Tom kesinlikle köpeği ile yüzmekten hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to enjoy swimming with his dog.
Yazın kaç kere yüzmek için plaja gidersin?How many times do you go to the beach to swim in the summer?
Sanırım bu gölde yüzmek tehlikeli.I think it's dangerous to swim in this lake.
Tom'un yüzmekten korktuğunu düşündüm.I thought Tom was afraid to swim.
Biri neden bu nehirde yüzmek ister?Why would anyone want to swim in this river?
Yüzmek için güzel bir gece, değil mi?It's a beautiful night for a swim, don't you think?
Yüzmek bir egzersiz biçimidir.Swimming is a form of exercise.
Yüzmek için çok soğuk.It's way too cold to swim.
Koyunu öldürdükten sonra onun derisini yüzmek zorunda kalacaksın.After you kill the sheep, you'll have to skin it.
Sanırım yüzmek için çok fazla soğuk.I think it's too cold to swim.
Ben bir çocukken yüzmek için sık sık plaja gittim.When I was a kid, I often went to the beach to go swimming.
Yüzmekten zevk aldığını sanıyordum.I thought you enjoyed swimming.
Tenis oynamayı yüzmekten daha çok severim.I love playing tennis more than swimming.
Ben bu nehirde yüzmek istedim.I wanted to swim in this river.
Bu yer yüzmek için uygun.This place is suitable for swimming.
Yüzmek sağlıklıdır.Swimming is healthy.
Tom'un bugünlerde yaptığı bütün şey yüzmek.All Tom does nowadays is swim.
Bu civardaki çocukların yüzmek için çok fırsatları yok.Children around here don't have many opportunities to swim.
Tom'un bu öğleden sonra yüzmek istediğini duydum.I heard that Tom wants to swim this afternoon.
Bazen yüzmek için yerel havuza giderim ama okyanusta yüzmeyi tercih ederim.I sometimes go to the local pool to swim, but I prefer swimming in the ocean.
Her gün yüzmek istiyordum.I wanted to swim every day.
Buralardaki insanların yüzmek için çok fırsatları yok.People around here don't have many opportunities to swim.
Yüzmek çok eğlencelidir.Swimming is a lot of fun.
Yüzmek istediğini söyledin.You said you wanted to swim.
Tom yüzmek istiyor.Tom wants to swim.
Ben tuzlu suda yüzmekten hoşlanırım.I like to swim in salt water.
Tom'un yüzmekle çok ilgilendiğini biliyorum.I know Tom is very interested in swimming.
Tom yüzmekten hoşlanır.Tom likes to swim.
Tom yüzmek istemedi.Tom didn't want to swim.
Benim hobim yunuslarla yüzmektir.My hobby is swimming with dolphins.
Tom yüzmek istemiyor.Tom doesn't want to swim.
Balık yüzmek ister.Fish wants to swim.
Burada yüzmek çok tehlikelidir.Swimming here is very dangerous.
Yüzmek bacakları güçlendirir.Swimming strengthens the legs.
Ben yüzmekten zevk alırım.I enjoy swimming.
Geceleyin yüzmek tehlikelidir.It's dangerous to swim at night.
Akıntıya karşı yüzmek çok zordu.It was very difficult to swim against the current.
Yüzmek için fazla fırsatım yok.I don't have many opportunities to swim.
Yüzmekten zevk almam.I don't enjoy swimming.
Yüzmeyi öğrenmenin en iyi yolu yüzmektir.The best way to learn to swim is to swim.
Ben çocukken, yüzmek için hep denize gittim.When I was a child, I always went to the sea to swim.
Ben yüzmek istemiyorum.I don't want to swim.
Onların hepsi çok hızlı yüzmektedir.They all swim very fast.
Yüzmekten yoruldum.I'm tired of swimming.
Ben yüzmek istiyorum!I want to swim!
Yunuslarla yüzmek tehlikelidir.It is dangerous to swim with dolphins.
Bu gölde yüzmek risksiz değildir.It is not without risk to swim in this lake.
Yüzmek eğlencelidir.Swimming is fun.
Yüzmek birinin sağlığı için iyidir.Swimming is good for one's health.
Burada yüzmek için izinli miyiz?Are we allowed to swim here?
Bizimle yüzmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to swim with us?
Evi o kadar çok su bastı ki mutfağa yüzmek zorunda kaldım.The house was so flooded that I had to swim to the kitchen.
Tom yüzmekten çok hoşlanır.Tom likes swimming a lot.
Gerçekten yüzmekten hoşlanıyorum.I really enjoy swimming.
Yüzmekten çok hoşlanmıyorum.I don't like swimming very much.
Bana göre çocuklar yüzmekten bıkmışlardır.In my opinion, the children are tired of swimming.
Bu gölet yüzmek için yeterince derin değil.This pond isn't deep enough to swim in.
Tom'un yüzmekten hoşlandığını sanmıyorum.I don't think Tom likes to swim.
Yüzmek benim için bir eğlencedir.Swimming is a pastime for me.
Yüzmek için çok soğuk olacak.It's going to be too cold to swim.