yüzlerce ile cümle

yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir tam saldırı ağacı, saldırı hedefine ulaşan yüzlerce veya binlerce yoldan oluşabilir.Полное дерево атаки может содержать сотни или тысячи различных путей, все из которых приводят к успеху атаки.
Natsir, İslam görüşleri ile ilgili 45 kitap ve yüzlerce makale yayımladı.Натсир опубликовал 45 книг и монографий, а также несколько сотен статей, посвящённых его взглядам на ислам.
1960’larda, Technion, Afrika ve Asya gibi gelişmekte olan ülkelerden yüzlerce öğrenciye kapılarını açtı.Технион открывает свои двери для сотен студентов из развивающихся стран Африки и Азии.
Hastane yüzlerce hastaya hizmet verir hale geldi.Больница рассчитана на 600 пациентов.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."Таких характеристик более сотни».
Bu ek paket aynı zamanda yüzlerce yeni haritayı da içermektedir.Дополнение также добавило сотни новых больших карт.
Farklı ülkelerde yüzlerce çeşit işlenmiş domuz ürünleri bulunmaktadır.В нашей стране более десятка пород свиней.
Gedik, bu rol için başvuran yüzlerce çocuk arasından seçilmiştir.На эту роль её выбрали из сотен пробовавшихся актрис.
Bazı şirketler yüzlerce dijital depolama cihazı gereksinimi duyar.Существует несколько стандартов хранения данных на цифровых оптических дисках.
Yerçekimsel lenslerin yüzlercesi bugün için bilinmektedir.Сегодня количество пасьянсов исчисляется сотнями.
Bu şehirde yüzlerce sanayi şirketi vardır.В городе имеется 4 промышленных предприятия.
Düşük kütleli X-ışını ikililerinin yörünge süreleri on dakika ile yüzlerce gün arasında değişir.Орбитальные периоды маломассивных рентгеновских звёзд заключены в интервале от десяти минут до сотен суток.
Patlama sonucu duman bulutu yüzlerce metre yüksekliğine ulaşmıştır.При взрыве облако дыма и пыли поднималось на высоту 170 метров.
Bir çökme yaşanmış, satışlar düşmüş, yüzlerce perakende satış mağazası kapanmış ve birçok yayıncı küçülmüştür.Произошёл крах в комикс-индустрии, продажи упали, а многим магазинам и издателям пришлось закрыться.
Yüzlerce talebe ondan ders aldı.Они сами передавали её приемы сотням своих учеников.
Bölgede yüzlerce nehir ve kolları mevcuttur.На территории района протекает много рек и ручьёв.
Güneş Sistemi’nde yüzlerce ve binlerce cüce gezegen olduğu tahmin edilmektedir.В настоящий момент в Солнечной системе обнаружены сотни тысяч астероидов.
Percoidei alt takımı 50den fazla familya ve yüzlerce cinsi kapsayan üç üst familyaya ayrılır.Включает три надсемейства, которые содержат более 50 семейств и сотни родов.
Yüzlerce insan, kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere, öldürüldü.Было убито около 500 человек, в том числе женщин и детей.
Karmaşık bir sistemde, bu tür gereksinim listeleri yüzlerce sayfaya kadar sürebilir.في نظام معقد يمكن تشغيل هذه القوائم المتطلبات لمئات من صفحات طويلة.
Justin McCarthy, Drama'ya Bulgarların girmesinin ardından yüzlerce Müslümanın öldürüldüğünü yazmıştır.و كتب جيستن مكارثى أنه بعد دخول البلغار إلى دراما قد تم قتل المئات من المسلمين .
Rum çeteleri, Ege Bölgesi'ndeki halktan yüzlerce sığır da çalmıştır.أما عصابات الروم فقد سلبوا أيضا مائات من الأبقار من الشعب في منطقة إيجه .
Ancak bazı tuğla fabrikalarında yüzlerce işçi çalışırdı.غير أن بعض مصانع الطوب تستخدم مئات العمال.
Ayrıca bu çöküş esnasında yüzlerce kurtarma görevlisi de öldü.إضافةً إلى أن المئات من العاملين بالإنقاذ قد ماتوا عند انهيار البرج.
Bu şehirde yüzlerce sanayi şirketi vardır.تتولى هذه الصناعة المئات من الشركات في العالم.
Yüzlerce OMON üyesi de tutuklandı.أكثر من مئة شخص أويغوري أعدموا .
Yüzlerce mektup partinin kurucusu ve lideri olan Fethi Bey ile muhalefetin sesi olan gazetelere gönderildi.أرسل مئات الخطابات لفتحي بك مؤسس الحزب وقائده وللجرائد التي تمثل صوت المعارضة.
Yüzlercesi de esir alındı.مئات المعتقلين.
Ertesi gün yüzlerce mahkûm idam edildi.في اليوم التالي أمرت محكمة عسكرية بإعدام أكثر من مائة من المعتقلين.
Ana madde: Bulgar İsyanları Nisan 1876'da patlak veren Bulgar İsyanının başlangıcında yüzlerce Türk öldürüldü.في بداية الثورة البلغارية التى شُنت في إبريل عام 1876، تعرض المئات من الأتراك للقتل.
Yüzlerce çocuk, yavrunun birinci yaş dönümüne katıldı.شارك المئات من الأطفال في حفل الذكرى السنوية الأولى لولادة كنوت.
Yüzlerce insan zarar gördü.أصيب المئات من الأشخاص.
Taşıt kuyrukları yüzlerce metreyi geçti.مداها بضع مئات من الأقدام.
Üç ay içinde binlerce korsan öldürüldü, yüzlerce korsan gemisi batırıldı.توفي أكثر من ألفي بحار، وغرقت سفن عديدة.
Çok sayıda bina yıkıldı, yüzlerce insan öldü ve yaralandı.بعض الناس فقدوا أو جرحوا أو فقدوا مئات المنازل.
Tekafül, çeşitli formlarda yüzlerce yıldır uygulanmaktadır.وتم تحديد مداره بشكل جيد لعدة مئات من السنين القادمة.
Gücünün zirvesinde, yüzlerce aktif üyeye sahipti.له مصنفات كثيرة، بلغت نحو مائة مصنَّف.
Yüzlerce şehir ve kasaba hasar gördü.تضررت مئات المدن والقرى.
Yüzlerce kişi Nantes, Place Royal'da toplandı.Milhares também se reuniram em Nantes na Place Royale.
Karmaşık bir sistemde, bu tür gereksinim listeleri yüzlerce sayfaya kadar sürebilir.Em sistemas complexos tais listas de requisitos podem chegar a centenas de páginas.
Şapkasının altında yüzlerce alet vardır.Ele mantém muitas facas em seu chapéu.
Prensesin beraberinde gelen yüzlerce kişi Malakka'da Bukit Cina'ya yerleşmiştir.A princesa foi com seus 1 500 serviçais, que se assentaram eventualmente em Bukit Cina, em Malaca.
Yüzlerce ev yıkıldı.Milhares de casas foram destruídas.
1936 yılında Kiev Manevraları sırasında askeri gözlemcilere yüzlerce BT tankının geçişi gösterilmiştir.Em Kiev, em 1936, observadores militares estrangeiros testemunharam centenas de tanques da BT em desfile.
Bu sırada yüzlerce hayran olay yerinde toplandı, polis Saldivar'ı uzaklaştırırken çoğu ağlıyordu.Até então, centenas de fãs se reuniram no local; muitos choravam enquanto a polícia prendia Saldívar.
Halep ve civarında, yüzlerce gösterici öldürüldü ve sekiz bin kişi tutuklandı.E em torno de Alepo, centenas de manifestantes foram mortos e oito mil foram presos.
Chichilerin büyümesi son derece yavaş olup, yüzlerce yıl sürebilir.O saguaro cresce lentamente mas pode viver duzentos anos.
Düzinelerce, hatta yüzlerce farklı kurumun biraraya gelmesinden oluşuyordu.É comum ter de se realizar dezenas e até centenas de julgamentos.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."Há ainda centenas de vítimas."
1960'lı yıllardan başlayarak yüzlerce filmin müziğini bestelemiştir.Escreveu centenas de textos para discos de jazz desde o princípio da década de 1950.
Bazı durumlarda ise yüzlerce hamle (durum) incelenmek zorundadır.Em alguns casos, os mesmos requerem algumas habilidades.
1840'lardan itibaren bilim ve mühendislikle ilgili konularda yüzlerce makale yayınladı.Publicou centenas de artigos e notas sobre ciência e engenharia, a partir de 1842.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Existem atualmente cerca de 600 membros da organização.
Sovyetlerden binlerce ekonomist ve yüzlerce siyasi danışman Çin'e yardım etmek için gönderildi.A União Soviética enviou cerca de 11.000 funcionários de ajuda científica e técnica para a China.
Yüzlerce şarkıyı dinledikten sonra Jackson ve Jones albümü düzenledi.Após ouvirem centenas de canções, Jackson e Jones escolheram um grupo, contendo as que seriam gravadas.
Günümüzde de Çin'de yüzlerce çigong klinik ve hastaneleri devletin onayıyla hizmet vermektedir.Hoje ele é dono de várias centenas de hospitais e clínicas médicas sem fins lucrativos em toda a Indonésia.
Noxlar yüzlerce yıllık geçmişe sahip bir ırktır.A música naxi tem uma antiguidade a mais de 500 anos.
Bu ek paket aynı zamanda yüzlerce yeni haritayı da içermektedir.Com a chegada desse novo mapa também tem uma série de novos desafios.
Yüzlerce şarkı ve sanatçı Melodifestivalen'e ilk kez katılmıştır.One More Time participaram por duas vezes no Melodifestivalen.
İçerisinde yüzlerce kanatlı hayvan ve kuş türünü barındırmaktadır.Possui, ainda, centenas de espécies de pássaros e incontáveis insetos.
İlgili Sayfalar