yüzlerce ile cümle
yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onlarca? Yüzlerce? Binlerce?수십명? 수백명? 수천명?
Onlarca? Yüzlerce? Binlerce?Δεκάδες; Εκατοντάδες; Χιλιάδες;
Onlarca? Yüzlerce? Binlerce?עשרות? מאות? אלפים?
Onlarca? Yüzlerce? Binlerce?عشرات ؟ مئات ؟ ألوف ؟
Onlarca? Yüzlerce? Binlerce?おそらく 数百万でしょう
Onlarca, yüzlerce binyıl?A combien de dizaines de milliers d'années est-ce que ça remonte ?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Câte zeci de mii de ani se întinde în trecut?
Onlarca, yüzlerce binyıl?¿Cuántas decenas de miles de años?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Dari berapa puluh ribu tahun yang lalukah bahasa itu berasal?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Hány tíz ezer évre nyúlik vissza?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Hoe veel tienduizenden jaren gaat dat terug?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Hur många 10.000-tals år tillbaka?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Hvor mange titusinder af år går sproget tilbage?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Ile dziesiątek tysięcy lat wstecz?
Onlarca, yüzlerce binyıl?현대 언어의 역사는 얼마나 깊은 걸까요? 수 만년?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Koliko deset tisočev let sega to nazaj?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Koľko desiatok tisícov rokov má už za sebou?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Kunka monta kymmentä tuhatta vuotta taaksepäin se ylettyy?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Nó có thể quay lại bao nhiêu vạn năm nữa đây?
Onlarca, yüzlerce binyıl?O kolik desítek tisíc let se musíme vrátit?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Quantas dezenas de milhares de anos terá?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Quante decine di migliaia di anni dovremmo risalire?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Wie viele Jahrzehntausende reicht sie zurück?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Για πόσες δεκάδες χιλιάδες χρόνια μιλάμε;
Onlarca, yüzlerce binyıl?Колко десетки хиляди години назад е това?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Скільки десятків тисяч років тому?
Onlarca, yüzlerce binyıl?Сколько десятков тысячелетий тому назад ?
Onlarca, yüzlerce binyıl?עד כמה עשרות אלפי שנים לאחור הן מגיעות?
Onlarca, yüzlerce binyıl?كم من عشرات آلاف السنين تعود؟
Onlarca, yüzlerce binyıl?クリス・アンダーソン:その答えに対する予感ですとか、希望はありますか?
Onlarca, yüzlerce binyıl?係幾萬年前?
Onu evinde ilk kez ziyarete gittiğimde, evini gezerken müzelere yaraşır nitelikte yüzlerce sanat eseri gördük.Durante la mia prima visita facemmo un giro della sua casa, dove vidi centinaia di lavori di qualità museale.
Onu evinde ilk kez ziyarete gittiğimde, evini gezerken müzelere yaraşır nitelikte yüzlerce sanat eseri gördük.Keď som ho po prvýkrát navštívil, prezreli sme si jeho dom a pozreli stovky umeleckých diel muzeálnej kvality.
Onu evinde ilk kez ziyarete gittiğimde, evini gezerken müzelere yaraşır nitelikte yüzlerce sanat eseri gördük.제가 그를 처음 방문했을 즈음, 우리는 그의 집을 구경했고 박물관에서나 볼만한 수백 개의 작품들을 보았습니다.
Onu evinde ilk kez ziyarete gittiğimde, evini gezerken müzelere yaraşır nitelikte yüzlerce sanat eseri gördük.בביקורי הראשון, ערכנו סיור בביתו וראינו מאות עבודות באיכות מוזיאונית,
Onu evinde ilk kez ziyarete gittiğimde, evini gezerken müzelere yaraşır nitelikte yüzlerce sanat eseri gördük.بمناسبة زيارتي الاولى , ونحن بجولة في منزله شاهدنا المئات من الأعمال بجودة المتحف
Onu evinde ilk kez ziyarete gittiğimde, evini gezerken müzelere yaraşır nitelikte yüzlerce sanat eseri gördük.美術館レベルの芸術作品が 何百と並んでいました そして あるドアの前で立ち止まりました 博士がそれは誇らしげに
Onu oturtup karikatürünü yaptım, ve o zamandan sonra da yüzlerce ünlünün karikatürünü yaptım.Ich bat ihn Platz zu nehmen, ich karikierte ihn, und seitdem habe ich Hunderte von Prominenten karikiert.
Onu oturtup karikatürünü yaptım, ve o zamandan sonra da yüzlerce ünlünün karikatürünü yaptım.Je me suis assis, je l'ai caricaturé, et vu que j'avais caricaturé des centaines de célébrités.
Onu oturtup karikatürünü yaptım, ve o zamandan sonra da yüzlerce ünlünün karikatürünü yaptım.그를 앉혀놓고 그의 캐리커처를 그렸습니다. 그때부터 수백 명의 유명인사를 캐리커처 했죠.
Onu oturtup karikatürünü yaptım, ve o zamandan sonra da yüzlerce ünlünün karikatürünü yaptım.L-am aşezat, l-am caricaturizat, şi de atunci am caricaturizat sute de celebrităţi.
Onu oturtup karikatürünü yaptım, ve o zamandan sonra da yüzlerce ünlünün karikatürünü yaptım.Leültettem, karikatúrát rajzoltam róla, és azóta több száz hírességet rajzoltam le.
Onu oturtup karikatürünü yaptım, ve o zamandan sonra da yüzlerce ünlünün karikatürünü yaptım.Lo hice sentar para hacer su caricatura y desde entonces he caricaturizado cientos de celebridades.
Onu oturtup karikatürünü yaptım, ve o zamandan sonra da yüzlerce ünlünün karikatürünü yaptım.Τον έκατσα κάτω, του έκανα το σκίτσο, και από τότε έχω κάνει τα σκίτσα σε εκατοντάδες διασημότητες.
Onu oturtup karikatürünü yaptım, ve o zamandan sonra da yüzlerce ünlünün karikatürünü yaptım.Той ми позира, нарисувах му карикатура и оттогава съм правил карикатури на стотици знаменитости.
Onu oturtup karikatürünü yaptım, ve o zamandan sonra da yüzlerce ünlünün karikatürünü yaptım.הושבתי אותו, איירתי אותו, ומאותו יום איירתי מאות מפורסמים.
Onu oturtup karikatürünü yaptım, ve o zamandan sonra da yüzlerce ünlünün karikatürünü yaptım.جلست مع رئيس الوزراء، رسمته كاريكاتوريا. ومن وقتها قمت برسم مئات المشاهير.
Onu oturtup karikatürünü yaptım, ve o zamandan sonra da yüzlerce ünlünün karikatürünü yaptım.それ以来 何百人ものセレブを描いてきました この作品は 懐かしい1枚
Örnek olarak, neden Pasifik'teki yüzlerceZ.B. warum ist es so, dass von den
Örnek olarak, neden Pasifik'teki yüzlerceורבים מהם אינם מובנים היטב. למשל, מדוע באוקינוס השקט,
Ortaya çıkan son ürünün görkemini yüzlerce saat çalışmaya borçluyuz�A excelência do produto final é o resultado de centenas de horas de trabalho árduo�
Ortaya çıkan son ürünün görkemini yüzlerce saat çalışmaya borçluyuz�Keindahan produk akhir dari proses ini merupakan hasil dari kerja keras selama ratusan jam.
Ortaya çıkan son ürünün görkemini yüzlerce saat çalışmaya borçluyuz�La magnificencia del producto final es resultado de muchas horas de arduo trabajo�
Ortaya çıkan son ürünün görkemini yüzlerce saat çalışmaya borçluyuz�La splendeur du produit final est le fruit de centaines d'heures de travail acharné�
Ortaya çıkan son ürünün görkemini yüzlerce saat çalışmaya borçluyuz�Великолепие готового изделия является результатом долгих часов кропотливого труда. �
Ortaya çıkan son ürünün görkemini yüzlerce saat çalışmaya borçluyuz�إن روعة المنتج النهائي هو نتاج لساعات طوال من العمل الشاق. �
Oyleyse, bu orneklerin hicbiri ozel degil. Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Aceste cazuri nu sunt unice.
Oyleyse, bu orneklerin hicbiri ozel degil. Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Эти истории не уникальны, я сама могу рассказать их сотни.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Akkor még nem tudtam, ma már viszont tudom, hogy ezek Pantala Flavescensek, százával.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.A l'époque je ne le savais pas, mais maintenant si. C'était des Globe Trotteuses. Il y en avait des centaines.