Ana içeriğe geç
Sözlük

yıkmak ile cümle

yıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bizim sosyal engelleri yıkmak için çok çalışmamız gerekmektedir.We must work hard to break down social barriers.
Bir şeyi yıkmak, yapmaktan çok daha kolaydır.Destroying things is much easier than making them.
Eski evi yıkmak üç hafta sürdü.It took three weeks to demolish the old house.
Mahvetmek, yaralamak veya yıkmak bir insanın yapabileceği en kötü şeydir.To smash, injure, or destroy is the worst thing a human being can do.
Benim amacım, toplumu yıkmak değil.This is not to destroy the nation.
Atlayan oyuncular eşeğin üzerine bindikten sonra yıkmak amacıyla sürtünemez, ayaklarını dolayamaz.Anyone who walks over the coals quickly will not have burned feet.
Kainat ve Aşkınlık: Bilimci İnanış Engelini Yıkmak.Malting and Brewing Science: Hopped Wort and Beer.
Oyunun amacı en içerdeki büyük yapıyı yıkmaktır.The object of the game is to plant the most seeds in the bank.
Kraliyet ailesini yıkmak.It will be to break and hide the Imperial Family.
Statükoyu yıkmak... ...çünkü statümüz iyi değil.This world is a mess, and I just... need to rule it.
Monarşiyi yıkmak isteyen birinden mi yardım istiyorsun?You're asking help from the one who guarantees the wrecking of the monarchy?
Zaten yıkmak zorundaydık.We had to tear it down anyways.
Siz aslında bunu yıkmak 6.4 you can actually break it down as 2 times 2.
Duvarları yıkmak mı, duvarlara tırmanmak mı?"What's the best: to brake the walls or to climb the walls?"
Zihnin senden birşeyler yapmanı ister, duvarı yıkmak ya da duvara tırmanmakgibi gibi.The mind wants you to do something like brake a wall or climb the wall.
Onların tek işi selülozu şeker ve bitkilerdeki ortak bir bileşiğe yıkmak.Their one job is to break down cellulose, a common compound in vegetables, into sugars.
Vali Giuliani burayı yıkmak istedi.Mayor Giuliani wanted to tear it down.
Şovlarımda yapmaya çalıştığım bir şey de klişeleri yıkmak.But one of the things I try to do with my stand-up is to break stereotypes.
Kapitalizmi yıkmakla alakalı da değildir.It's not about overthrowing capitalism.
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Joab answered, "Far be it, far be it from me, that I should swallow up or destroy.
Bugün inkara sapanlar, sizin dininizden (dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir.Today the unbelievers have lost every hope of (despoiling) your creed; so do not fear them, fear Me.
Yıkmak ve zarar vermek çok kolay.It is so easy to break down and destroy.
Yıkmak değil, yapmak istiyoruz."We want to construct, not destruct."
O nedenle de aradaki köprüleri yıkmak istemiyor."That's why they do not want to burn their bridges.
İsim, geçiş yapmak, aşağı çekmek veya yıkmak anlamına gelen geçişsiz fiil kuzusu'dan gelir.The noun comes from the intransitive verb, kuzusu, meaning to level, pull down, or demolish.
Tartışmacı, diyalektik kıyaslamayı yıkmak için harekete geçer.The disputant sets out to break down the dialectical syllogism.
Oyunun amacı en içerdeki büyük yapıyı yıkmaktır.Ziel des Spieles ist es, das gegnerische Hauptgebäude zu zerstören.
Bennett sendika örgütlenmelerini yıkmak için yıldırma stratejileri izledi.Bennett benutzte verschiedene Einschüchterungstaktiken, um die Bildung von Gewerkschaften zu unterbinden.
Kainat ve Aşkınlık: Bilimci İnanış Engelini Yıkmak.Dynamik von Zeit und Raum: Wege zur Öffnung der Grenzen von Erkenntnis.
Amaç diğer oyuncunun medeniyetini yıkmaktır.Dadurch ahmt man das Verhalten eines menschlichen Spielers nach.
Benim amacım, toplumu yıkmak değil.Cela n’entraîne pas de dissolution de la société.
Kainat ve Aşkınlık: Bilimci İnanış Engelini Yıkmak.Le Renard et le Hérisson : comment combler le fossé entre la science et les humanités ?
Mahvetmek, yaralamak veya yıkmak bir insanın yapabileceği en kötü şeydir.Aplastar, herir, o destruir es lo peor que un ser humano puede hacer.
Her yerde, işçi müfrezeleri sistemli bir şekilde kiliseleri yıkmakla meşgul.Por todas partes, cuadrillas de obreros se dedicaban sistemáticamente a demoler iglesias.
Nero, "Tapınağının viran olmasını istiyor, ancak suçu benim üzerime yıkmak istiyor" dedi.Nerón dijo: «quiere sembrar la destrucción en su Casa, pero echarme la culpa a mí».
Bennett sendika örgütlenmelerini yıkmak için yıldırma stratejileri izledi.Bennet utilizó varias tácticas de intimidación para acabar con la organización de sindicatos.
İlk görevi İhtiyarlar Heyeti'ni yıkmaktır.I tre devono eseguire gli ordini del vecchio.
Benim amacım, toplumu yıkmak değil.Тем более, не навязывать их обществу.
Her yerde, işçi müfrezeleri sistemli bir şekilde kiliseleri yıkmakla meşgul.То и дело встречались рабочие бригады, занимавшиеся систематическим сносом церквей.
Kelime anlamı yıkmak, parçalamak, kullanılmaz hale getirmektir.Kazidroga od słowa kazić, niszczyć.
Her yerde, işçi müfrezeleri sistemli bir şekilde kiliseleri yıkmakla meşgul.Tu i ówdzie kościoły były systematycznie demolowane przez bandy robotników.
Ankara’daki zehirli yuvalarını yıkmak için acele ediniz!"Lär dig åka skridskor i Djurgårdens skridskoskola!”.
1969'da ilk filmini çekti: Détruire dit-elle (Yıkmak, Dedi Kadın).Hon fortsatte sedan med Détruire, dit-elle (Förstör, sade hon) inspelad 1969.
Duvarları yıkmak için Ballistae kullanıldı.Användbara om man vill ta bort förstörbara väggar.
Buna çok sinirlenen Doktor, eğer bunu çözmezse sokağı yıkmakla Ben'i tehdit eder.Benin yritettyä saada rehtori eroamaan, tämä uhkaa tuhota Alexin elämän jos Ben puhuisi asiasta.
Benim amacım, toplumu yıkmak değil.Δεν βάζω σε κίνδυνο το σώμα μου.
İlk görevi İhtiyarlar Heyeti'ni yıkmaktır.Maka langkah pertama adalah menggulingkan kepala suku itu.
Bennett sendika örgütlenmelerini yıkmak için yıldırma stratejileri izledi.Bennett đã sử dụng nhiều mưu kế dọa dẫm để nghiền nát tổ chức công đoàn.
İlk görevi İhtiyarlar Heyeti'ni yıkmaktır.Sắc lệnh đầu tiên của Công xã là bãi bỏ quân đội thường trực và bộ máy cảnh sát cũ.
Oyunun amacı en içerdeki büyük yapıyı yıkmaktır.게임의 목적은 상대방 진영의 고대의 요새를 파괴시키는 것이다.
Benim amacım, toplumu yıkmak değil.Класът не може да унищожи нацията.
Mahvetmek, yaralamak veya yıkmak bir insanın yapabileceği en kötü şeydir.Nende korjamine, kahjustamine või tapmine on ebaseaduslik.
4 sen aslında o 2 kere 2 olarak yıkmak.4 kan ju brytas ner som 2 gånger 2.
4 sen aslında o 2 kere 2 olarak yıkmak.4 kan man dele op i 2 gange 2.
4 sen aslında o 2 kere 2 olarak yıkmak.4 lo puoi suddividere come 2 x 2.
4 sen aslında o 2 kere 2 olarak yıkmak.6 můžete rozdělit.
4 sen aslında o 2 kere 2 olarak yıkmak.A 4-est is szét tudod bontani, 2-szer 2-re.
4 sen aslında o 2 kere 2 olarak yıkmak.Le 7 est toujours là.
4 sen aslında o 2 kere 2 olarak yıkmak.Ook 4 kun je opdelen: 2 maal 2.
4 sen aslında o 2 kere 2 olarak yıkmak.Το 4 μπορείτε να το χωρίσετε σε 2 επί 2.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod