yüzlerce ile cümle

yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.De vereniging telt enkele honderden leden.
Çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi öldü.Bij gevechten vallen honderden doden.
Chichilerin büyümesi son derece yavaş olup, yüzlerce yıl sürebilir.Welwitschia mirabilis groeit langzaam en kan honderden jaren oud worden.
Yüzlerce ev yıkıldı.Honderden huizen worden verwoest.
Yerçekimsel lenslerin yüzlercesi bugün için bilinmektedir.Tegenwoordig zijn honderdduizenden planetoïden bekend.
Din görevlisi sınıfından ve dışından yüzlerce kişi mesajın vaazına katıldı.Binnen en buiten de kathedraal namen drieduizend personen deel aan de uitvaartplechtigheid.
Ertesi gün yüzlerce mahkûm idam edildi.Honderden gevangenen die waren gemaakt werden de volgende dag geëxecuteerd.
Hastane yüzlerce hastaya hizmet verir hale geldi.Het gebouw bood plaats aan 50 patiënten.
Bazı ülkelerde onlarca, bazılarında ise yüzlerce etnik grup bulunabilmektedir.Er lijken echter enkele honderden en mogelijk zelfs duizenden moskeeën in Spanje te bestaan.
Antarktika'daki Larsen Buz Sahanlığının iki bölmesi 1995-2002 arasında yüzlerce parçaya bölünmüştür.De Larsen-ijsplaat op het Antarctisch Schiereiland verloor 2500 km² tussen 1995 en 2001.
Yüzlerce dil ve lehçe içerir.90 talen en dialecten omvatten.
Ayrıca o zamana kadar yüzlerce takma isim kullanan yazar, Stendhal ismini bu sıralarda seçmiştir.Veel namen die nu nog gebruikt worden, werden toen door D'Urville gegeven.
1964'ten bu yana PZL-Świdnik yüzlerce teslimat yaptı, yaklaşık bunların 1/3'ü askeri amaçlarla satılmıştır.FN produceerde ongeveer 450.000 vuurwapens per jaar, hiervan is ongeveer een derde voor leger en politie.
Patlama sonucu duman bulutu yüzlerce metre yüksekliğine ulaşmıştır.De kracht van de ontploffing veroorzaakte een waterkolom van honderden meters hoog.
Yüzlerce köle öldürüldü.Er werken honderden slaven.
Yüzlerce küçük kayıplar meydana geldi.Er vielen enkele honderden slachtoffers.
İnsanlar birbirlerini eziyorlar, yüzlerce kişi yaralanıyordu.Er viel een dode en honderden mensen raakten gewond.
Yüzlerce OMON üyesi de tutuklandı.Ook honderden van zijn bendeleden werden gearresteerd.
2007, Vilayette yüzlerce kişinin gömülü olduğu toplu bir mezar bulundu.Anno 2007 is er op de begraafplaats nog slechts één grafsteen te vinden.
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.Ik zou liefst van al honderden zinnen schrijven in Tatoeba, maar ik moet werken.
1946 yılına gelindiğinde yüzlerce savaş suçlusu, binlerce Nazi ve faşist İspanya'da bulunmaktadır.W 1946 do Hiszpanii dotarły setki zbrodniarzy wojennych oraz tysiące nazistów i faszystów.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Składa się z 100 deputowanych.
Ayrıca bu çöküş esnasında yüzlerce kurtarma görevlisi de öldü.Na skutek zawalenia wieży zginęły także setki ratowników.
Şapkasının altında yüzlerce alet vardır.Trzyma wiele noży w swoim kapeluszu.
Yüzlerce OMON üyesi de tutuklandı.Aresztowano także ponad 200 członków Irgunu.
Yüzlerce ev yıkıldı.900 domów zostało zniszczonych.
Yüzlerce çeşitli şiirlerin yazarıdır.Jest autorem kilkuset wierszy różnych gatunków.
Peygamberimizin yüzlerce mucizesi olduğu anlatılıyor.Świętemu przypisuje się dokonanie kilku cudów.
Bunun sonucunda yüzlerce insan tutuklanır ve yaralanır.W efekcie kilkaset osób zostało rannych i zabitych.
Olayın ardından yüzlerce kişi tutuklandı, işkence gördü bazıları ise idam edildi.Aresztowano setki osób, z czego część z nich była prawdopodobnie torturowana.
Kavgalarda yüzlerce kişi öldü.W walkach zginęły setki osób.
Yüzlerce beyitlik bir destan düzdü.100 tępo zakończonych czułków.
Bu formun bireysel olarak zarar verebilirliği çok düşüktür ancak sürüleri yüzlerce sayıdan oluşur.Bydło to jest słabej jakości, gdyż liczy się tylko ich liczba.
Bu örgütlerin yüzlerce destekçisi ve sempatizanı vardı.Posiada kilka tysięcy członków i sympatyków.
Bu şehirde yüzlerce sanayi şirketi vardır.W mieście działa kilka przedsiębiorstw z tej branży.
17 Ocak'ta IŞİD'in Deyrizor'da yüzlerce kişiyi infaz ettiği belirtilmiştir.Wyrok zapadł 17 października w obecności kilkuset osób.
Yüzlerce yaralı var.Rannych były setki.
Birçok kitabı ve yüzlerce makalesi vardır.Autor wielu książek i kilkuset artykułów.
Bunların hızları yüzlerce kilometre olabilir.Potrafią wówczas przebyć nawet kilkaset kilometrów.
Mısır Ulusal Demokratik Partisi Tahrir Meydanı'na Hüsnü Mübarek'i desteklemek üzere yüzlerce eylemci yolladı.300-osobowa pokojowa demonstracja poparcia dla prezydenta Mubaraka.
Ancak, aniden çıkıp gelen yüzlerce asilzadenin yerleşmesi için şehirde uygun hiçbir yapı yoktu.Jak na tysięczne miasto nie było w nim wielu rzemieślników specjalistów.
İnsanlar birbirlerini eziyorlar, yüzlerce kişi yaralanıyordu.Setki osób zginęły, wiele było rannych.
Kendisinin günlüğünüe göre yüzlerce hastayı kendi yaptığı ilaçlarla tedavi etmişti.W ciągu swojej pracy zawodowej Szkodny wykonał ten zabieg u kilkuset chorych.
Caddede yüzlerce araba vardı.Na ulicy było kilkaset samochodów.
Biraz eğitim ve yürüyüşten sonra, Nelson ile yakın arkadaşlarına yüzlerce su balonu fırlatırlar.Efter ett långt och hårt träningsprogram anfaller de Nelson och hans vänner med vattenballonger.
Nasyonal sosyalizm döneminde tehdit altındaki yüzlerce kişi Almanya'dan Türkiye'ye sığınmacı olarak geldi.Under nationalsocialismens tid fann många flyktingar från Tyskland och Österrike sin tillflykt i Turkiet.
Yerleşim yerinin o zamanki yaklaşık nüfusu 3500 kişiydi ve şehir yüzlerce yıl kraliyet merkezi olarak kaldı.Området hade omkring 3 500 invånare under denna tiden och var ett kungligt säte för hundratals år.
Yerçekimsel lenslerin yüzlercesi bugün için bilinmektedir.För tillfället är hundratals gravitationslinser kända.
(Uygur ilteberi yüzlerce eriyle karşımıza çıktı.)(Det har jag sagt dig hundratals gånger.)
Erişim tarihi: 16 Ağustos 2007. ^ "Peru depreminde yüzlerce ölü".(30 augusti 2007) ^ Staffan Kihlström (16 augusti 2007). ”500 döda efter jordskalv i Peru”.
Bu kriz esnasında yüzlerce Amerikan bankası battı.Under den stora depressionen gick många amerikanska banker i konkurs.
Köpek balıkları kan kokusunu yüzlerce metre uzaktan alabilirler.Vissa djur kan uppfatta lukten av frukten på över 800 meters avstånd.
Çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi öldü.Hundratals personer dödades i sammandrabbningarna.
Bu örgütlerin yüzlerce destekçisi ve sempatizanı vardı.Till denna organisation har hon lyckats knyta mer än 2 miljoner medlemmar och supportrar.
Gücünün zirvesinde, yüzlerce aktif üyeye sahipti.När rörelsen var som starkast hade den flera hundra aktiva medlemmar.
Bu varyantlardan biri olan M-84 tankı üretime girdiği 1980'lerden itibaren dünya çapında yüzlerce sattı.Jugoslaverna kallade sin kopia för M-84 och sålde hundratals världen över under 1980-talet.
Yüzlerce beyitlik bir destan düzdü.Ett hundratal finnar har konverterat.
Kış uykusuna, yüzlercesi bir araya gelerek yatarlar.Under vintern sover flera individer vintersömn tillsammans.
1979-1981 arası dönemde, yüzlerce HMÖ üyesi öldürüldü ve 3,000 kadarı da tutuklandı.Under åren 1919-1932 försvann drygt 800 kolonister och ytterligare 3000 skulle sägas upp.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Sällskapet har ett hundratal medlemmar.
İlgili Sayfalar