yıkı ile cümle
yıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
8. yüzyılda bu krallık yıkıldı.سقطت هذه المملكة في القرن الحادي عشر.
Çok sayıda bina yıkıldı, yüzlerce insan öldü ve yaralandı.بعض الناس فقدوا أو جرحوا أو فقدوا مئات المنازل.
Bu böyle sürüp gidemez, yıkılıp gidecektir bütün bunlar."لا أحد يتحرك، كل شيء سيكون على ما يرام.
Savaşın sonu Almanya açısından bir yıkım oldu.وبدأت الحرب في شكل كارثة لرومانيا.
O, arabasını yıkıyor.هو يغسل سيارته.
Bazı hasarlı binalar yıkıldı - Veryansın TV".20 Feb 2023.
Sıbyanı ise yıkılmıştır.Porém, parte da sua obra perdeu-se.
İran efsanesine göre, bu kuş o kadar yaşlıdır ki dünyanın yıkılışına üç kez tanık olmuştur.Lendas iranianas consideram a criatura tão velha que viu a destruição do Mundo por três vezes.
Yıkımların çoğunu yapan polislerdi.Era a polícia que estava fazendo a maior parte da destruição.
"Madonna her şeyi kendi çıkarı için yıkıyor."Madonna subverte tudo para seu próprio ganho.
Çoğu kimse Visby'yi "güllerin ve yıkıntıların kenti" olarak tanımlar.Alguns aficcionados chamam Visby a "cidade das rosas e das ruínas".
Kentte bulunan altı sinagog yıkıldı.As seis sinagogas da cidade foram destruídas.
2002 yılında Ni, komşusunun evinin yıkımını filme çekerken tutuklandı.Em 2002, a advogada foi presa enquanto filmava a destruição da casa de um vizinho.
Müttefik bombardımanında 7.600 ev yıkıldı ve 550 kişi öldü.Bombardeios aliados destruíram 7 600 residências e mataram 550 habitantes.
İç savaş Finlandiya halkı için tam bir yıkım olmuştur.A Guerra Civil foi uma catástrofe para a nação finlandesa.
1939 ve 1944'teki seller, Triesting nehri tarihindeki en yıkıcı selleridir.As cheias em 1939 e 1944 foram as mais destrutivas na história do rio Triesting.
(O kendini yıkıyor.)(O homem jovem está lavando roupa.)
Ey ulusları ezip geçen, nasıl da yere yıkıldın!Como foste lançado por terra, tu que debilitavas as nações!
1966'dan 1971'e kadar Yasak Şehre açılan bütün kapılar, onu daha çok yıkımdan korumak için kapandı.Entre 1966 e 1971, todos os portões da Cidade Proibida foram selados, salvando-a de mais destruições.
Ağaç yıkıldığında 30 m yüksekliğindeydi ve yaşının 150 ile 400 arasında olduğu tahmin edilmekteydi.A árvore tinha mais de 30 metros de altura e estimava-se que tivesse entre 150 e 400 anos quando caiu.
Sonraki yüzyıllar boyunca Berndorf, Macarlar ve Osmanlılar tarafından yıkıldı.Ao longo das décadas seguintes, Berndorf foi atacada por Magiares e Otomanos.
Whedon bu fikri yıkıp kahraman olan birisini yaratmak istedi.Whedon queria "subverter essa ideia e criar alguém que seja um herói."
Halk bu yıkımdan korktu ve harekete geçti.O povo estava chocado com a devastação e entraram em ação.
Bu yapı sallanmaya başladığında ordu da yıkılmaya başladı.Uma vez que isto começou a esfiapar, o exército também logo começou a cair.
Premier League maçlarına ev sahipliği yapan dokuz stadyum artık yıkıldı.Nove estádios de futebol onde ocorreram jogos da Premier League já foram demolidos.
Bu 5 devletçik Livonya Savaşı (1558-1582) sırasında yıkıldı.Todos os cinco Estados da Confederação da Livônia deixaram de existir durante a Guerra da Livônia (1558 - 82).
Ölümünün hemen ardından Spandau hapishanesi, bir neo-Nazi türbesi haline gelmesini önlemek için yıkılmıştır.Após a sua morte, a prisão foi demolida para evitar que se tornasse um local de culto neo-nazi.
Bina 1972-1978 yıllarında, daha önce yıkılmış olan apartmanların yerine inşa edilmiştir.O edifício foi construído entre 1972 e 1978 em local onde antes havia residências, previamente demolidas.
Bu köy içinde biraz yıkık görünüşlü kulübede Czipra adında bir yaşlı çingene kadın yaşamaktadır.Em uma cabana especialmente vergonhosa vive uma velha cigana chamada Czipra.
Sonuç yıkıcıydı.O resultado foi devastador.
Çekimler sırasında şiddetli fırtına ağaçların çalışanların etrafına yıkılmasına neden oldu.Durante as filmagens, ocorreu uma forte tempestade, derrubando árvores em torno deles.
Havanlarla yıkılan duvarları yerle bir oldu.As nuvens que cobriam o céu desapareceram.
Berlin Ablukası Berlin Duvarı Berlin Duvarının YıkılışıMuro da Cisjordânia Muro de Berlim wall
Asıl ağaç 9 Ekim 1942'de uzun süren bir düşüşün ardından yıkıldı.O carvalho original caiu na noite de 9 de outubro de 1942, após um longo período de declínio.
Ey sen, yıkılası Babil kızı, Bize yaptıklarını Sana ödetecek olana ne mutlu!Ó filha de Babilônia, que hás de ser destruída, Feliz será aquele que te retribuir Conforme nos fizeste a nós.
Ancak, bu varsayım yıkılabilir.Esta suposição pode ser enfraquecida.
Bu kuyruk çekirdekten ihracı ve çevirimi sağlar, ayrıca ökaryotlarda mRNA'yı yıkımdan korur.Esta cauda promove a exportação do núcleo e tradução, além de proteger o mRNA de degradação.
1880 yılının Haziran ayında kilisenin tamamen yıkılmasına karar verildi.Em julho de 1880 um acordo foi feito para demolir a igreja completamente.
Soublaion kalesi yıkıldı ama çok daha önemli olan Dorlion kalesi ise yıkılmadı.A fortaleza de Súbleo foi arrasada, mas Dorileia, muito mais importante, não foi.
Yüzlerce ev yıkıldı.Milhares de casas foram destruídas.
1949 - Ekvador'da deprem: 50 köy yıkıldı, 6.000'den fazla kişi öldü.1949 — No Equador, um sismo destrói 50 cidades e mata 6 000 pessoas.
En ünlü Yahudi eğitim kurumları kapatılmış, her yerde sinagoglar yıkılmıştır.A maioria das instituições educacionais judaicas foram fechadas e as sinagogas destruídas.
Stadyum 1953'te yıkıldı ve yerine Stadio Flaminio yapıldı.Foi demolido em 1953 dando lugar ao Estádio Flamínio.
Avrupa tarihinin en uzun ve yıkıcı savaşlarından birisidir.Foi um dos cercos mais longos e destrutivos da história das guerras.
Günümüze sadece yıkıntıları ulaşmıştır.Hoje restam apenas ruínas.
Ben de oyumu kullanıyorum #YıkılKarşımdan".Eu simplesmente escrevo quando estou deprimido."
Ancak fazla eski olup kullanışlı olmadığı gerekçesiyle yıkım kararı alındı.De qualquer forma, é difícil decidir por falta de formas suficientemente antigas.
Biz onları yıkıma uğrattık.Então, vamos então dispersá-los e destruí-los."
Kirlilik ile birleşen doğal alanların bu şekildeki yıkımı, yerel biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir.A poluição e a erosão dos habitats naturais ameaçam destruir a biodiversidade da região.
İglo, kışın sonuna kadar yıkılmadan kalır.Floresce preferencialmente no final do inverno.
Kadı da recmedilmelerine hükmetti ve evin bu ikisinin uzerine yıkılmasına karar verdi.Ele foi levado para Cesareia, na Capadócia, onde os dois pretendiam terminar de criá-lo.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Combates cruéis aconteciam em cada rua, sótão, fábrica ou porão de cada casa ou construção.
"Yedi güneş"in ardından dünyanın son yıkımı gerçekleşecektir.A destruição derradeira do mundo virá então através de sete sóis.
Bazı kerpiç yapılar yıkıldı.Plantações inteiras foram arrasadas.
Her şeyleri yıkılmış.Tudo foi destruído.
79: Pompeii ve Herculaneum Vezüv Yanardağı'nın patlaması ile yıkılmıştır.0079 – As cidades de Pompeia e Herculano são arrasadas pela erupção do vulcão Vesúvio.
1989'da Berlin Duvarı yıkıldı ve iki ülke Almanya Federal Cumhuriyeti adı altında tekrar birleşti.Em 1989 cai o Muro de Berlim e as duas Alemanhas são reunificadas.
Yıkılan şehir çok hızlı bir şekilde yeniden inşa edildi.A cidade foi rapidamente reconstruída, porém.
Bu böyle sürüp gidemez, yıkılıp gidecektir bütün bunlar.Se você não o fizer, tudo pode acabar bem mal.
Tiyatro yıkılmıştır.O teatro estava lotado.