yüzleri ile cümle

yüzleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bay Kim, ışıkları kontrol edin. Modellerinin yüzlerinde gölgeler vardır.もしもし?ああ、こんにちは。
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Az arcukhoz emelve csecsemőjüket szavakkal szeretgették, dorgálták, tanították.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.De höll babyn framför sitt ansikte, smickrade den, tillrättavisade den, utbildade den med ord.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Držale so otroka pred svojim obrazom, ga nagovarjale, ga grajale, ga učile z besedami.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Držali dieťa pred svojou tvárou, prihovárajúc sa mu, karhajúc ho, vzdelávajúc ho za pomoci slov.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Drží před obličejem své dítě, žvatlají si s ním, opakují si s ním, vzdělávají ho slovy.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Elles ont tenu leur bébé face à elles, l'ont cajolé, l'ont grondé, l'ont éduqué grâce aux mots.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Hanno sempre avuto un bambino di fronte a loro, coccolandolo, sgridandolo, educandolo con le parole.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Họ bế đứa trẻ con trước mặt, trêu đùa nó, quở trách nó, dạy dỗ nó bằng lời nói.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.애기 얼굴을 마주보고 안으면서 단어로 부추기고, 꾸짖고, 교육시킵니다.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Seguravam os bebés à frente da cara, persuadindo-os, repreendendo-os, educando-os com palavras.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Ţineau copilul în dreptul feţei lor, dezmierdându-l, dojenindu-l, educându-l cu ajutorul cuvintelor.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Trzymały w ramionach niemowlę, namawiały, upominały, uczyły za pomocą słów.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Und sie hielten das Baby vor ihrem Gesicht, redeten ihm zu, ermahnten es, erzogen es mit Worten.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Ze hielden die baby voor hun gezicht, vleien het, berispen het, voeden het op met woorden.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Κρατούσαν το μωρό μπροστά στο πρόσωπό τους, καλοπιάντοντάς το, επιπλήτοντάς το, εκπαιδεύοντάς το με λέξεις.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Вони тримали це немовля біля свого обличчя, вмовляли його, робили зауваження, виховували його.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Държали са бебето пред лицето си, успокоявайки, мъмрейки или учейки го чрез думи.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Они держали этого младенца у своего лица, уговаривали его, отчитывали его, воспитывали его словами.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.הן אחזו את התינוק מול פניהן, פינקו אותו, נזפו בו, חינכו אותו באמצעות מילים.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.فهن أحتفظن بذلك الرضيع أمام وجوههن يتملقن له و يقمن بتأنيبه و تعليمه بالكلمات
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.なだめ しかり 言葉で教育してきたのです そうやってとても強い力を持つようになってきたのです
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.佢地將嬰兒放喺面前 哄佢,譴責佢,教佢講嘢
Beşe kadar sayabiliyorlar. YÜzleri tanıyabiliyorlar.Pueden contar hasta cinco, y reconocer caras.
Beşe kadar sayabiliyorlar. YÜzleri tanıyabiliyorlar.Вони можуть рахувати до п'яти.
Bilinç. Sizin hepinizin yüzlerini görüyorum.의식. 여러분들의 얼굴이 다 보입니다.
Bilinç. Sizin hepinizin yüzlerini görüyorum.מודעות. אני רואה את הפנים של כולכם.
Bilinç. Sizin hepinizin yüzlerini görüyorum.الوعي . أنا أري كل وجوهوكم.
Bilinç. Sizin hepinizin yüzlerini görüyorum.何を考えているかは分かりません 不思議ですね
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Aceștia tind să se muște unul pe celălalt, de multe ori chiar fioros și de obicei pe față.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Chúng hay cắn lẫn nhau, rất hung dữ và thường là ở trên mặt.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Costumam morder-se uns aos outros, frequentemente muito ferozmente e usualmente no focinho.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.De har en tendens att bita varandra, ofta helt kraftfullt och vanligen i ansiktet.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.그들은 서로를 무는 경향이 있습니다 때론 꽤나 격렬하게, 일반적으로 얼굴을 말이죠
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Mają tendencję do gryzienia się, często dość zaciekłego i często po pyskach.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Mají sklon se navzájem kousat, často velmi zuřivě a většinou do obličeje.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Mereka cenderung saling menggigit sering dengan ganas dan biasanya pada wajahnya.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Sie beißen sich gegenseitig, oft ziemlich heftig und normalerweise im Gesicht.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Szokásuk harapdálni egymást, sokszor eléggé ádázul, és legtöbbször a pofájukon.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Tendono a morsicarsi l'un l'altro, spesso abbastanza ferocemente e sul muso.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Tienden a morderse bastante ferozmente y usualmente en la cara.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Ze hebben de neiging om elkaar te bijten. Vaak vrij woest en meestal in het gezicht.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Τείνουν να δαγκώνουν το ένα το άλλο, συχνά αρκετά βιαία και συνήθως στο πρόσωπο.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Они имеют склонность кусать друг друга, часто очень сильно и как правило за морду.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Те са склонни да се хапят помежду си, често доста яростно и обикновено по лицето.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.הם נוטים לנשוך האחד את השני, לעתים באופן פראי למדי ובדרך כלל בפנים.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.ﺍﻧﻬﺎ ﺗﻤﻴﻞ ﺍﻟﻲ عضّ بعضها البعض بشراسة غالبا وعادةً في الوجه
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.激しくかじる癖があります その時 腫瘍から落ちたガン細胞が
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Annyi páciensre emlékszem, a nevük az emlékezetembe vésődött, arcvonásaikat most is látom.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Ik herinner me nog zoveel patiënten, ken hun namen nog, hun gezichten zie ik nog voor me.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Jag minns så många patienter, deras namn tydliga på tungan ännu, deras ansikten fortfarande skarpa.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Jeg husker så mange patienter, deres navne stadig levende på min tunge, deres ansigter stadig tydelige.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Je me souviens de tant de patients, leurs noms encore clairs sur ma langue, leurs visages encore si nets.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.전 아주 많은 환자를 기억하고 있습니다 여전히 그들의 이름이 제 입에서 맴돌고 있으며, 그들의 얼굴 또한 아주 선명하게 보입니다
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Pamiętam tak wielu pacjentów, których imiona wciąż mam w pamięci, ich twarze wciąż tak wyraźne.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Recordo tantos doentes, Ainda tenho os nomes deles na ponta da língua, as caras deles ainda tão nítidas.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Recuerdo a muchos pacientes, sus nombres aún vivos en mi lengua, sus rostros aún claros.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Ricordo così tanti pazienti, i loro nomi ancora vivi sulla mia lingua, i loro volti ancora così chiari.
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Saya ingat ada banyak pasien yang namanya masih teringat jelas wajahnya masih jelas
Birçok hastayı hatırlıyorum, adları hala dilimin ucunda, yüzleri hala çok net.Vzpomínám si na tolik pacientů, stále mám jejich jména na jazyku, stále jasně vidím jejich tváře.

İlgili Sayfalar