yıkı ile cümle

yıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kent yüzyıllar boyunca yıkılıp, tekrar tekrar inşa edilmiştir.Na przestrzeni wieków miasto było wielokrotnie niszczone i odbudowywane.
Bugün kendi kaderine terk edilen kale yıkık durumundadırObecnie opuszczony popada w ruinę.
Biz yıkımlardan hiç mi hiç korkmuyoruz.Nie jesteśmy też zastraszeni w celu uległości.
Suriye İç Savaşında evleri yıkıldı.W czasie wojny domowej w Syrii jego dom został ostrzelany.
Sovyetlerin yıkılışından sonra şirket finansal problemler yaşadı.Po rozpadzie Związku Radzieckiego miasto przeżywało znaczne trudności ekonomiczne.
Ayrıca binlerce yapı ya yıkılır ya da hasar görür.Uszkodzeniu lub zniszczeniu uległy tysiące budynków.
Berlin Ablukası Berlin Duvarı Berlin Duvarının YıkılışıSprawozdawał na żywo upadek Muru Berlińskiego.
Bu nedenle bu tapınak yıkılmadan, fazla değiştirilmeden günümüze kadar kalabilmiştir.W takim kształcie świątynia pozostała niezmieniona do dnia dzisiejszego.
Bu çekimlerin yapıldığı evin yıkılmasına karar verilmişti.Kazał nawet niszczyć domy, w których odbywały się takie zgromadzenia.
2003'te parkın çevresindeki duvarlar yıkıldı.W 2003 powstał odcinek muru w tym rejonie.
Ana madde: Katrina Kasırgası 2005'te yaşanan Katrina Kasırgası kentte büyük yıkıma yol açmıştır.Ośrodek został przebudowany po zniszczeniach spowodowanych przez huraganu Katrina w 2005 r.
Katedral 1666 yılında çıkan Büyük Londra Yangını'nda bütünüyle yıkıldı.Katedra spłonęła ostatecznie podczas wielkiego pożaru Londynu w 1666 r.
1508 yılında Akkoyunlular tamamen yıkıldı.W 1508 roku rzeźby były już gotowe.
Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır.Politycy oskarżyli go o błędy w zarządzaniu państwem.
1970'lerde bina yıkıldı.Budynek rozebrano w latach 70.
Hopiler dünyanın üç kez yıkım geçirmiş olduğuna inanırlar.Indianie wierzyli, że świat zostanie czterokrotnie zniszczony.
Hazırlık topçu ateşinin etkisi yıkıcı oldu.Zniszczono je ogniem artylerii.
Tiyatro yıkılmıştır.Teatr zamknięty.
II. Dünya Savaşı boyunca kapı tahrip oldu ama tamamen yıkılmadı.Podczas II Wojny Światowej tor został całkowicie zniszczony i nigdy nie został odbudowany.
840 yılında Kırgız Türkleri tarafından yıkıldılar.Około roku 860 zostało splądrowane przez duńskich najeźdźców.
Savaştan sonra şehrin neredeyse tamamı yıkıldı.Po wojnie niemal całkowicie zapomniany.
Selçuk'taki Artemis Tapınağı yıkıldı.W Karnaku zburzono świątynię Echnatona.
II. Viyana Kuşatması hemen hemen tamamı yıkılmıştır.Całkowicie zniszczona została węgierska 2.
Bu platform 1990'ların sonlarına kadar kullanıldı, ancak yıkıldığı 2012 yılının başlarına kadar kaldı.W latach 90. uległa ona awarii i nie działała do roku 2012.
Bu süre zarfında okulun binası yıkılıp, yeni bina inşa edildi.Sytuacja uległa poprawie po przeniesieniu szkoły do nowego budynku.
2010 yılında fuar alanında bulunan "yuvarlak köşk" yıkıldı.W 2010 roku w pobliżu wybudowano boisko „Orlik”.
Bu tarihi baca günümüze dek yıkılmadan kalabilmiştir.Według legendy, nigdy nie wyschła od jej wykopania do dziś.
Polis duvarı yıkınca, kadının cesedini ve cesedin kafasının üzerinde oturan kediyi bulur.Zaalarmowana policja burzy mur i znajduje ciało żony.
Söz konusu okul daha sonraki dönemlerde yıkılmıştır.Szkoła w następnych latach upadła.
Bu inşaatta kilisenin kuzeye bakan kısmı yıkılmış.Podczas prac remontowych, od północnej strony kościoła, została dobudowana zakrystia.
Patlamada bir kadın öldü ve bir bina yıkıldı.W efekcie śmierć poniosło jedno dziecko, a jeden z budynków uległ zniszczeniu.
Birden Anjali’nin bütün dünyası yıkılır.Świat Nishiego zawalił się.
Türk birliği yıkıntı halindeki kaleye girdi.Na skutek wojen zamek popadł w ruinę.
Yüz bin kerpiç ev büyük hasar gördü ya da yıkıldı.Około 100 budynków zostało zniszczonych lub poważnie uszkodzonych.
Şehir savaş ile yıkılmıştır.Miasto podupadło podczas wojny.
Sobek: Sular Tanrısı Sekhmet: Savaş ve yıkımın tanrıçasıdır.Mangala – jako bóstwo, jest bogiem sporu, zniszczenia i wojny.
Bir istasyon ise yıkıldı.Dworzec został wyburzony.
Her şeyleri yıkılmış.Poza tym wszystko zostało zniszczone.
Bazı kerpiç yapılar yıkıldı.Część drewnianych zabudowań została rozebrana.
2005 yılının yaz aylarında Eski Açık tribün yıkılarak yeniden yapıldı.Latem 2010 przystąpiono do gruntownej renowacji Starego Rynku.
Falcılar bunu kötüye yorarak doğacak çocuğun bütün şehri yıkımına sebep olacağını söylemişler.Myśleliście, że życie, które postanowiliście zagasić, to tylko życie nędznego chłopaka.
Antik çağ bağlantıları zamanla yıkılırken 1955 yılında dolgu alanlar yapıldı.Wkrótce jednak Związek popadł w coraz większe kłopoty finansowe, rozpadając się w 1953 r.
2012 yılında yıkılmıştır ve yeniden portatif olarak yapılmıştır.W roku 2012 została unowocześniona i przekształcona w portal.
Tom arabayı yıkıyor.Tom myje samochód.
Çoğu kimse Visby'yi "güllerin ve yıkıntıların kenti" olarak tanımlar.Visby kallas ”rosornas och ruinernas stad”.
20. yüzyılda kayalık yıkılmaya başladı, ancak 1960'lı yıllarda Francisco Prat Puig tarafından restore edildi.Under 1900-talet förföll fästningen, men restaurerades under 1960-talet av Francisco Prat Puig.
Ey ulusları ezip geçen, nasıl da yere yıkıldın!Hur har du inte blivit fälld till jorden, du folkens förgörare.
Eski okul binası, günümüzde yıkılmıştır.Det gamla skolköket är numera rivet.
1987'de son mahkûm Rudolf Hess'in ölümünün ardından yıkılmıştır.Fängelset revs när den sista fången, Rudolf Hess, dog 1987.
Böylece Rusya’da monarşi rejimi yıkıldı.Därmed avslutades den ryska monarkin.
Bu süreç Taliban rejiminin 2001'de yıkılmasına kadar sürdü.Aktiviteten har ökat sedan Talibanregimen störtades 2001.
Daha sonra Maraton Tribün yıkıldı.Marathon blev senare till en trilogi.
Biri yıkık durumdadır.En ligger vid Svista.
Mısır'ın yedinci belası yıkıcı bir fırtınaydı.Vid den sjunde drabbade en hagelstorm Egypten.
Persler bu isyanı çok şiddetle bastırmış ve Miletos'i yakıp yıkıp ağır cezalandırmışlardır.Erinyerna tänktes förfölja missdådare och driva dem till vansinne.
21 Şubat 1644 tarihinde gerçekleşen Büyük Yangın'da katedral dahil olmak üzere 83 dini bina yıkıldı.21 februari 1644, förstörde den stora branden 83 religiösa byggnader, däribland katedralen.
29 Nisan 1999'da NATO'nun Yugoslavya'yı bombalaması sırasında yıkıldı.Masten förstördes den 29 april 1999 vid Natos flygbombningar av Jugoslavien.
Pirus zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer.En pyrrhusseger är en dyrköpt seger, en seger med stora egna förluster.
Bu yapıların yıkılması ise yeni rejimin zaferi gibi kabul edilmişti.På så sätt säkrades erövringen genom den nya strukturen.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya büyük bir yıkıma uğramıştı.Efter andra världskriget stod Tyskland inför gigantiska problem.

İlgili Sayfalar