yıkı ile cümle

yıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu söz yüzünden neredeyse gökler çatlayacak, yer parçalanacak, dağlar yıkılıp çökecek;Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,
Buyurur: "Yıkılıp gidin oraya, konuşmayın benimle!"He will say: "Remain condemned in it, and do not speak to Me.
Küfre sapanlara gelince, kayıp ve yıkım onlara! Yapıp ettiklerini boşa çıkardı onların.As for the unbelievers, they will suffer misfortunes, and their deeds will be rendered ineffective.
Şüphesiz bunların içinde bulundukları (din) yıkılmıştır, yapmakta oldukları da batıldır."These people and their ways will surely be destroyed, for false is what they practise.
Yine de ki: Hak geldi; batıl yıkılıp gitti.And say: "Truth has come and falsehood nullified."
Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur.Verily falsehood is perishable.
Bundan dolayı, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir!Which would cleave the skies asunder, rend the earth, and split the mountains,
İnkar edenlere gelince, onların hakkı yıkımdır. Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır.As for the unbelievers, they will suffer misfortunes, and their deeds will be rendered ineffective.
İnkâr edenlere gelince, artık yıkım onlara. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.As for the unbelievers, they will suffer misfortunes, and their deeds will be rendered ineffective.
De ki: “Hak geldi, batıl yıkılıp gitti.And say: "Truth has come and falsehood nullified."
O inkârcılara gelince, onların hakkı yıkımdır. Allah onların yaptıklarını boşa çıkarır.As for the unbelievers, they will suffer misfortunes, and their deeds will be rendered ineffective.
Ve o (yıkıntı kent), yol üzerinde durmaktadır.This (city) lies on a road that still survives.
Siz yıkıntılarının yanından geçiyorsunuz; sabahleyin,You pass by (their habitations) in the morning
İnkar edenler ise yıkımı haketmişlerdir; onların işlerini boşa çıkarmıştır.As for the unbelievers, they will suffer misfortunes, and their deeds will be rendered ineffective.
Yıkılıp batırılmış olanlar (Sodom ve Gomora), en bayağılardı.And He overthrew the Cities of the Plain,
İnsanları, sanki köklerinden koparılmış hurma kötükleriymiş gibi yıkıyordu.Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
Halkın, çürümüş hurma gövdeleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün.You should have seen the people prostrate like the decayed trunks of date-palm trees.
Biz, Nuh'tan sonra nice kuşakları yıkıma uğrattık.And many a generation We did destroy after Nooh!
"Böylece Rabbimiz'in sözü (yıkım ve azap va'di) üzerimize hak oldu. Şüphesiz, (azabı) tadıcılarız."“So the Word of our Lord has proved true upon us; we will surely have to taste (the punishment).”
Biz onları yıkıma uğrattık.And those who were before them?
İnkar edenler(e gelince): Yıkım onlara!But as for the unbelievers, ill chance shall befall them!
Biz nice ülkeleri yıkıma uğrattık.How many a city We have destroyed!
Onlar mı hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ve onlardan öncekiler mi? Biz onları yıkıma uğrattık.Are they better, or the people of Tubba' and those before them whom We destroyed?
İnkar edenlere ise, yıkım ve yokluk olsun!But as for the unbelievers, ill chance shall befall them!
Küfre sapanlara gelince, kayıp ve yıkım onlara!But as for the unbelievers, ill chance shall befall them!
Derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar.There they found a wall about to tumble down, and so he set it up.
İnkar edenlere gelince, onların hakkı yıkımdır.But as for the unbelievers, ill chance shall befall them!
İnkâr edenlere gelince, artık yıkım onlara.But as for the unbelievers, ill chance shall befall them!
O inkârcılara gelince, onların hakkı yıkımdır.But as for the unbelievers, ill chance shall befall them!
Allah onları(n evlerini, barklarını) yıkıp başlarına geçirmiştir.Allah annihilated them.
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da (yıkıma uğrattık).And Qarun and Fir'awn and Haman!
Biz onları yıkıma uğrattık. Çünkü onlar, suçlu-günahkardı.We destroyed them; verily they were culprits.
(Bu,) Bir tebliğdir. Artık fasık olan bir kavimden başkası yıkıma uğratılır mı?A proclamation this: so none will be destroyed save the nation of transgressors.
Ve de ki: "Hak geldi bâtıl yıkılıp gitti. Bâtıl, yok olmaya zaten mahkûmdu."And say thou: the truth is come, and falsehood hath vanished; verily falsehood is ever vanishing.
Kâfirlerin küfrü hüsran ve yıkımdan başka bir şey artırmaz.And for the infidels their infidelity increastth naught save loss.
Yine de ki: Hak geldi; batıl yıkılıp gitti. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur.And say thou: the truth is come, and falsehood hath vanished; verily falsehood is ever vanishing.
De ki: “Hak geldi, batıl yıkılıp gitti. Çünkü batıl, yok olmaya mahkûmdur.” [21,18]And say thou: the truth is come, and falsehood hath vanished; verily falsehood is ever vanishing.
Böylece evlerini kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkıyorlar.So learn a lesson.
Bundan önce Nuh kavmini de (yıkıma uğrattık).(So were) the people of Nuh (Noah) before them.
Her kim ki kendisini gazabım çarparsa, hakikaten o, yıkılıp gitmiştir.And he on whom My Anger descends, he is indeed perished.
Allah yıkılmamaları için gökleri ve yeri tutmaktadır.God holds the heavens and the earth, lest they fall apart.
Andolsun, gökler ve yer yıkılsa, onları, Kendisinden başka hiç kimse tutamaz.And were they to fall apart, there is none to hold them together except He.
Kendilerinden önce nice nesilleri yıkıma uğrattığımızı görmüyorlar mı?Have they not considered how many generations We destroyed before them?
Zulmeden kavim için yıkım olsun.So away with the wicked people.
Andolsun Biz sizin benzerlerinizi yıkıma uğrattık.We have destroyed your likes.
Ama deveyi yere yıkıp kestiler. Sâlih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha nimetlenin.But they hamstrung her, and so He said, “Enjoy yourselves in your homes for three days.
Biz onların aralarına tehlikeli bir uçurum/yıkıcı bir düşmanlık koyduk.And We will place between them a barrier.
Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı, "Ah Keşke Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım" diyordu.And he was saying, “I wish I never associated anyone with my Lord.”
Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Hızır hemen onu doğrulttu.There they found a wall about to collapse, and he repaired it.
Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik, bozulup yıkılmaktan koruduk.And We decorated the lower universe with lamps, and for protection.
Derken orada yıkılmak isteyen bir duvar buldular, hemen onu doğrultuverdi.There they found a wall about to collapse, and he repaired it.
Biz de günahlarından ötürü onları yıkıma uğrattık. Firavun'un yandaşlarını suda boğduk.For they were wrong-doers all.
Böylece onları bir süprüntü kılıverdik. Zulmeden kavim için yıkım olsun.So away with the wrongdoing lot!
Derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar. (Hızır) hemen onu doğrulttu.There they found a wall which was about to collapse, so he erected it.
Zalimlere yıkımdan başkasını arttırma."And do not increase the wrongdoers except in destruction."
Şayet onlar yıkılacak olursa onları Allah’tan başka kimse tutamaz.And if they should cease, no one could hold them [in place] after Him.
Orada bir duvar buldular, yıkılmak üzereydi.They found there a wall of a house which was on the verge of tumbling to the ground.
Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular.They found there a wall of a house which was on the verge of tumbling to the ground.
Bunun üzerine Allah, binalarının temelini çökertti de tavanları başlarına yıkıldı.But God struck at the foundations of their building, and the roof fell down upon them from above.
Şimdi o ülkelerde duvarlar, (çökmüş) tavanların üzerine yıkılmıştır.They tumbled down on their roofs.

İlgili Sayfalar