yığın ile cümle
yığın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Musée d'Orsay Saman yığınları, y.Ook het Musée d'Orsay bezit vele van zijn werken.
İblis eve gelir , Buffy onu bodrumdaki su yığınının içinde öldürür.Ivan komt thuis en vindt het gat in de kelder.
İlk önce Ot yığınları serisini yaptı.Hij fabriceerde aanvankelijk waaiers.
Yığını açtığında tişört parçasının içinde Josh'ın dişini, saçını ve dile benzeyen bir parça görür.Ze maakt het pakje open en vindt een tand en het hart van Josh.
O bir yığın paraya mal oldu.Dat heeft een hoop geld gekost.
Musée d'Orsay Saman yığınları, y.Strona internetowa Musée d’Orsay.
Kendimi sanki koca bir et yığınının içine hapsolunmuş gibi hissediyordum.Zwierzę to charakteryzowało się jak na wieloguzkowca bardzo dużą masą ciała.
Bu tip durumlarda algoritma yığın sıralama algoritması gibi çalışır.Na ogół odbiegają pod tym względem od skrajnego przypadku, jakim jest algorytm.
Ruslar çekilirken tahıl yığınlarını ateşe vermişlerdi.Wycofujący się Rosjanie sami spalili Dorohobuż.
Önceleri meşhur Venedik Cumhuriyeti'nin beşiği, daha sonra göç yığınlarının toprağı şimdilerdeyse Veneto.Początkowo przydomek Fauna, potem samodzielne bóstwo.
Sovyet birlikleri bu binaları bir moloz yığını haline getirdi.Allt detta förvandlade fästningen till en grushög.
Lisa, öğretmeni Bayan Hoover için bir yığın kek yapar.Lisa Simpson bakar en plåt med muffins till sin lärare.
İlk betik dilleri genelde yığın dilleri veya iş denetim dilleri olarak adlandırılırdı.Namnen kommer ursprungligen från samma främmande språk eller språkgrupp.
Lisa, öğretmeni Bayan Hoover için bir yığın kek yapar.Ліса приготувала кілька кексів для своєї вчительки Міс Гувер.
Mağarada büyük altın yığınları istiflenmiştir.В печері багато обвальних нагромаджень.
JPEG'leri işleme konusunda Microsoft GDI+ güvenlik açığı, yığın taşması tehlikelerinden bir tanesidir.Уразливість Microsoft GDI+ при обробці JPEGів, приклад наскільки небезпечною може бути переповнення в купі.
Bu yığının geliştirilmesi durduruldu.Подальша розробка цього сорту була негайно припинена.
Yığınçal köyünde ise 7 konutun tekrar yapılması için müdürlüğe başvurulmuştur.Під його керівництвом в селі вдалося реалізувати сім проектів.
Gemide bir yığın fare var.На кораблі багато пацюків.
O bir yığın dil konuşmaz.Він не розмовляє багатьма мовами.
O bir yığın dil konuşmaz.Вона не розмовляє багатьма мовами.
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.Ve své poslední vůli zanechal své starší dceři Susanně značné množství majetku.
Düşük yığın yoğunluğu (~ 3,346 kg m−3) , düşük metal varlığını göstermektedir.Jeho nízká hustota (~3344 kg.m−3) ukazuje na malý obsah kovových prvků.
Widcomm, Windows işletim sistemi için ilk Bluetooth yığınıydı.WIDCOMM je první rozhraní Bluetooth pro operační systémy Windows.
Musée d'Orsay Saman yığınları, y.Internetové stránky Musée d’Orsay.
Nanoselüloz potensiyel bir yığın-ölçek uygulamadır.Jev by mohl mít velký aplikační potenciál v oblasti kvantové nanoelektroniky.
Yığın olarak da bilinir.Ty částky jsou mi také známy.
Bakunin' göre gerçek devrimci güçler, derinliklerdeki, uygarlaşmanın dışındaki halk yığınlarıdır.Lidové masy se podle Bakunina vyznačují socialistickými instinkty a nevyčerpatelností živelné revolučnosti.
Bütün flamingolar gibi bu tür de bir çamur yığınına tek tebeşir gibi-beyaz bir yumurta koyar.Oplodněná samice snese, jako u všech trubkonosých, jen jediné bílé vejce.
Silah .40 S&W mühimmat kullanmakta olup çift yığınlı 10 mermilik şarjöre sahiptir.Varianta .40 S&W je vybavena jednoduchým kompenzátorem.
Bu kıyafet yığınına "Soyha" adı verilir.Když se nosí, říká se jim „vinše“ (vinšovat = přát).
Yığın ileti İnternet için çok yeni bir problem değildir.Votul prin Internet nu este o sarcină simplă.
Bizim girdiğimiz ilk mahalleler bir kül yığınından ibaretti".Cu aceasta, va fi pentru noi înainte de voi (?)
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.Végakaratában Shakespeare Susannára hagyta vagyona nagyobb részét.
IRIX özellikle 3D grafikler, video ve yüksek bant yığın veri transferlerine büyük destek sağlar.Az IRIX különösen jól támogatta a 3D-s grafikát és a videót.
Standart Java bytecode 8-bit yığın talimatları gerçekleştirir.A standard Java bájtkód 8 bites utasításokkal végez verem műveleteket.
Gün batımında sokaklarda yığınla ceset ve yaralı vardı.A nap végére több halott és sebesült maradt a városban.
Bütün flamingolar gibi bu tür de bir çamur yığınına tek tebeşir gibi-beyaz bir yumurta koyar.A többi flamingóhoz hasonlóan a kis flamingó is egy fehér tojást rak.
Hücreler yığınıdır.Katajia on runsaasti.
Ruslar çekilirken tahıl yığınlarını ateşe vermişlerdi.Venäläiset polttivat Porvoon.
Hazırlanan kompost yığını 3-4 hafta kendi haline bırakılır.Valmiit räätälöidyt kengät toimitetaan 3-4 viikon kuluttua tilauksesta.
Yığınların farklı amaçlar için kullanılabildiğini daha önce de söylemiştik.Leveäosmankäämiä on aikaisemmin käytetty moneen eri tarkoitukseen.
TÜM-İGD kendisini gençliğin sosyalist yığın örgütü olarak tanımlar.KD Nuoret määrittelee itsensä keskustaoikeistolaiseksi nuorisojärjestöksi.
Uygulamalar sadece bilgisayarların anlam verebildiği ikili (binary) komut yığınlardan oluşur.Samaa sarjaa on lanit, joihin voi kerääntyä ihmisiä tietokoneineen kahdesta moneen tuhanteen.
Birim sayısı az olan yığınların çeşitli özellikleri ham verilere dayanılarak kolaylıkla bulunabilir.Yksilön jättämien jälkeläisten määrään vaikuttaa liikaa sattuma.
Hücreler yığınıdır.Οι Κέλτες ήταν πολυθεϊστές.
Bu yığının geliştirilmesi durduruldu.Η ανάπτυξή του έχει σταματήσει.
Kentin adı kum yığınının üzerindeki köprü anlamına gelmektedir.Το όνομα της πόλης μεταφράζεται «γέφυρα πάνω στον ποταμό Ινν» (γερμ. Brücke = γέφυρα).
Düşük yığın yoğunluğu (~ 3,346 kg m−3) , düşük metal varlığını göstermektedir.Dens lave massefylde, (~3346 kg m-3) peger på et lavt metalindhold.
Bir 2005 röportajında, sanatçı bu filmi "bir yığın saçmalık" olarak nitelendirdi.I et interview i 2005 betegnede hun filmen som "en gang lort."
Siyah renkte ve kesif yığınlar halindedir.De sorte bær er syrligt-søde og velsmagende (se blåbær).
Yığın olarak da bilinir.Hendes udseende er også kendt.
Yığın sıralaması ise seçme sıralamalarındandır.Hræsvælg betyder ligsluger.
Kurutulan tezekler, kışa hazırlık olmak üzere "kalak" denilen depolama yığını işlemine tabii tutulur.Dette kaldes for et såkaldt mellemtræk, hvor stærene gør holdt for at foretage en fældning til vinterdragt.
Musée d'Orsay Saman yığınları, y.Musée d'Orsay.
Bütün flamingolar gibi bu tür de bir çamur yığınına tek tebeşir gibi-beyaz bir yumurta koyar.Som alle flamingoer legger den bare ett, kritthvitt egg.
İlk betik dilleri genelde yığın dilleri veya iş denetim dilleri olarak adlandırılırdı.De første typiske skriptspråkene ble ofte kalt «jobbkontrollspråk».
16 metre yüksekliğinde bir taş ve moloz yığını üzerine inşa edilmiştir.Statuen ble bygget på en 16 meter voll av stein og grus.
Asit lavlar akışkan olmadıklarından çevreye yayılamazlar; tersine, kubbemsi yığın olarak katılaşıp kalırlar.La dem heller ikke trampe med føttene, slik at det kan erkjennes hva de skjuler av pynt.
Bağlantı Katmanı ve ayrıca Ana Bilgisayar yığınını (yani, HCI'nin üst katmanlarını) içerir.Idrettslaget kan skilte med en rekke Norgesmestere, da fremst i orientering.