.
Marcel çok sıkı çalışsa da yılda yalnızca 30.000 Kanada doları kazanıyor.Even though Marcel works hard, he only earns 30 000 Canadian dollars per year.
Ben kırk yılda bir kez kiliseye giderim.I go to church once in a blue moon.
Ben kırk yılda bir kez restorana giderim.I go to a restaurant once in a blue moon.
Kırk yılda bir Tatoeba'da cümleler yazarım.I write sentences on Tatoeba once in a blue moon.
Bir yıl içinde dört mevsim vardır - ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış.There are four seasons in a year - spring, summer, fall, and winter.
Bak, yıldız kayıyor!Look, a shooting star!
Bak, bir yıldız kayması!Look, a shooting star!
Bak, kayan bir yıldız!Look, a shooting star!
Denizde geçirecekleri üç yıl için yeteri kadar erzak aldılar.They took enough provisions for three years at sea.
Kırk yılda bir çalışırım.I study once in a blue moon.
Tom kırk yılda bir Tanrı'ya dua eder.Tom prays to God once in a blue moon.
Önümüzdeki yıl şapkalar moda olacak.Next year, hats will become fashionable.
Evin küçük yılanlarla istila edilmiş olduğunu öğrendim. Onlar her yerde.We found out that the house is infested with garter snakes. They're everywhere.
O evin jartiyer yılanları ile istila edildiği ortaya çıkıyor. Her yerdeler.It turns out that that house is infested with garter snakes. They're everywhere.
Biz evin jartiyer yılanları ile istila edildiğini keşfettik. Onlar her yerdeler!We discovered that that house is infested with garter snakes. They're all over the place!
O, hırsızlık için üç yıllık hapis cezasını çekiyor.He is serving a three-year sentence for burglary.
Köprü iki yılda yapıldı.The bridge was built within two years.
Tom son dört yılda iki kez alkollü araba sürmekten mahkûm edildi.Tom has been convicted of drunken driving twice in the last four years.
Üniversiteden mezun olduktan sonra, dünyayı gezerek iki yıl geçirdim.After I graduated from college, I spent two years traveling around the world.
Yılanlar sizi rahatsız eder mi?Do snakes bother you?
Yıllarca günde iki kez pirinç yedi.He ate rice twice a day for many years.
Her yıl otomobil kazaları nedeniyle kaç tane insan ölüyor?How many people die from automobile accidents each year?
Japonya'da her yıl kaç tane intihar olduğunu düşünüyorsunuz?How many suicides do you think there are every year in Japan?
Yerli bir konuşurla dört yıl İngilizce çalıştım.I studied English for four years with a native speaker.
Yerli bir konuşur ile dört yıl İngilizce çalıştım.I studied English for four years with a native speaker.
Yıllardır içten içe ona âşığım.I've been secretly in love with her for years.
2009 yılında, Yeni Zelanda'da bir adam evcil köpeğini pişirdi ve yedi.In 2009, a man in New Zealand cooked and ate his pet dog.
Gelecek yıl seçim yılıdır.Next year is an election year.
Üniversiteden mezun olduktan bir yıl sonra nihayet bir iş bulabildim.The year after I graduated from college, I was finally able to find a job.
Yılın hangi zamanında genellikle sahilde zaman geçirmek istersin?What time of year do you usually like to spend time on the beach?
Hawaii'de biz okyanusta tüm yıl boyunca yüzmenin keyfini çıkarabiliriz.In Hawaii, we can enjoy swimming in the ocean all year round.
Kaza gerçekten geçen yıl mı oldu?Did that accident really happen last year?
1945 yılında atom bombası Hiroşima'ya atıldı.In the year 1945 the atom bomb was dropped on Hiroshima.
Toplantı yıllık olarak yapılacaktır.The meeting will be held annually.
Tom idam edileli üç yıl oldu.Tom has been on death row for three years.
Bay Smith üç yıl Kyoto'da yaşadı.Mr. Smith lived in Kyoto for three years.
Bay Smith üç yıl önce Kyoto'da yaşadı.Mr. Smith lived in Kyoto three years ago.
Ben bu yıl kötü sonuçlar aldım.I had bad results this year.
Tom bir yıldan daha fazla süredir Boston'da yaşamaktadır.Tom has lived in Boston for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla bir süre Boston'da yaşamayı planlıyor.Tom plans to live in Boston for more than a year.
Tom Boston'u ziyaret ettiğinden beri bir yıldan fazla oldu.It's been more than a year since Tom has visited Boston.
Sanırım evimizi yapmayı bitirmek bir yıldan daha fazla alacaktır.I think it'll take more than a year to finish building our house.
Sanırım bizim evimizi yapmayı bitirmek bir yıldan daha fazla sürecektir.I think it'll take more than a year to finish building our house.
Tom bir yıldan daha fazla süredir Mary'yi görmedi.Tom hasn't seen Mary for more than a year.
Bir yılı aşkındır Tom Mary'i görmedi.Tom hasn't seen Mary for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmamayı ümit ediyor.Tom hopes he doesn't have to live in Boston for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live in Boston for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmadığı için mutluydu.Tom was glad he didn't have to live in Boston for more than a year.
Köpeğin bu yıl doğdu.Your dog was born this year.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod