yıkı ile cümle

yıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bunlarda da ağır yıkımlar verilmiştir.Daarin waren ze zeer standvastig.
Fabrika yıkıldı; kükürt ocakları betonla kapatıldı.De installaties werden afgebroken en de putten werden afgedekt met beton.
Ancak o da yıkılmış yerine Ateş Pare sitesi yapılmıştır.Daar hij echter niet aanwezig was werd in zijn plaats een pop verbrand.
Bu gerçekten bir yıkımdı..Het werd een ware slachting.
Binlerce insan yıkıntılar altında gömülü kaldı.Honderden mensen werden bedolven onder het puin.
İkinci Tapınak'ın M.S. 70 yılında yıkılmasının ardından bu mezhepler de yok olmuştur.Na de vernietiging van de Tweede Tempel in 70 verdwenen de meeste sektes.
Yıkımların olması kararlaştırıldı.Hierbij werden vernielingen aangericht.
Aksine savaşın yıkıcılığını konu edinmişti.Het doorstond de oorlogsverwoestingen.
Sepet içinde bir bebek yıkıntıların hemen dışında terkedilmiştir.In de doos spartelt een baby.
Bu yenilgi, Wehrmacht için neredeyse bir yıkımdı.Dit was op zich al een ernstige nederlaag voor De Witt.
İzlanda'daki Hekla yanardağı patladı, birçok yerleşim yeri yıkıldı.Vanwege de vulkaanuitbarsting op IJsland waren nog veel luchtvelden gesloten.
2009'da tamamlandı ve yıkıldı.In 2009 is de boom gestorven en gekortwiekt.
Krallık yıkıldı.Het koninkrijk werd ontbonden.
Fakat hem liman, hem de fabrika II. Dünya Savaşı'nda yıkıldı.De haven en de kledingfabriek werden gedurende de Tweede Wereldoorlog verwoest.
Oluşan lav akıntısı nedeniyle 35 ev yıkıldı.Op het hoogtepunt reden er door de ondergrondse 35 tramlijnen.
Yani metabolizmanın yıkım aşamaları olarak da genellenebilir.Het kan ook de vorming van toxische fase 1 metabolieten juist vertragen.
Yüz bin kerpiç ev büyük hasar gördü ya da yıkıldı.Een tiental huizen raakte zwaar beschadigd of werden totaal verwoest.
Birçok bina restore edildi veya yıkıldı.Veel woningen zijn gesloopt of gerenoveerd.
1990 yılında eski bina yıkılmıştır.In 1990 werd het Oude Raadhuis gerestaureerd.
İkinci Dünya Savaşında yıkıma uğramıştır.In de Tweede Wereldoorlog vernietigd.
O dönemde Mustafapaşa Köyünde yıkılmak üzere olan birçok tarihi eseri de kendi çabalarıyla kurtarmıştır.Veel van de werken uit zijn conservatoriumtijd vernietigde hij zelf.
Bu devlet, 955 yılında Germenler tarafından yıkıldı.Deze kerk werd in het jaar 954 verwoest door de Hongaren.
Amiens 2. Dünya Savaşı'nda da savaş alanı olmuş ve şehrin yaklaşık % 60'ı yıkılmıştır.Tijdens de Tweede Wereldoorlog nam het Rode Leger de stad in en verwoeste zo'n 40% van de stad.
Ayrıca önemli yapılar ve anıtmezarlar yıkılmıştır.Openbare gebouwen en monumenten werden ook vernield.
Diğer 10 kabile ise Asur krallığı tarafından yıkılan krallıklarından sonra, birkaç yüz yıl önce dağılmışlardı.Eharon was net als de andere tien naties van na het Breken een koninkrijk.
Köşk Abdülaziz devrinde demiryolu inşatı sırasında yıkıldı.Het dorpje verdween zo onder de spoorwegberm.
II. Dünya Savaşı sırasında buradaki yapıların çoğu büyük hasar gördü ya da yıkıldı.Tijdens de Tweede Wereldoorlog raakten vele bouwwerken in Tiel beschadigd of verwoest.
1936 yılında okulu genişletmek için yakınında yer alan bazı yapılar yıkılmıştır.Voor de bouw van een school in 1936 werd een groot stuk grond onteigend.
Ama yine de buraların yıkılmalarına engel olamadı.Dat verhinderde niet dat ze door hen vernietigd werden.
Yeri bilinmeyen saray 17. yüzyılda yıkılmıştır.De burcht werd verwoest in de 17e eeuw.
Yugoslavya yıkıldı.Macedonië debuteerde.
Bina çarpmadan 102 dakika sonra yıkıldı.Het gebouw kwam kort na 2000 leeg te staan.
(O, onu (başkasını) yıkıyor.)(Piti) naar hem verwijzen.
Daha sonra duvar yıkılmıştır.Het pand is daarna gesloopt.
'Karakolların hepsi yıkılmalıdır.Alle woningen moesten worden afgebroken.
Sinema binası, 20 Mayıs 2013 tarihinde tamamen yıkılmıştır.Dit Visitors Centre is op 20 mei 2013 door brand verwoest.
1758 yılında inşa edilen Sinagog, Kristal Gece'de, Kasım 1938 yılında yıkıldı.De Nieuwe Synagoge die in 1896 gebouwd werd, werd verwoest tijdens de Kristallnacht in 1938.
Yine bu esnada Gelibolu istihkâmları da yıkıldı.En dat heeft de narcoticabrigade nu weer eens gemist.
1508 yılında Akkoyunlular tamamen yıkıldı.In 1580 werd het kloostergebouw volledig vernield.
Söz konusu okul daha sonraki dönemlerde yıkılmıştır.Het pand van deze voormalige school werd later gesloopt.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hutten, officiële gebouwen, tempels en stadswallen stortten plots in."
Feodalizm, Avrupa'daki ekonomik dengelerin değişmesiyle yıkılmıştır.Pruisen dreigde nu het machtsevenwicht in Europa te verstoren.
Bu 5 devletçik Livonya Savaşı (1558-1582) sırasında yıkıldı.Het werd in de Lijflandse Oorlog (1558-1583) echter verwoest.
Rasathanesi 1580'de yıkıldı.Deze stins werd in 1580 afgebroken.
Raoul'un silahından çıkan ses tüm yeraltı mahzeninin yıkılmasına yol açar.Grievous' organen vatten vlam, waardoor de Generaal van binnenuit vernietigd werd.
Şehirde bulunan kültürel yapıların %60'ı hasar görüp yıkıldı.Negentig procent van de bebouwing op het eiland raakte beschadigd of werd verwoest.
II. Dünya Savaşı'nda yine yıkıldı ve tekrar inşa edilmesi gerekti.Deze is in de Tweede Wereldoorlog verwoest en later weer opgebouwd.
Diğer yandan İtalya’daki savaş Fransa için tam bir yıkım olmuş, hatta Fransa kralı esir düşmüştür.Later voerde hij vooral oorlog in Italië voor de Franse koning tegen de keizer.
1817 yılında çıkan yangında yıkılan Ulusal Tiyatro'nun kalıntıları üzerine yapılmıştır.Het werd opgetrokken rond de ruïnes van het Nationale Theater, dat in 1817 door een brand werd verwoest.
Mağara girişlerinde, bodrum ve yıkık bina kalıntılarında bulunurlar.Ze leven bij ingangen van grotten, kelders en verwoeste gebouwen.
Sonunda şehir terk edildi ve yıkıldı.Uiteindelijk zou de stad verlaten en vergeten worden.
Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla Ku'damm'ın önemi azalmaya başladı.Met de val van de Berlijnse Muur komt haar identiteit echter aan het licht.
Sonuç yıkıcıydı.De gevolgen waren verwoestend.
Karakiraz mahallesi(aşağı köy)ndeki cami 2007 yılında yıkılarak tekrar yapılmıştır.Bij de volgende stembusgang (2007) gaat de extra vertegenwoordiging opnieuw verloren.
1880 yılının Haziran ayında kilisenin tamamen yıkılmasına karar verildi.In het midden van de jaren 1880 werd de hele kerk afgebroken.
Bu böyle sürüp gidemez, yıkılıp gidecektir bütün bunlar.Was dit er niet, dan zou alles uitsterven.
Daha sonra otel yıkılarak yeniden yapıldı.Later werd het hotel precies afgewerkt.
Ebu Hanife'nin türbesini yıkıp mezarını açıp kemiklerini yaktılar.Wyclifs graf moest worden opengebroken, en diens resten verbrand.
Medrese bilindiği kadarıyla 3 kere yıkılmıştır.Susa is ten minste driemaal vernietigd in haar historie.
Neredeyse tüm kiliseler yıkılmış ve eşyaları yakılmış.Vrijwel alles wat in de kerk stond verbrandde.

İlgili Sayfalar