Ana içeriğe geç
Sözlük

yıkım ile cümle

yıkım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.A budú bývať v ňom, a nebude už viacej kliatby, a Jeruzalem bude bývať bezpečne.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.Der skal ikke mere lægges Band derpå, og Jerusalem skal ligge trygt.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.E habitarão nela, e não haverá mais maldição; mas Jerusalém habitará em segurança.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.Ei vor locui în el, şi nu va mai fi niciun blestem în el; Ierusalimul va fi liniştit.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.És lakni fognak benne, és nem éri többé pusztulás, és bátorságban lakoznak Jeruzsálemben.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.He asuvat siellä, eikä vihitä sitä enää tuhon omaksi, ja Jerusalem on oleva asuttu, oleva turvassa.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.I będą w nim mieszkać, a nie będzie więcej przeklęstwem, a Jeruzalem bezpiecznie mieszkać będzie.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.In bodo v njem prebivali, in nobenega prokletstva ne bode več, in v Jeruzalemu bo prebivanje na varnem.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.Ivi abiteranno: non vi sarà più sterminio e Gerusalemme se ne starà tranquilla e sicura
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.Jeruzalem zal weer worden bewoond en eindelijk veilig zijn. Zij zal nooit meer worden vervloekt en verwoest.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.사람이 그 가운데 거하며 다시는 저주가 있지 아니하리니 예루살렘이 안연히 서리로다
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.Người ta sẽ ở đó, nó chẳng bị rủa sả nữa, nhưng Giê-ru-sa-lem sẽ được ở yên ổn.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.Người_ta sẽ ở đó , nó chẳng bị rủa_sả nữa , nhưng Giê-ru-sa-lem sẽ được ở yên_ổn .
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.och folket skall bo där i ro och icke mer givas till spillo, ty Jerusalem skall trona i trygghet.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.Og folket skal bo der, og der skal aldri mere lyses bann over det; Jerusalem skal ligge der trygt.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.On habitera dans son sein, et il n`y aura plus d`interdit; Jérusalem sera en sécurité.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.Orang-orang akan tinggal dengan aman di kota itu, tanpa ancaman kebinasaan
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.Und man wird darin wohnen, und wird kein Bann mehr sein; denn Jerusalem wird ganz sicher wohnen.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.И будут жить в нем, и проклятия не будет более, но будет стоять Иерусалим безопасно.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.Людете ще живеят в него, И не ще има вече проклетия; Но Ерусалим ще се насели в безопасност.
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.וישבו בה וחרם לא יהיה עוד וישבה ירושלם לבטח׃
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.فيسكنون فيها ولا يكون بعد لعن فتعمر اورشليم بالأمن
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.人 必 住 在 其 中 、 不 再 有 咒 詛 . 耶 路 撒 冷 人 必 安 然 居 住
İnsanlar oraya yerleşip güvenlik içinde yaşayacak. Yeruşalim bir daha yıkıma uğramayacak.人 必 住 在 其中 、 不 再 有 咒詛 . 耶路撒冷 人 必 安然 居住
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Aj, teď jest ten den, aj, přicházeje,přišlo to jitro, zkvetl prut, vypučila se z něho pýcha,
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Ecco il giorno, eccolo che arriva. E' giunta la tua sorte. L'ingiustizia fiorisce, germoglia l'orgogli
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Eis o dia! Eis que vem! Veio a tua ruína; já floresceu a vara, já brotou a soberba. :
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Glej, tisti dan, glej, prihaja! Usoda tvoja je nastopila, šiba cvete, prevzetnost zeleni;
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Hari bencana bagi bangsa Israel telah tiba. Kekerasan merajalela. Kesombongan mencapai puncaknya
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Hľa, ten deň, hľa, prichádza; vyšiel osud; pučí palica; kvitne spupná pýcha.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Iată ziua! Iată -o că vine! Îţi vine rîndul! Înfloreşte toiagul, odrăsleşte mîndria!
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Ímé a nap, ímé eljött, kisarjadt a végzet, kivirágzott a vesszõ, kivirult a kevélység.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Katso, päivä! Katso, se tulee! Vuoro on tullut, vitsa kukkii, julkeus versoo.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.볼지어다 그 날이로다 볼지어다 임박하도다 정한 재앙이 이르렀으니 몽둥이가 꽃 피며 교만이 싹났도다
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Nầy, ngày đây! Nầy, ngày đến! Sự bại hoại định cho ngươi đã đến; gậy đã trổ bông, sự kiêu căng đã nẩy nụ.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Oto ten dzień, oto przyszedł; przyszedł prędki poranek, zakwitnęła rózga, wybija się pycha.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Se, dagen är inne; se, det kommer! Ordningen går sin gång, riset blomstrar upp, övermodet grönskar;
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Se, Dagen! Se, det kommer; Turen kommer til dig"! Riset blomstrer, Overmodet grønnes.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Siehe, der Tag, siehe, er kommt daher, er bricht an; die Rute blüht, und der Stolze grünt.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Voici le jour! voici, il vient! Le tour arrive! La verge fleurit! L`orgueil s`épanouit!
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Ιδου, η ημερα, ιδου, ηλθεν η πρωια εφανη η ραβδος ηνθησεν η υπερηφανια εβλαστησεν.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Вот день! вот пришла, наступила напасть! жезл вырос, гордость разрослась.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.Ето, денят, ето, иде! Твоята присъда се яви! Жезълът се разцъфтя, гордостта поникна!
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.הנה היום הנה באה יצאה הצפרה צץ המטה פרח הזדון׃
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.ها هوذا اليوم ها هوذا قد جاء. دارت الدائرة. ازهرت العصا. افرخت الكبرياء.
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.看 哪 、 看 哪 、 日 子 快 到 了 、 所 定 的 災 已 經 發 出 . 杖 已 經 開 花 、 驕 傲 已 經 發 芽
‹‹İşte o gün! Gün yaklaştı! Yıkım hazır. Değnek çiçeklendi, gurur tomurcuklandı.看哪 、 看 哪 、 日子 快 到 了 、 所 定 的 災已經發 出 . 杖 已 經開 花 、 驕傲 已 經發芽
Japonya'da piyasalar mesaiye başlıyor, küresel ekonomide yıkım olur." dedi."abrem os mercados no Japão "e vai haver um caos na economia global".
Japonya'da piyasalar mesaiye başlıyor, küresel ekonomide yıkım olur." dedi.Będzie zamęt w gospodarce światowej".
Japonya'da piyasalar mesaiye başlıyor, küresel ekonomide yıkım olur." dedi.일본에서 시장이 열릴 것이고, 세계 경제에 큰 혼란이 있을 겁니다."
Japonya'da piyasalar mesaiye başlıyor, küresel ekonomide yıkım olur." dedi.lebo o 10 minút sa otvára burza v Japonsku, a nastala by pohroma globálnej ekonomiky."
Japonya'da piyasalar mesaiye başlıyor, küresel ekonomide yıkım olur." dedi.les marchés ouvrent au Japon, et ce sera le chaos pour l'économie mondiale ".
Japonya'da piyasalar mesaiye başlıyor, küresel ekonomide yıkım olur." dedi.השווקים נפתחים ביפן, והולך להיות בלגן בכלכלה העולמית".
Japonya'da piyasalar mesaiye başlıyor, küresel ekonomide yıkım olur." dedi.ستفتح الأسواق في اليابان وسوف يكون هنالك خسائر في الاقتصاد العالمي
Japonya'da piyasalar mesaiye başlıyor, küresel ekonomide yıkım olur." dedi.そうなれば世界経済は大混乱に陥る」 結局 その10分間で 急いで結論を出したのです
Kamçılayan dillerden uzak kalacak, Yıkım gelince korkmayacaksın.A nyelvek ostora elõl rejtve leszel, és nem kell félned, hogy a pusztulás rád következik.
Kamçılayan dillerden uzak kalacak, Yıkım gelince korkmayacaksın.Do açoite da língua estarás abrigado, e não temerás a assolação, quando chegar.
Kamçılayan dillerden uzak kalacak, Yıkım gelince korkmayacaksın.du er gemt for Tungens Svøbe, har intet at frygte, når Voldsdåd kommer;
Kamçılayan dillerden uzak kalacak, Yıkım gelince korkmayacaksın.Er wird dich verbergen vor der Geißel Zunge, daß du dich nicht fürchtest vor dem Verderben, wenn es kommt;
Kamçılayan dillerden uzak kalacak, Yıkım gelince korkmayacaksın.For tungens svepe skal du være skjult, og du skal ikke frykte når ødeleggelsen kommer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod