yıkı ile cümle
yıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yüzlerce ev yıkıldı.Hunderte Häuser wurden zerstört.
Zira daha önce Şii Fatımi hanedanı uzun süre Mısır'da hüküm sürmüş ve ancak Memluklular tarafından yıkılmıştı.Glabrio sei von mit Cato befreundete(n) Tribunen vor dem Volk belangt worden, weil er Beute veruntreut habe.
İnançoğulları Beyliği'nin yıkılması.Die beste Ruhe der Gläubigen.
Savaş sırasında 60.000 ev yıkıldı.760 Wohnungen wurden im Krieg zerstört.
Kitzbühel, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'ndan yıkımsız-hasarsız olarak çıkmıştır.Kitzbühel hatte das Glück, im Ersten und Zweiten Weltkrieg von Zerstörungen verschont zu bleiben.
Yıkılmak üzere olan evleri de ayakta kalan tek barınaklarıdır.Sie ist auch die einzige, deren Gebäude noch existiert.
Kasım ayının sonunda köprü tamamen yıkıldı.Im November war die Brücke vollendet.
1806 yılında yıkılıp ilhak olmuştur.1806 muss es besonders unruhig und unsicher zugegangen sein.
Geonosis'in savaşla karışan düzlükleri yıkıcı Klon Savaşları'nın ilk savaş alanı oldu.Auf Geonosis wurde die erste Schlacht der Klonkriege geschlagen.
Sovyetlerin yıkılışından sonra şirket finansal problemler yaşadı.Nach dem Zerfall Jugoslawiens kam der Konzern in finanzielle Schwierigkeiten.
Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın; Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!Mirka Döring: Eis am Stiel und tausend Tote.
Depremde 58000'i aşkın ev yıkılmıştır.Insgesamt wurden durch das Erdbeben mehr als 85.000 Häuser zerstört.
Her şeyleri yıkılmış.Es wurde alles verwüstet.
Bugün bir yıkıntı halindedir.Es ist heute eine Ruine.
1924 yılında Türkistan ÖSSC'nin yıkılması ile kaldırılmıştır.Im Oktober 1924 wurde die Turkestanische ASSR aufgelöst.
Yıkılsın ağalık, yaşasın Cumhuriyet!Es lebe die Republik, es lebe Deutschland!
Daha sonra ise Ravage (Tahrip, yıkım) ismi düşünüldü.Später wurden sie dann „Rabe“ genannt.
11 yıl sonra, 1587'de, Hideyoshi Toyotomi tarafından yıkılmıştır.Elf Jahre später (1587) ließ Hideyoshi Toyotomi Nambanji zerstören.
Suriye: Yıkıl Git, Diren Kal!Friedrich Schrader: Auf, Türke, Erwache!
Mevcut okul yıkılmıştır.Das Schulgebäude ist heute verfallen.
Başta kamu binaları olmak üzere 4000 bina yıkıldı.4000 Polizisten standen daraufhin zur Erstürmung des Gebäudes bereit.
Savaşın İrlanda toplumuna etkisi çok yıkıcı olmuştur.Die Auswirkung auf die Moral der Londoner Bevölkerung war verheerend.
2009'da tamamlandı ve yıkıldı.Zu diesem Zweck wurde er 2009 trockengelegt und wieder befüllt.
Laura durum karşısında yıkılır.Larry ist durch die Situation niedergeschlagen.
1990 - Augusto Pinochet'nin Şili diktatörlüğü yıkıldı.1990 endete die Pinochet-Diktatur in Chile.
Ardından gerçekleşen olaylarda Stalin heykeli yıkıldı, yalnızca heykelin botları kaldı.Im Zuge des Aufstandes wurde die Statue gestürzt, sodass lediglich die Stiefel stehen blieben.
Sonunda 1951'de yıkıldı.Er schied Ende 1951 aus.
Sayısız bina deprem sonucu yıkıldı.So wurden einige Häuser wegen des fortgeschrittenen Zerfalls abgerissen.
Buluşları insan oğlunun yıkım gücünü arttırdı.Insbesondere der Vater förderte die Fähigkeiten seines Sohnes.
Bina uzun yıllar boyunca boş kalmış ve yıkılması tartışmaya konu olmuştur.Seit einigen Jahren ist das Gebäude unbewohnt und dem Verfall preisgegeben.
Berlin Ablukası Berlin Duvarı Berlin Duvarının YıkılışıSpuren einer verschwundenen Grenze / The Berlin Wall.
Patlamada bir kadın öldü ve bir bina yıkıldı.Jedoch kam es zu einer gewaltigen Explosion, die ein Gebäude zerstörte.
1999'da Kosova Savaşı'nı takiben ülkenin NATO kuvvetlerince bombalanması kentte büyük yıkıma neden olmuştur.1999 wurde er während des Kosovokriegs durch massives Bombardement der NATO schwer beschädigt.
Yıkımların olması kararlaştırıldı.Es kam zu Zerstörungen.
Öğrenciler okulu tam anlamıyla yakıp yıkıyorlardır.Dem Lehrer wollte er so vormachen, die Schule brenne.
Fakat onlar kaçmadan kasabadaki her evi yakıp yıkıp yerle bir ettiler.So ließ er alle Häuser in der Vorstadt, außerhalb der Stadtmauer, demolieren und niederbrennen.
Eretna Devleti'nin yıkılması.Das Verschwinden des Patriarchats.
Kafesin burada tutuklu bulunan şehzadelerde büyük yıkıcı etkisi oluyordu.Dieser baute das in dem Dorf gelegene Schloss grundlegend um.
Ağıllar yıkıldı ve hayvanlar telef oldu.Es trat Stille ein und hervor kamen die Tiere.
Saray günümüzde çoğu bölümü yıkılmış olarak bulunmaktadır.Heute sind die meisten Wälder verschwunden.
Böylece harabe öylece bırakıldı ve 1956'da kilise yıkılmaya başlandı.Die Kirche wurde dadurch baufällig und musste 1956 abgerissen werden.
Aynı zamanda ya da savaşın bitiminden kısa bir süre sonra, caminin minaresi yıkıldı.Etwa zu dieser Zeit kurz nach Kriegsende wurde das Minarett der Moschee abgerissen.
Ancak, bu varsayım yıkılabilir.Doch konnte der Verdacht entkräftet werden.
1990 yılında eski bina yıkılmıştır.So war 1990 das Dach eingestürzt.
1955'te tamamlandı, 1962'de yıkıldı.Als es zu klein wurde, wurde es 1962 abgebrochen.
Günümüzde eski köyün yıkıntıları görülebilmektedir.Die alten Dorfstrukturen sind noch heute erkennbar.
Bu böyle sürüp gidemez, yıkılıp gidecektir bütün bunlar.Wenn er nicht mehr auf ihr weilt, wie wird dann alles zusammenbrechen!
Timur İmparatorluğu yıkıldı.Der Osten des Reiches ging für immer verloren.
Bundan sonra kalesi toprak seviyesine kadar yıkıldı.Das Schloss war infolge seines Sparwillens recht heruntergekommen.
Ekim Devrimi sırasında ve sonrasında, dini ve sivil resimlere karşı çok geniş bir yıkım yaşanmıştır.In der Folgezeit kam es zu tiefgreifenden Veränderungen im religiösen und kirchlichen Leben Lippstadts.
Ana madde: Katrina Kasırgası 2005'te yaşanan Katrina Kasırgası kentte büyük yıkıma yol açmıştır.Als Negativbeispiel gelten die Vorkehrungen anlässlich des Hurrikan Katrina vom August 2005 im Süden der USA.
Diğer yapılar 19. yüzyılda da tamamen yıkıktı.Die restlichen Anlagen wurden im 19. Jahrhundert zerstört.
Ama yine de buraların yıkılmalarına engel olamadı.Allerdings konnte auch er den Absturz nicht verhindern.
Kapandıktan bir süre sonra 2004 yılında yıkılmıştır.Nach längerer Aufliegezeit wurde sie im Jahre 2004 abgebrochen.
Rasathanesi 1580'de yıkıldı.Der Altar wurde 1580 abgebrochen.
"Bu Almanya niçin yıkılmıyor?Warum der Kontinent nicht verloren ist.
1755 depreminde kasabanın büyük bir kısmı yıkıma uğramıştır.Im Jahr 1755 wurden große Teile der Stadt durch ein Erdbeben zerstört.
Savaşın sonu Almanya açısından bir yıkım oldu.Das Ergebnis des Krieges war ein Desaster für Portugal.
Ne var ki kent, 1366’da yeni bir yıkımla karşı karşıya geldi.Ihr alter Turm stürzte 1366 bei einem Sturm ein.
Budapeşte'de binaların yüzde seksenden fazlası tümüyle yıkıldı ya da hasar gördü.Auf South Caicos wurden mehr als ein Drittel der Häuser deutlich beschädigt oder zerstört.