yıkı ile cümle
yıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1928 - Kaliforniya'da St. Francis Barajı yıkıldı; 400 kişi öldü.1928: en California (Estados Unidos) se rompe la presa de San Francisco; mueren unas 400 personas.
1948 Haziran'ında yaşanan başka bir anti-Yahudi ayaklanmasında 12 Yahudi öldürüldü ve 280 Yahudi evi yıkıldı.En junio de 1948, los manifestantes anti-judíos en Libia mataron 12 Judíos y destruyeron 280 hogares judíos.
10 Kasım 1922 tarihinde çok ağır bir deprem sonucu %40'ı tamamen yıkıma uğrar.El 10 de noviembre de 1922, un fuerte terremoto destruyó Alto del Carmen.
Buffy, duygusal olarak yıkılmış hisseder ve Sunnydale'i terk eder.La dura experiencia deja a Buffy destrozada emocionalmente, y se va de Sunnydale.
Mevcut okul yıkılmıştır.El colegio está destrozado.
Depremde, belki de bu yapıları 1509 yılında yıkılmış.Su construcción, como ya se ha dicho, estaría en torno a 1509.
TARDIS, Londra'ya cisimlenir ancak Londra harap içinde yıkılmış bir haldedir.La TARDIS se materializa en lo que parece ser Londres, pero todo está devastado y en ruinas.
Daha sonra iki tanesi Ruslar tarafından yıkıldı ve yerine modern bir otoyol inşa edildi.Otros dos fueron posteriormente demolidos y reemplazados por carreteras modernas.
Yıkılsın ağalık, yaşasın Cumhuriyet!¡Viva, viva, nuestra República!
Barad-dur'un temelleri dahil yıkıldı.Barad-dûr fue demolida hasta los cimientos.
Kâğıthane'de adına yaptırılmış bir saray bulunmaktadır ancak şu an yıkıntı hâlindedir.Era en la otra cuadra, no estaban las construcciones que hoy están.
Halk bu yıkımdan korktu ve harekete geçti.La gente se sorprendió por la devastación y se puso en acción.
Bunun sonucunda Bizans İmparatorluğu yıkıldı ve yerine Latin İmparatorluğu kuruldu.Esto condujo a la caída del Imperio bizantino y el establecimiento del Imperio latino.
“Size doğrusunu söyleyeyim, burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!”En verdad os digo: no quedará aquí piedra sobre piedra que no sea derribada.
En ünlü Yahudi eğitim kurumları kapatılmış, her yerde sinagoglar yıkılmıştır.La mayoría de las instituciones educativas judías fueron cerradas y las sinagogas destruidas.
Küstahlığın, çok açık şekilde insanlarını suça ve yıkıma sürüklediği görülür.El arrogante visiblemente conduce a su pueblo a la delincuencia y la destrucción.
III. Reich'ın yıkılmasından sonra bu askeri yüksek unvan kullanımdan kalkmıştır.Tras la caída del Tercer Reich, el grado fue abolido.
"Bu Almanya niçin yıkılmıyor?«Por qué Alemania no pudo con Francia».
Entler, Isengard'ı yıkıma uğrattılar ve Saruman'ı Orthanc Kulesi'nde esir aldılar.Destruyeron Isengard en un asalto general y atraparon a Saruman en la torre de Orthanc.
Bunu takip eden Kış Savaşı Sovyet ordusunda büyük yıkıma sebep oldu.La Guerra de Invierno resultó desastrosa para el ejército soviético.
Ağıllar yıkıldı ve hayvanlar telef oldu.Una ardilla se hace daño y los animales dejan de pelearse.
Yüzlerce ev yıkıldı.Miles de casas fueron destruidas.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.La Caída del Muro de Berlín.
Her şeyleri yıkılmış.Todo quedó destruido.
Özelikle kırsal bölgede yapılan savaş köylüler için yıkım olmuştu.Nos costó mucho trabajo hacer Bandidos rurales.
1901de duvarlar yıkılarak yerine şehre bir çevre yolu yapıldı.En 1903 comenzaron a derribarse las murallas que rodeaban la ciudad.
Bu gerçekle ani bir yüzleşme yaşar ve tüm hayalleri yıkılır.Pero en este encuentro se enfrenta a una verdad que desmorona todos sus pensamientos.
Pir-i Sani vefat ettikten bir süre sonra dergah yıkılmış.El pilar parece haber sido deliberadamente destruido en algún momento.
Kulüp Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra faaliyetlerini durdurdu.El club cesó su actividad después del colapso de la Unión Soviética .
1508 yılında Akkoyunlular tamamen yıkıldı.En mayo de 1583 los solares ya estaban completamente derribados.
Manastır 1922'de tamamen yıkıldı, günümüzde harabe halindedir.En 1922 fue totalmente destruido, dejándolo en su estado actual de ruinas.
Chazelle harabe olmuş ya da belki de yıkılmış ''eski L.A.'' yerleri için keşfe çıktı.Chazelle exploró "viejos lugares", especialmente lugares que estaban en ruinas, o quizá fueron arrasados.
Zavidoviçi kentinde bir köprü Bosna Nehri üzerine yıkıldı.En Taguasco, un puente sobre el río Zaza fue barrido.
Sonuç yıkıcıydı.El resultado fue desastroso.
Sonraki yıllarda asıl türbe kısmının kuzeydeki duvarı yıkılmış ve her iki bölüm birleştirilmiştir.En 1988, en el extremo norte de la línea fue reabierta y las dos secciones se unieron.
Ama bu filmde rol alamayacağım için yıkılmıştım.Tal vez porque no quería ver la escena.
Bileşik, hâlen daha az yıkıcı olan soğutucuları üretmek için kullanılmaktadır.En general, los parámetros auxiliares están diseñados para intentar transmitir todavía menos coeficientes.
Ostrogotlar şehri talan edip; ayakta bulunan şehir surlarının ve binalarının hepsi yıkılıp yerle bir edildi.Durante sus ciudades y pueblos de retiro fueron quemados junto con las masacres y violación.
Tümüyle yok edilene dek, viranenin üzerine kararlaştırılan yıkım inecek.Calentar, si es necesario, hasta disolución completa.
Ana madde: Katrina Kasırgası 2005'te yaşanan Katrina Kasırgası kentte büyük yıkıma yol açmıştır.El Superdome resultó severamente afectado por el Huracán Katrina de 2005.
Diğer kısımları ise yeni cami inşaatında yıkılarak yok olmuştur.Parte de los restos desaparecieron al construir la calzada.
Sauron yıkımda gövdesini yitirdi, ruhu kaçmayı başardı.Entonces Sauron perdió su poder, y desapareció.
Varto'da 3 bin ev yıkıldı ve 650 vatandaş öldü.En la ciudad de Otavalo todas la casas fueron destruidas y murieron 6000 personas.
Szeged, II. Dünya Savaşı sırasında ağır yıkım yaşadı.La población de Szeged padeció grandemente durante la segunda Guerra Mundial.
Ancak Hıristiyanlar ve dinsizler tarafından yıkılmıştır.Ellos fueron acosados por los vecinos y las turbas.
Şehir pek çok yıkımlara katlandı.La ciudad sufrió diversas ocupaciones.
Geç Bronz Çağı Miken kentlerinden hiçbiri yıkımdan kurtulmamıştır.Ninguno de los edificios de la época de Kūkai ha sobrevivido.
Mordor yıkıma uğradı.Mordru es derrotado.
2011 yılı içerisinde bina yıkıldı.En el año 2011 se derrumbó.
1948'de yıkılıp nüfusu azalan Yahudi Çeyreği tekrar inşa edilip Yahudiler tarafından dolduruldu.El Barrio Judío, destruido en 1948, fue reconstruido y repoblado nuevamente.
ATP'nin ADP ve inorganik fosfata dönüşürkenki yıkımının G değişimi -7.3 kcal/moledür.La ruptura química de ATP para formar ADP y un fosfato inorgánico tiene el valor de ∆G=-7.3 kcal/mol.
Silah olsun veya olmasın bir patlama, yüksek hızlı atkılar bir yıkıntıya neden olur.Una explosión, causada o no por un arma, convierte a los fragmentos lanzados en proyectiles de alta velocidad.
Bu 5 devletçik Livonya Savaşı (1558-1582) sırasında yıkıldı.Keila fue destruida casi por completo durante la Guerra Livona (1558-83).
Şehir savaş ile yıkılmıştır.La guerra despobló la ciudad.
1955'te tamamlandı, 1962'de yıkıldı.La hizo en 1955 y fue restaurada en 1962.
Yıkılmadan önce birkaç yıl cami olarak hizmet görmüştür.Participa por pocos años hasta su desparición.
Kalenin günümüzde sadece surları yıkılmamıştır.Hoy en día, sólo quedan las ruinas sin techo del castillo.
Bina çarpmadan 102 dakika sonra yıkıldı.El resto del puente se derrumbó en menos de un minuto.
Yıkılmak üzere olan evleri de ayakta kalan tek barınaklarıdır.Los jardines conventuales son los únicos restos que se conservan.
Binalar yıkılır.Los jardines desaparecen.