yıkı ile cümle

yıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tang ve Tibetliler arasındaki çatışmalar Tang Hanedanlığı yıkılana dek devam etmiştir.Het bezit van het gebied werd een twistpunt tussen Tibetanen en de Tang-dynastie.
Kudüs'teki İkinci Tapınağın Romalılar tarafından yıkılmasıyla Yahudilikteki kurban sunumları son buldu.De tweede Joodse Tempel in Jeruzalem wordt door de Romeinen vrijwel met de grond gelijk gemaakt.
Rusya'ya Azak Kalesi yıkılıp verildi.Het Russische Rijk was namelijk ineengestort.
Bu süreç Taliban rejiminin 2001'de yıkılmasına kadar sürdü.De samenwerking bestond tot aan de scheuring van de Volksunie in 2001.
1401 - Caminin yıkılıp katedralin inşa edilmesine karar verildi.1171 werd gebouwd, maar plaats moest maken voor de kathedraal.
O arabayı yıkıyor.Hij is de auto aan het wassen.
1456'de bir deprem sonucunda yıkıldı.W 1456 przeżyło trzęsienie ziemi.
Müttefik bombardımanında 7.600 ev yıkıldı ve 550 kişi öldü.Podczas bombardowania wojsk alianckich zniszczono 7600 domów i zabito 550 mieszkańców.
Büyük Babil yıkıldı!Upadł Babilon Wielki!
Dragon Age: Origins, Thedas'daki Beşinci Yıkım'ın arefesinde başlar.Dragon Age: Początek rozpoczyna się na początku piątej Plagi.
Çarpıldıklarında yıkılmayacak biçimde olup, en içteki üç kulvara yerleştirilmişlerdir.Następnie wycofywały się, a w ich miejsce wchodziły następne trzy szeregi.
Yıkılan şehir çok hızlı bir şekilde yeniden inşa edildi.Zniszczone miasto zostało jednak szybko odbudowane.
20. yüzyıl Gazze'de 1903 ve 1914'teki iki yıkıcı depremle başladı.XX wiek rozpoczął się od dwóch niszczycielskich trzęsień ziemi w roku 1903 i 1914.
Stadyum 1953'te yıkıldı ve yerine Stadio Flaminio yapıldı.Został wyburzony w 1953, w jego miejscu w 1957 powstał Stadio Flaminio.
Konstantinopolis bu sıralarda terk edilmiş ve yıkık dökük bir durumdaydı.W tym okresie Konstantynopol był wyludniony i zrujnowany.
İsrail yönetimi, Şalit’e bir zarar gelmesi durumunda, “Gök kubbenin yıkılacağı” tehdidinde bulundu.Tymczasem przedstawiciele izraelskich władz zagrozili, iż „niebo runie”, jeżeli Szalitowi stanie się krzywda.
1906 Jewish Encyclopedia'ya göre, "Sayıları 4000 olan, 1500 aileden fazla Yahudi bir günde yıkıldı."Według Jewish Encyclopedia, „W jednym dniu zginęło ponad 1500 żydowskich rodzin, w liczbie 4000 osób”.
1977: Allan Maxam ve Walter Gilbert "Kimyasal yıkım ile DNA dizilemesi" adlı makalelerini yayımladılar.1977 – Allan Maxam i Walter Gilbert ogłaszają publikację pt. Sekwencjonowanie DNA przez chemiczną degradację.
"Balkanların tek kemerli en büyük Osmanlı taş köprüsü yıkıldı". zaman.com.tr.Czy wiesz, że najstarszy żelazny most w Europie znajduje się na Opolszczyźnie? (pol.). czywiesz.pl. .
1018 yılında Birinci Bulgar İmparatorluğu yıkıldı.W 1018 imperium upadło.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.Rozpoczęła się budowa Muru Berlińskiego.
Köprü yıkılır.Wyparł MOST.
Diğer birçok bina yıkıldı veya yapısal hasar gördü.Wiele domów uległo zawaleniu lub poważnym uszkodzeniom konstrukcyjnym.
1758 yılında inşa edilen Sinagog, Kristal Gece'de, Kasım 1938 yılında yıkıldı.Synagoga została spalona podczas nocy kryształowej w listopadzie 1938 roku.
Yöreye ait eski ahşap işlemeli evlerin pek çoğu yanmış veya yıkılmıştır.W większości drewniane domy zostały spalone lub zniszczone.
1955'te tamamlandı, 1962'de yıkıldı.Ukończony został w 1955, zburzony w 1962.
Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal!Do be quiet, please! → Będźże cicho!
Hohenschönhausen ve Lichtenberg Berlin Duvarı yıkılmadan önce Doğu Berlin'de bulunuyordu.Lichtenberg i Hohenschönhausen należały do Berlina Wschodniego w czasach podziału Niemiec.
Geldikleri köprünün yıkıldığını görür.Most, po którym szli zawala się.
Birçok bina restore edildi veya yıkıldı.Wiele budynków jest zniszczonych lub zrujnowanych.
Günümüze sadece yıkıntıları ulaşmıştır.Do naszych czasów dotrwały tylko ruiny.
Kulüp Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra faaliyetlerini durdurdu.Po rozpadzie ZSRR klub zaprzestał działalność.
Şehrin köprü ve katedralinin kubbesi yıkılmış olmasına rağmen Barok mimârî örnekleri ayakta kaldı.Chociaż uszkodzone zostały most oraz kopuła katedry, większość budynków architektury barokowej zachowała się.
(O kendini yıkıyor.)(Chcesz się umyć?).
Yüzlerce ev yıkıldı.900 domów zostało zniszczonych.
1552'de Kazan'ın işgal edilmesi sırasında Korkunç İvan tarafından yıkıldı.W 1552 roku, podczas natarcia na Kazań, został zburzony przez Iwana Groźnego.
1806'da imparatorluğun yıkılışından sonra Wettin elektörleri Saksonya Kralı unvanını aldı.Po upadku Cesarstwa w 1806 roku, Wettynowie przyjęli tytuł króla Saksonii.
Yıkılsın ağalık, yaşasın Cumhuriyet!Ucisz mnie pocałunkiem Cześć, Księżniczko!
Kentte bulunan altı sinagog yıkıldı.Na miasto spadło sześć rakiet.
İnkaların yıkılmasından sonra bölge İspanyol egemenliğine geçmiştir.Po likwidacji zakonu państwo przeszło we władanie ówczesnej Hiszpanii.
Bombardıman sonucunda 8000 kişi öldü ve şehrin büyük bir kısmı yıkılmıştır.W wyniku bombardowań zginęło 20 tys. osób, a centrum miasta zostało zniszczone.
MÖ 31 Yahudiye'de yıkıcı bir deprem.Wiosną 31 pp. n.e. w Judei doszło do trzęsienia ziemi.
Ancak yapısal anlamda yıkık ve virane durumundadır.Jest to przestarzała konstrukcyjnie i w złym stanie technicznym.
Büyük Kuzey Savaşı boyunca Valmiera yıkıldı ve 1702 yılında tamamiyle yandı.Podczas wielkiej wojny północnej Wolmar był zniszczona i spalona w 1702.
Ama yine de buraların yıkılmalarına engel olamadı.Jednak nie uchronili go przed zniszczeniem.
Köprü yıkılmadan önce tek yönlü olarak hizmet vermekteydi.Przed otwarciem mostu w tym miejscu kursował prom.
Daha sonra yıkılarak yerine evler yapılmıştır.Budowano domy murowane zamiast drewnianych.
Böylece Kuzey Kore Geçici Halk Komitesi yıkıldı.Flaga Tymczasowego Komitetu Ludowego Korei Północnej.
Kilisenin çatısı yıkıldı.Spłonął tylko dach kościoła.
İlk iki kilise isyanlar sırasında yıkılmıştır.Obydwie cerkwie zostały porzucone w czasie bieżeństwa.
1974 yılında, eski bina yıkılmıştır.W 1944 r. dotychczasowy budynek uległ zniszczeniu.
Buffy ise yıkılmış bir şekilde Sunnydale'i terk eder.W rezultacie pan Dursley postanawia wyjechać w jakieś odludne miejsce.
Havanlarla yıkılan duvarları yerle bir oldu.Przestrzeń pomiędzy murami wypełniono ziemią.
İşgal 8,5 ay sürmüş, bu arada şehir yağma edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.W okresie do 1648 r. miasto było wielokrotnie szturmowane, plądrowane i podpalane.
Kubbesi ve onu çevreleyen duvarların bir kısmı 1950'lerde yıkılmıştır.Brama i część murów zostały zrekonstruowane w latach 60.
Bu yıkımı önlemenin yolu ise Hitler'i durdurmaktır.Mogłoby to zapobiec przejęciu władzy przez Hitlera.
Bugün bir yıkıntı halindedir.Dziś jest ruiną.
Heykel MÖ 225 veya 226'daki bir depremde yıkılmış, birkaç asır yan yatmış halde kalmıştır.Posąg został zniszczony w 227/226 pp. n.e., w wyniku trzęsienia ziemi.
Motor fabrikanın binası yıkıldı.Projekt budowy elektrowni został przerwany.
Ey sen, yıkılası Babil kızı, Bize yaptıklarını Sana ödetecek olana ne mutlu!O wy, możni panowie, napęczniali pychą, Jakże jest wobec Baytla wasza godność lichą!

İlgili Sayfalar