yıkı ile cümle
yıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çoğu kimse Visby'yi "güllerin ve yıkıntıların kenti" olarak tanımlar.La ville est parfois affectueusement appelée « ville des roses et des ruines ».
1221 yılındaki Moğol saldırıları ve 1280 yılındaki büyük bir deprem sonrası şehir büyük yıkıma uğradı.Malgré sa destruction par les Mongols en 1241 et 1289, la ville se développe rapidement.
Böylece Rusya’da monarşi rejimi yıkıldı.En Russie également la monarchie fut abolie.
Saldırı sonucu sarayın sol kısmı tamamen yıkıldı.Plus tard le rempart situé à gauche fut complètement détruit.
Söz konusu okul daha sonraki dönemlerde yıkılmıştır.Plus tard son école d'histoire fut détruite.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya büyük bir yıkıma uğramıştı.La Seconde Guerre mondiale ravagea complètement l'Allemagne.
Daha sonra Maraton Tribün yıkıldı.La batterie Marat est ensuite conquise.
Mdina'daki sinagog 1693'teki depremle yıkıldı.Glons fut ravagé en 1692 par un tremblement de terre.
Öğrenciler okulu tam anlamıyla yakıp yıkıyorlardır.Les enfants brûlent accidentellement leur école en fumant.
Bir bölümü yıkılmıştır.L'une est cassée.
Mordor yıkıma uğradı.Le Maroc est repêché.
Yıkılsın ağalık, yaşasın Cumhuriyet!Refrain Trăiască, trăiască, Republica noastră.
Her gün onunla oynuyor, onu yıkıyor ve besliyordu.Chaque matin, elle allait à leur rencontre : elle les lavait, leur faisait à manger et lavait leurs vêtements.
2012 Ekim ayına kadar yıkım çalışmaları başlamadı.Mais ce n'est pas avant août que les réparations commencent.
1989 Loma Prieta depreminde zarar gören yapı yıkılmış ve 2005'te yeniden yapılmıştır.Il a été détruit par le séisme de Loma Prieta en 1989 puis reconstruit.
Bu böyle sürüp gidemez, yıkılıp gidecektir bütün bunlar.Ça ne peut plus durer, il faut le détruire une bonne fois pour toutes.
Ama bu filmde rol alamayacağım için yıkılmıştım.Il a donc fallu que je réagisse dans ce film et non que je joue.
Oğuz Yabguluğu yıkıldıktan sonra Oğuzlar'ın bir bölümü Karadeniz'in kuzeyinden batıya doğru göçtü.À sa mort, Simon prit l'un de ses fils au sein de la Compagnie du Nord-Ouest.
1999'da Kosova Savaşı'nı takiben ülkenin NATO kuvvetlerince bombalanması kentte büyük yıkıma neden olmuştur.En 1999, pendant la guerre du Kosovo, la ville fut gravement endommagée par les bombardements de l'OTAN.
En az 55.000 ev yıkıldı.Près de 85 000 foyers ont été détruits.
Buğurt Kalesi'nin yıkılması emredildi.Il a ordonné la destruction du château des Huntingtons.
Böylece Kuzey Kore Geçici Halk Komitesi yıkıldı.En conséquence, la communauté de communes Nord-Ouest Jura disparait.
Bugün bir yıkıntı halindedir.C'est aujourd'hui une ruine.
2009'da tamamlandı ve yıkıldı.Elle a été entièrement rénovée et repeinte en 2009.
Halk bu yıkımdan korktu ve harekete geçti.Les Japonais sont choqués par les dévastations et sont passés à l'action.
4 Eylül Salı yangının neden olduğu yıkımın en üst düzeye çıktığı gündür.Le mardi 4 septembre est la journée où les dégâts sont les plus importants.
Keraitler'in yıkımı.La Destruction des Indes.
Napolyon Fransası'nın yıkılışından sonra Viyana Kongresi, Avrupa haritasını yeniden çizmek için toplandı.Après la chute de Napoléon, l'Europe est réorganisée par le Congrès de Vienne.
Kilisenin çatısı yıkıldı.Le toit de l'église a été fortement rabaissé.
Açıkhava tiyatrosu 141 yılında bir depremde yıkılmış fakat daha sonra tekrar yapılmıştır.Celui-ci fut détruit en 141 par un tremblement de terre et rebâti ensuite.
Laura durum karşısında yıkılır.Mais Laura s'est éclipsée.
Berlin Duvarı'nın Kasım 1989'da yıkılmasından sonra, duvarın üç parçası anıtın yanına konuldu.Après la chute du Mur de Berlin, trois pièces de béton du mur ont été installés à côté du monument.
Bu gerçekten bir yıkımdı..Pour moi, cela a été une vraie dévastation.
Böylece Kuzey Song Hanedanlığı yıkıldı.L'harmonie de la façade septentrionale est ainsi rompue.
Sonunda 1951'de yıkıldı.Il est finalement démoli en 1951.
Krallık yıkıldı.Le royaume est démembré.
Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla ortadan kalmıştır.Elles sont exhumées à la chute de l'URSS.
O da yedilerden biridir ve yıkıma gitmektedir.Il est l'un des Sept et périt pendant la guerre.
Hududa inşa edilen Leh kaleleri yıkılacak.Le Fort des Portes de l'Enfer est détruit.
Bu kalenin çevre surları kısmen yıkılmış olsa da halen yerleri bellidir.Les fossés qui entouraient le monument existent encore mais ils sont en partie comblés.
Ancak geleneksel mimari örneklerin çoğu artık günümüzde yıkılmaya yüz tutmuştur.Beaucoup de ces villages traditionnels sont aujourd'hui abandonnés et presque en ruine.
Uygarlığın yıkılışıyla insanoğlunun aşağılanması, romanın konusunu oluşturur.Au-delà de la mort individuelle, c'est bien la mort des civilisations qui est suggérée dans le roman.
2009 yılında çekilmiş mevcut fotoğraflar köprünün bu ihmal süresinde yıkıldığını göstermektedir.Des photos prises en 2002 ont montré qu’une partie du pont s’est effondrée.
Bir duvarı ise yıkılmıştır.Le mur est cassé.
Pirus zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer.D’une Victoire falsifiée à une véritable défaite.
Ana madde: Katrina Kasırgası 2005'te yaşanan Katrina Kasırgası kentte büyük yıkıma yol açmıştır.La paroisse a souffert de destructions massives par l'ouragan Katrina en 2005.
Şato yeniden inşa edilmedi ve daha sonrasında yıkıntıya dönüştü.Le château n'a pas été réparé et est tombé en ruine.
79: Pompeii ve Herculaneum Vezüv Yanardağı'nın patlaması ile yıkılmıştır.79 : éruption du Vésuve et destruction de Pompéi et d'Herculanum.
Parti Konuğu'nun sonunda partiye katılmasıyla iyice hareketlenen oyun bir yıkımla sona erer.Enfin la délégation hôte des jeux ferme la marche.
Ayrıca mahallede yıkılmış bir kilise bulunmaktadır.Une église est également ouverte dans le quartier.
Fakat noradrenalin yıkım ürünü olan MHPG üzerindeki çalışmalar bir sonuç vermemektedir.Mais les tests ADN sur lesquels compte le Japon ne résoudront pas le problème.
Ayrıca Moğollar, Anadolu Selçuklu'nun yıkılmasıyla Eretna Devleti'ni kurmuşlardır.En effet, les barons napolitains se réjouissent de la chute de la dynastie aragonaise.
Kuvvet ve yıkım aramasında kötü bir melek Digimonun enkazı.Jugement et châtiment des anges impies.
Asıl Kilise yıkılmış olup küçük bir bölümü ayaktadır.Véritable église basse, elle est flanquée de plusieurs chapelles.
Bu evlerin yıkıntılarına pee denir.Ses habitants sont appelés les Pégachs.
Yeruşalim'in düştüğü gün, "Yıkın onu, yıkın temellerine kadar!"Quand elle a tout cassé, détruit, alors "Bon Dieu rit".
Yıkılan bölümler 3. şahıslara satılır.Les pièces en moins bon état sont quant à elles revendues à des tiers.
Çoğu zaman bu basamak piramitlerinin, yıkılmadan yeniden inşa edilerek büyütüldüğü bilinmektedir.Cette pyramide a depuis été critiquée pour avoir été trop reconstruite.
Bu pasajlarda şehirlerin yıkılışı paronomasya ile anlatılmaktadır.Des documents contemporains mentionnent une dépopulation de ces régions.
Vatrak mahallesine ve dağlara yol vurulması sırasında bunlardan biri yıkıldı.Lors d'une discussion sur le rivage avec les villageois, un de ceux-ci est tué.