yıkı ile cümle

yıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hytter, embedshus, templer og bymurer raste plutselig sammen.
4 Ocak 1935'teki Erdek Depremi adada büyük bir yıkıma yol açtı.Den 4. januar 1935 ble øya rammet av et kraftig jordskjelv.
İşgal 8,5 ay sürmüş, bu arada şehir yağma edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.Etter fem-seks dager med kamper var byen nedkjempet, og den ble plyndret og brent ned.
Mevcut okul yıkılmıştır.Skolen er nå under rivning.
1992 tarihinde Komünist rejim yıkıldıktan sonra kabul edilmiştir.Etter kommunistregimets fall i 1992 har økonomien vært kaotisk.
Kale, kapıları hariç çoğunlukla yıkılmıştır.Stengelen er ofte hul, unntatt i leddene.
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.Da dette først begynte å svikte, begynte også hæren snart å kollapse.
II. Dünya Savaşının yıkıntıları arasında büyüdü.Radaren ble utviklet mellom de to verdenskrigene.
İki eski ilçe Doğu Berlin'de kalıyordu, Berlin Duvarı yıkılmadan önce.Begge bydelene lå i tidligere Øst-Berlin.
705'te ise Araplar tarafından yıkılmıştır.I 705 ble hun styrtet.
Alaeddin Camisi’nin de o sırada yıkıldığı düşünülür.Broren Hemming dør sannsynligvis også på denne tiden.
1999'da Kosova Savaşı'nı takiben ülkenin NATO kuvvetlerince bombalanması kentte büyük yıkıma neden olmuştur.Under Kosovo-krigen (1999) ble fabrikken bombet av NATO.
1758 yılında inşa edilen Sinagog, Kristal Gece'de, Kasım 1938 yılında yıkıldı.Deres synagoger ble revet ned etter krystallnatten i november 1938.
Kent merkezi, 1960'larda tekrar yapılandırıldı ve eski binalar yıkıldı.Da Centre Point ble bygget i 1960-årene ble de opprinnelige stasjonsbygningene revet.
Şehir savaş ile yıkılmıştır.Byen ble hardt rammet av krigen.
Moğollar döneminde (13.-14 yüzyıl) şehir büyük yıkıma uğradı.Under de mongolske invasjoner i det 13. århundre ble byen helt ødelagt.
Şehrin surları ve şehirdeki binaların hepsi yıkılıp yerle bir edildi.Så ble bymurene, alle dens bygninger og dens havn ødelagt.
Büyük tahrip gücüne ve yıkım etkisine sahip bir patlamadır.Granatkaster med stor rekkevidde og ødeleggelseskraft.
Yıkım masrafları yaklaşık 1.5 milyon $'dı.Produksjonskostnadene var på ca$11,5 millioner.
Şehir, 12 Ocak 2010 da gerçekleşen 2010 Haiti Depremi ile büyük ölçüde yıkılıp ağır hasar gördü.Et kraftig jordskjelv rammet Haiti 12. januar 2010.
8. ya da 9. yüzyılda kurulmuş, 1238-39 yıllarında Moğol istilası ile yıkılmıştır.Riket varte fra 700- eller 800-tallet og fram til det ble ødelagt av de mongolske invasjoner i 1238-1239.
Bu patlamadan dolayı City 17 tamamen yıkılmıştır.Eksplosjonen vil jevne hele City 17 med jorden.
Eskiden mevcut olan köy odaları ne yazık ki artık kullanılmamakta hatta tamamı yıkılmıştır.Landsbyene er i dag enten ubebodde eller ødelagte.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya büyük bir yıkıma uğramıştı.Etter krigen ble Tyskland de facto delt.
Yıkılan şehir çok hızlı bir şekilde yeniden inşa edildi.De husene som brente ned, ble raskt gjenoppbygd.
Yıkıntılar arasındaki mücadele sert ve umutsuzdu.Kampene i byen var voldsomme og desperate.
1456'de bir deprem sonucunda yıkıldı.Det ble ødelagt under et jordskjelv i 1356.
Burada yıkık durumdaki eski bir devlet binası hala görülebilir.Deler av det gamle fortet kan fortsatt sees.
Alyuvarların dalakta yıkımı sırasında hemoglobin moleküllerinin parçalanmasıyla oluşur.Hvordan driver solutbrudd variasjoner i heliosfæren?
Köprü, 1 Şubat 2015'te şiddetli fırtına ve sel sebebiyle yıkıldı.Zambia ble rammet av flom etter kraftig regnvær i desember 2008 og begynnelsen av januar 2009.
Köşk Abdülaziz devrinde demiryolu inşatı sırasında yıkıldı.I leirskredet forsvant også grunnen under jernbanelinja.
Bu yıkımdan sonra Buhara uzun süre kendini toparlayamayacaktır.Palmyra klarte aldri komme seg igjen etter disse ødeleggelsen.
İkinci Tapınak'ın M.S. 70 yılında yıkılmasının ardından bu mezhepler de yok olmuştur.Etter ødeleggelsen av templet i år 70 e.Kr., forsvant de fleste av disse grupperingene, bortsett fra to.
Savaş sonra sütun Fransızlar tarafından yıkılmak istenmiş fakat İngiliz ve Amerikalılar bunu veto etmiştir.Etter 2. verdenskrig ønsket Frankrike å få søylen fjernet, men USA og Storbritannia godtok ikke dette.
Van'ın merkezinde Ekim ve Kasım 2011'de iki yıkıcı deprem meydana gelmiştir.Denne landsbyen ble rammet av to store jordskjelv i april og mai 2015.
Birçok bina restore edildi veya yıkıldı.Flere bygninger og konstruksjoner har overlevd, eller er blitt rekonstruert.
David ona Lincoln’e gitmeyeceklerini söyler, Woody yıkılır.David memberitahu bahwa mereka tidak pergi ke Lincoln, di mana Woody jatuh.
Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın; Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!Digit puluhan, dengan pangkat SATU (1), begitu pula dengan digit ratusan, ribuan, dan seterusnya.
Yıkılmış tahkimatlar da Edessa, Batnae ve Amida'da tamir edildi.Pada saat yang sama, perbentengan yang rusak juga diperbaharui di Edessa, Batnae dan Amida.
Açıkhava tiyatrosu 141 yılında bir depremde yıkılmış fakat daha sonra tekrar yapılmıştır.Teater semi-sirkular hancur dalam gempa bumi pada tahun 141, tetapi dibangun kembali sesudahnya.
Filler saldırgan davranış nöbetleri sergileyebilir ve insanlara karşı yıkıcı davranışlara girebilir.Gajah dapat menunjukkan perilaku agresif dan melancarkan tindakan yang destruktif terhadap manusia.
1989 Loma Prieta depremi, Körfez Bölgesi'nde yıkıma ve yaşam kayıplarına neden oldu.Gempa bumi Loma Prieta 1989 mengakibatkan kehancuran dan korban jiwa di seluruh Wilayah Teluk.
Stad, eskiden yıkılmadan önce Kirov Stadı'nın bulunduğu alana inşa edilmektedir.Stadion ini dibangun pada lokasi dimana lokasi Stadion Kirov sebelum dihancurkan.
"Yedi güneş"in ardından dünyanın son yıkımı gerçekleşecektir.Kehancuran terakhir dunia maka akan datang melalui munculnya tujuh matahari.
Chazelle harabe olmuş ya da belki de yıkılmış ''eski L.A.'' yerleri için keşfe çıktı.Chazelle mencari "kota tua Los Angeles" yang terabaikan atau tinggal reruntuhan.
“Size doğrusunu söyleyeyim, burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!”Tidak satu batupun akan dibiarkan terletak di atas batu yang lain, semuanya akan diruntuhkan."
İsrail yönetimi, Şalit’e bir zarar gelmesi durumunda, “Gök kubbenin yıkılacağı” tehdidinde bulundu.Pemerintah Israel juga telah mengancam bahwa "langit akan runtuh " bila Shalit dilukai.
Sonunda şehir terk edildi ve yıkıldı.Pada akhirnya kota ini ditinggalkan dan menjadi reruntuhan.
Fakat hem liman, hem de fabrika II. Dünya Savaşı'nda yıkıldı.Baik pelabuhan dan pabrik hancur selama Perang Dunia II.
Şehirdeki binaların dörtte üçünün tamamen yıkıldığı bildirildi.Empat dari 5 kota itu kemudian hancur total.
Kilise, II. Dünya Savaşı'nda Dresden Bombardımanı sırasında tamamen yıkıldı.Frauenkirche di Dresden dihancurkan pada saat pengeboman Dresden pada saat Perang Dunia II.
Bu 5 devletçik Livonya Savaşı (1558-1582) sırasında yıkıldı.Konfederasi Livonia dinyatakan bubar segera setelah Perang Livonia (1558–1582).
Labienus'un süvarileri tahkimatların yıkıldığı yerlerin savunmalarına destek olmaya gönderildi.Pasukan berkuda Labienus ditugaskan mendukung pertahanan kawasan di tempat yang garis pertahanannya ditembusi.
Birçok bina restore edildi veya yıkıldı.Banyak gereja dibangun atau dipulihkan.
Gaz ayrıca korneanın hızlı yıkımı ile körlüğe neden olabilir.Gas ini juga dapat menyebabkan kebutaan dengan merusak kornea mata dengan cepat.
Biz onları yıkıma uğrattık.Kami telah membinasakan mereka karena sesungguhnya mereka adalah orang-orang yang berdosa."
En az 55.000 ev yıkıldı.Sekitar 85.000 rumah hancur.
Şehir pek çok yıkımlara katlandı.Kota banyak mengalami kerusakan.
4 Eylül Salı yangının neden olduğu yıkımın en üst düzeye çıktığı gündür.Selasa, 4 September, adalah hari kehancuran terbesar.
Breslau Kuşatması sırasında ev ev yürütülen yıkıcı sokak çatışmaları olmuştur.Pengepungan Breslau terdiri dari pertempuran jalanan dari rumah-ke-rumah yang merusak.

İlgili Sayfalar