yıkı ile cümle
yıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra otel yıkılarak yeniden yapıldı.L'hôtel a depuis été reconstruit.
Sağlık ocağı yıkılmıştır.Les sanitaires désaffectés.
Sovyet destekli Derg cuntası 1991 yılında yıkıldı.L'escadre soviétique est dissoute en 1991.
14.401 bina yıkılmış, 4.043 bina da ağır hasara uğramıştır.Quelques cabriolets 41044 et un unique break 41042 seront également fabriqués.
1972'de caminin dış duvarı yıkıldı; bu duvar daha sonra yeniden inşa edildi.Ce vitrail a été cassé en 1972, puis restauré.
Decepticon'lar bu durum karşısında yıkılır ve kaçmaya başlarlar.Les assaillants renoncent alors à leur assaut et préfèrent fuir.
Yıkıldıktan sonra aynı yere Stade de Suisse yapılmıştır.Ils se sont rencontrés durant la phase de poules et c'est le Suisse qui s'est imposé.
Sinagogun yeniden inşası Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılmasından sonra başladı.Il ne retourne à Leipzig qu'après la chute du Mur de Berlin en 1989.
Kent yüzyıllar boyunca yıkılıp, tekrar tekrar inşa edilmiştir.La cité a été plusieurs fois détruite et reconstruite au cours des siècles.
Aksine savaşın yıkıcılığını konu edinmişti.Mais le domaine a été détruit par la guerre.
Bunlara rağmen, Seleukos Devleti tam anlamıyla yıkılmadı.En plus de cela il semblerait finalement que Senguu ne soit pas totalement dénuée de pouvoir.
Savaştan sonra şehrin neredeyse tamamı yıkıldı.À la fin de la guerre, la ville est presque entièrement détruite.
Günümüzde yıkık vaziyette bulunan hisarın kalıntılarına rastlanmaktadır.On conçoit la frayeur qui règne à cet instant.
Tiyatro yıkılmıştır.Son théâtre fait faillite.
Şehirdeki binaların %30’u ya yıkıldı ya da ağır hasara uğradı.En tout, 44 % de l'infrastructure de la ville fut détruite ou gravement endommagée.
Ablaları kaçırıldi ve Thalia bu durum karşısında yıkıldi.Les trolls furent dispersés, et Quel’Thalas fut englobée dans l’Alliance.
Bu kapı 1870'li yıllarda trafik düzenlemeleri nedeniyle yıkıldı.Cette dernière porte est détruite en 1870, pour améliorer la circulation.
II. Dünya Savaşı sırasında buradaki yapıların çoğu büyük hasar gördü ya da yıkıldı.Pendant la Seconde Guerre mondiale la plupart des immeubles furent détruits ou fortement endommagés.
Otuz Yıl Savaşları sırasında yıkılıp yüzyıllarca harabe halinde kalmıştır.Détruit au cours de la guerre de Trente Ans, resta longtemps inhabité.
Şu an ise bu kale yıkık bir durumdadır.Ce château est actuellement en ruine.
İtalik olarak gösterilen stadyumlar yıkılmış olanlardır.Les bâtiments dont le nom apparaît en italique sont aujourd'hui démolis.
Milattan sonra 200. yıl civarlarında Roma imparatorluğunca yeniden onrılan şehir daha sonra yine yıkılmıştır.Autour de l'an 300, la zone fut de nouveau inondée.
Binaların bazıları tamir için yıkılmıştır.Certaines parties de cette construction ont été réemployées.
Sonuç yıkıcıydı.Le travail fut destructeur.
Kurtuluş Savaşı'na karşı yapılan tüm yıkıcı eylemlerin ve örgütlenmelerin destekleyicisi oldu.En revanche, toute coopération exécutive et toute alliance guerrière semblent vouées à l'échec.
Bilim adamlarının büyük çoğunluğu yıkımların insan elinden çıktığı konusunda hemfikirdir.Il apparaît que la majorité des scientifiques du climat se sont unis pour faire face aux critiques.
Kent içindeki en önemli mimari yapı tamamen yıkılmış durumda olan prostylos planlı tapınaktır.L'ensemble funéraire est le premier projet architectural construit entièrement en pierre.
1492'de Müslümanların son kalesi Granada Krallığı yıkıldı.En 1492, le royaume de Grenade, dernier Etat musulman d'Espagne est vaincu.
Sonunda şehir terk edildi ve yıkıldı.La ligne fut alors abandonnée et détruite.
29 Nisan 1999'da NATO'nun Yugoslavya'yı bombalaması sırasında yıkıldı.Le 21 avril 1999, au cours de la guerre du Kosovo, elle a été endommagée par les frappes aériennes de l'OTAN.
Yüzlerce ev yıkıldı.200 maisons sont détruites.
Kısa süre sonra ise tamamen yıkıldı.Peu après, elle a été entièrement démontée.
Taksim Dayanışma grubunun üyeleri iş makinalarının önüne geçerek daha fazla yıkım yapılmasını engelledi.Le mauvais travail de l'état-major empêche ses hommes d'avancer pendant plus d'une heure.
Bu 5 devletçik Livonya Savaşı (1558-1582) sırasında yıkıldı.La confédération ne survit pas à la guerre de Livonie (1558-1582).
Ağaç yıkıldığında 30 m yüksekliğindeydi ve yaşının 150 ile 400 arasında olduğu tahmin edilmekteydi.Sa longévité reste sujette à caution, son âge était évalué de 150 à plus de 250 ans.
Meiji Restorasyonu sırasında 1872 yılında hükümet tarafından yıkılması emri verildi.Le château fut détruit en 1872 à la suite de la restauration de Meiji.
Bu deyim imparatorluğun yıkılışına kadar devam etmiştir.Cet état de fait dure jusqu'à la chute de l'Empire.
Erkek kardeşimin arabasını yıkıyorum.Estoy lavando el auto de mi hermano.
Tom'un evi bir tsunami tarafından yıkıldı.La casa de Tom fue destruida por un tsunami.
Mısır'ın yedinci belası yıkıcı bir fırtınaydı.La séptima plaga de Egipto fue una destructiva tormenta.
Şehir, Haziran 1974 tarihinde İsrail'in çekilmesinden hemen önce neredeyse tamamen yıkıldı.La ciudad fue destruida casi por completo antes del retiro israelí en junio de 1974.
İlk tepkim binaların bu şekilde yıkılamayacağını düşünmek oldu." dedi.Mi primera reacción es que los edificios no se caen de esa manera».
18 Eylül 1957'de katedral dinamit kullanılarak yıkıldı.El 18 de septiembre de 1957, la catedral fue volado con dinamita.
Ey sen, yıkılası Babil kızı, Bize yaptıklarını Sana ödetecek olana ne mutlu!Hija de Babilonia la desolada, bienaventurado el que te diere el pago de lo que tú nos hiciste».
Yıkımların çoğunu yapan polislerdi.Era la policía la que hacía la mayor parte de la destrucción.
1945 yılında müttefiklerce bombardımana tutulmuş ve 72 ev yıkılmıştır.La ciudad fue bombardeada en 1945, y 72 casas fueron destruidas.
Fakat hem liman, hem de fabrika II. Dünya Savaşı'nda yıkıldı.Tanto el puerto como la fábrica fueron destruidos en la Segunda Guerra Mundial.
Osmanlı Türk egemenliği sırasında (1453–1922) manastır birçok kez yıkılmıştır.Durante el imperio otomano (1453-1922), el monasterio fue destruido varias veces.
Sovyet askerleri 1945 yılında Carinhall'e gelmeden önce Göring'in emriyle yıkıldı.Según las tropas soviéticas avanzaban, Göring ordenó la demolición de Carinhall en 1945.
David ona Lincoln’e gitmeyeceklerini söyler, Woody yıkılır.David le dice a Woody que no van a Lincoln y se lleva a Woody al hospital.
Cemiyetin ümidi Keble'ın tamamen yıkılmasıydı.La esperanza de esta sociedad era que el Keble quedara completamente destruido.
RAID yıkımdan kurtulmayı kolaylaştırmaz.RAID no simplifica la recuperación de un desastre.
Müzenin orijinal mekanı yıkılan Dünya Ticaret Merkezi’ne çok yakındı.El lugar original del museo estaba ubicado muy cerca del World Trade Center.
Honorius öldüğünde geride yıkımın eşiğinde bir imparatorluk bırakmıştı.Cuando Honorio murió, el imperio estaba al borde del derrumbamiento.
Tiyatro yıkılmıştır.El teatro decayó.
1456'de bir deprem sonucunda yıkıldı.Fue destruida por un terremoto en 1456.
Bir bölümü yıkılmıştır.Hay una parte derrumbada.
Şato yeniden inşa edilmedi ve daha sonrasında yıkıntıya dönüştü.El castillo no fue reconstruido y subsecuentemente cayó en la ruina.
Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış döneminde, Iraklı Kürtler bir yarı bağımsız devlet kurmaya teşebbüs ettiler.Durante el colapso del Imperio otomano, los kurdos en Irak intentaron establecer un Estado semi-independiente.
Etidyum bromür kimyasal olarak yıkıma uğratılabilir veya yakılarak imha edilebilir.El bromuro de etidio puede degradarse químicamente, o recogerse e incinerarse.