yüzleri ile cümle

yüzleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Byli to přátelé, vzájemně se obejmuli, smáli se a jejich obličeje byly asi tolik od sebe.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Erano amici, e si abbracciarono e ridevano, e le loro facce erano vicine così.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Erau prieteni şi s-au îmbrăţişat şi râdeau, iar feţele lor erau atât de aproape.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Et ils étaient amis, et ils se sont serrés dans les bras et ils riaient, et leurs visages étaient à ça.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Jóban voltak, megölelték egymást, egymással nevetgéltek, és az arcuk ilyen közelre volt egymástól.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.그들은 친구 였습니다, 그래서 서로 포옹했고, 웃고 있었고, 그들은 얼굴을 이 정도로 가까이 하고 있었습니다.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Là bạn bè, họ ôm chầm lấy nhau rồi họ cùng cười phá lên, và mặt họ chỉ cách xa nhau từng này thôi.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Mereka berteman, dan mereka saling berpelukan, dan mereka tertawa, dan jarak wajah mereka sejauh ini.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Y eran amigos y se abrazaban y se reían y sus caras estaban así de cerca.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Ze waren vrienden. Ze omhelsden elkaar. Ze waren aan het lachen.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Είναι φίλοι και αγκαλιάστηκαν και γέλαγαν με τα πρόσωπά τους σε μια τέτοια απόσταση.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Вони були друзями.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Они были друзьями, и они сжимали друг друга в объятиях, смеялись, и их лица были вот на столько близко.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.Те бяха приятели и се прегърнаха, те се смееха, а лицата им бяха ей на такова разстояние.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.הם היו ידידים, והתחבקו והם צחקו, והמרחק בין פרצופיהם היה כזה.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.لقد كانوا أصدقاء، فاحتضنا بعضهم البعض وكانا يضحكان، بالكاد توجد مسافة بين وجهيهما.
Arkadaştılar ve birbirlerine sarıldılar ve gülüyorlardı ve yüzleri birbirinden bu kadar uzaktaydı.笑いながら こんな近くで話すんです お互いの両腕を上へ下へと
Aşkın Yüzleri"A Szerelem Arcai"
Aşkın Yüzleri"Gezichten der Liefde"
Aşkın YüzleriLas caras del amor
Aşkın Yüzleri<i>גיאורג דריימן "פני האהבה"</i>
Aşkın Yüzleri"Visages d'Amour"
Aşkın Yüzleri"Лица любви"
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.A partir d'ici, on s'est mis à diviser ces visages en parties plus petites.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.De aici, am decupat aceste feţe în bucăţi mai mici şi componete ale feţei.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.De aquí, seccionamos esos gestos en pedazos y componentes más pequeños de su rosotro.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.그것을 시작으로, 우리는 그 얼굴들을 깎아내어, 더 작은 얼굴의 조각과 컴포넌트를 얻게 됩니다.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Partendo da qui, abbiamo sezionato quei visi in parti più piccole, ottenendo le componenti del suo volto.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Podzieliliśmy potem te wszystkie twarze na mniejsze części.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Từ đó, chúng tôi chia những gương mặt đó thành những mảnh hơn và thành phần nhỏ của gương mặt anh ấy.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Und dann haben wir diese Gesichter in kleinere Bestandteile und Komponente zerstückelt.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Van daaruit hebben we die gezichten opgedeeld in steeds kleinere stukken.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Από εκεί, στην ουσία χωρίσαμε αυτά τα πρόσωπα σε μικρότερα κομμάτια και μέρη του προσώπου του.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Звідси ми буквально розділили ці лиця на маленькі шматочки та компоненти його обличчя.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.Отсюда мы фактически разъединяли эти лица на маленькие кусочки и компоненты его лица.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.После разделихме тези пози на отделни компоненти на лицето му.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.משם למעשה חתכנו את הפנים הללו לחלקים קטנים ורכיבים של הפנים שלו.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.من هناك ، ونحن في الواقع قد نقشنا في تلك الوجوه إلى قطع صغيرة ومكوناتها في داخل وجهه.
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık.切り込んでいって 文字通り何千という型ができあがりました
Avrupa Birliği'nin ve tüm yüzleri biliyordun,Eu conhecia a União Europeia e todas as caras,
Avrupa Birliği'nin ve tüm yüzleri biliyordun,Ήξερα για την Ευρωπαϊκή Ένωση και όλα τα πρόσωπα,
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.Chúng tôi lắp vòi nước ở trường nữa để đám trẻ rửa mặt nhiều lần mỗi ngày.
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.학교에도 세면시설을 설치해서 아이들이 하루 동안 자주 얼굴을 씻게 합니다.
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.Nainštalujeme umývacie zariadenia aj v škole, aby sa mohli deti umyť aj niekoľko krát za deň.
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.Uruchomiliśmy komórki sanitarne również w szkołach tak, by dzieci mogły myć twarz w ciągu dnia.
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.Vi fixade tvättutrymmen i skolan också så barnen kunde tvätta ansiktet flera gånger dagligen.
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.Ми також встановлюємо умивальники в школах, тож діти можуть мити обличчя багато разів за день.
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.Мы установили душевые и в школах, чтобы дети могли умывать лица по нескольку раз за день.
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.Ние поставяме умивалници в училищата така че децата да могат да мият лицата си много пъти през деня.
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.התקנו מתקני שטיפה בבתי הספר על מנת שילדים יוכלו לשטוף פניהם מספר פעמים רב במהלך היום.
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.ليقوم الأطفال بغسل وجوههم عدة مرات خلال اليوم نقوم بابعاد الأمراض
Aynı zamanda okullara yıkanma tesisleri koyuyoruz ki çocuklar yüzlerini gün içinde birçok kere yıkayabilsin.子供達が1日に何度でも顔を洗えるようにしました ばい菌を洗い流すんです
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.그들이 등을 내게로 향하고 얼굴을 내게로 향치 아니하며 내가 그들을 가르치되 부지런히 가르칠지라도 그들이 교훈을 듣지 아니하며 받지 아니하고
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.ויפנו אלי ערף ולא פנים ולמד אתם השכם ולמד ואינם שמעים לקחת מוסר׃
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.وقد حولوا لي القفا لا الوجه وقد علّمتهم مبكرا ومعلّما ولكنهم لم يسمعوا ليقبلوا ادبا.
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.他 們 以 背 向 我 、 不 以 面 向 我 . 我 雖 從 早 起 來 教 訓 他 們 、 他 們 卻 不 聽 從 、 不 受 教 訓
Bana yüzlerini değil, sırtlarını çevirdiler. Onları defalarca uyarmama karşın dinlemediler, yola gelmediler.他 們以 背向 我 、 不 以 面向 我 . 我 雖從 早起 來教訓 他 們 、 他 們卻 不 聽從 、 不 受 教訓
Bay Kim, ışıkları kontrol edin. Modellerinin yüzlerinde gölgeler vardır.M. Kim, vérifiez les lumières s.v.p.. Il y a des ombres sur les visages.
Bay Kim, ışıkları kontrol edin. Modellerinin yüzlerinde gölgeler vardır.מר קים, בבקשה לבדוק את האורות. יש צללים על פני של המודלים.
Bay Kim, ışıkları kontrol edin. Modellerinin yüzlerinde gölgeler vardır.السيد كيم، يرجى التحقق من الاضواء. هناك الظلال على وجوه النماذج.

İlgili Sayfalar