yüzlerce ile cümle
yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Bây giờ thì tôi đã biết mặc dù lúc đó thì không, chúng là Globe Skimmers, hàng trăm con ấy.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Damals wusste ich das nicht, aber ich weiß es heute. Das sind Hunderte Wanderlibellen.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.En tiennyt sitä silloin, mutta nyt tiedän. Ne ovat Pantala flavescens -lajia, sadoittain.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Ik wist het toen niet, maar nu wel, het zijn wereldzwervers, honderden.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Jeg vidste ikke på det tidspunkt, men jeg ved det nu, de er Globe Skimmers, hundredvis af dem.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.그 때는 몰랐지만, 지금은 알고 있죠. 글로브 스키머 수백 마리입니다.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Nevedel som to vtedy, ale teraz viem, že sú to Globe Skimmer, sú ich stovky.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Non lo sapevo, allora, ma lo so adesso, sono tutte Globe Skimmer, a centinaia.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Nu stiam atunci, dar stiu acum, sunt "Globe Skimmers", sute.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Wtedy tego nie wiedziałem, ale to były Pantala flavescens.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Yo no sabía en ese momento, pero ahora sé, son pantala flavescens, cientos de ellas.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Δεν ήξερα τότε, αλλά ξέρω τώρα, είναι Παγκόσμια Εξαφριστήρια, εκατοντάδες.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Не знаех по онова време, но сега знам, те са глобални летци, стотици от тях.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.Тогда я не знал, но теперь знаю: это были сотни желтоватых бродяжек.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.לא ידעתי אז, אבל אני יודע עכשיו, הן Globe Skimmers, מאות מהן.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.لم أكن أعلم وقتها، ولكنني أعلم الآن، إنهم متصفحو الكرة الأرضية، المئات منهم.
O zaman bilmiyordum fakat şimdi biliyorum ki, bunlar Yeryüzü Süzgeci, yüzlercesi.全てウスバキトンボだったと理解しています あるときはそこにいて またあるときはいないのです
O zaman hala neden yüzlerce yurt ve yuva var Avrupa çapında?그런데,최근 몇년간 전쟁이나 재해가 그리 많지 않았음에도
O zaman hala neden yüzlerce yurt ve yuva var Avrupa çapında?Але чому в Європі так багато сиріт?
O zaman hala neden yüzlerce yurt ve yuva var Avrupa çapında?אבל למה יש כל כך הרבה יתומים באירופה
O zaman hala neden yüzlerce yurt ve yuva var Avrupa çapında?و لكن، لماذا يوجد الكثير من الأيتام في أوروبا
O zaman hala neden yüzlerce yurt ve yuva var Avrupa çapında?何故これほど多くの孤児が いるのでしょうか?
Özetle, yakında şunu diyeceğin kişiden, "Hey, seni alçak!"... ...yüzlerce kez daha şeytandır.Egyszóval, nálam, akire mindjárt azt mondod: "Hé, te szemét gazember!" ő százszor megátalkodottabb.
Özetle, yakında şunu diyeceğin kişiden, "Hey, seni alçak!"... ...yüzlerce kez daha şeytandır.Lát nữa, em sẽ mắng anh là "Này, tên khốn kia!" Hắn ta còn là tên tà ác hơn anh gấp trăm lần nữa kìa.
Özetle, yakında şunu diyeceğin kişiden, "Hey, seni alçak!"... ...yüzlerce kez daha şeytandır.Sečteno, podtrženo, v porovnání se mnou bys mu později říkala, "Hej, ty hnusáku!" Je stokrát horší.
Özetle, yakında şunu diyeceğin kişiden, "Hey, seni alçak!"... ...yüzlerce kez daha şeytandır.Вот если скоро закричишь: "Ну ты и козёл!", знай, что он намного хуже меня.
Özetle, yakında şunu diyeceğin kişiden, "Hey, seni alçak!"... ...yüzlerce kez daha şeytandır.Казано иначе, идва ти да се развикаш "Хей, глупак!". Казват, че е по-проклет от мен дори.
Özetle, yakında şunu diyeceğin kişiden, "Hey, seni alçak!"... ...yüzlerce kez daha şeytandır..بإختصار و بمقارنته بي , أنـا من الذي ستقولين له بعد قليل ايها الوغد الحقير فهو أكثر مني لؤماً مئة مره
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.A műanyagok lebomlásához száz vagy ezer évekre is szükség lehet.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Biodegradacja plastiku zajmuje od setek do tysięcy lat.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Đồ nhựa cần tới hàng trăm ngàn năm để phân hủy.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.플라스틱이 생분해되려면 수십만년이 걸릴 거에요.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Kunststoffe brauchen zum Abbau hunderte bis tausende Jahre.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.La biodégradation des plastiques nécessite plusieurs centaines à plusieurs milliers d'années.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Le materie plastiche impiegano migliaia di anni a decomporsi.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Los plásticos tardan cientos o miles de años para biodegradarse.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Os plásticos levam entre centenas a milhares de anos para se degradarem naturalmente.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Palasticul se descompune în mii de ani.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Plastics hebben honderden tot duizenden jaren nodig om biologisch af te breken.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Plastik memerlukan ratusan hingga ribuan tahun agar dapat terurai.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Plastom trvá stovky až tisícky rokov, kým sa rozložia.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Plastům trvá stovky až tisíce let, než se biologicky rozloží.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Για να βιοδιασπασθούν τα πλαστικά χρειάζονται εκατοντάδες με χιλιάδες χρόνια .
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.Естественное разложение пластиковых изделий может потребовать сотен и тысяч лет.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.לפלסטיק דרושות מאות עד אלפי שנים כדי להתפרק.
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.البلاستيك يحتاج من مئات إلى الالآف السنينن ليتحلل
Plastiğin doğada çözülmesi yüzlerce yıldan binlerce yıla kadar süre alıyor.そこで 私たちは考えました
Polis rutin olarak öğrencileri ve destekçilerini copladı ve yüzlercesini gözaltına aldıLa police matraquait de façon régulière les étudiants et leur alliés et les arrêtait par centaines
Polis rutin olarak öğrencileri ve destekçilerini copladı ve yüzlercesini gözaltına aldıPoliisit rutiininomaisesti hakkasivat opiskelijoita ja heidän liittolaisiaan ja pidätti heitä sadoittain
Polis rutin olarak öğrencileri ve destekçilerini copladı ve yüzlercesini gözaltına aldıΗ αστυνομία χτυπούσε συνεχώς στους φοιτητές και τους συντρόφους τους, και συνέλαβαν εκατοντάδες από αυτούς.
Polis rutin olarak öğrencileri ve destekçilerini copladı ve yüzlercesini gözaltına aldıПолиция обычно била студентов и их союзников и арестовывала их сотнями
Restoranın tam dışında olan kanalda, yüzlerce metrelik spiral borular var.A kis csatornában, ami mindjárt az étterem mellett van, egy több száz méteres spirális csőrendszer található.
Restoranın tam dışında olan kanalda, yüzlerce metrelik spiral borular var.Dans le canal, qui est juste devant le restaurant, il y a des centaines de mètres de tuyau enroulé.
Restoranın tam dışında olan kanalda, yüzlerce metrelik spiral borular var.I kanalen, precis utanför restaurangen, finns det hundratals meter av ett elsystem.
Restoranın tam dışında olan kanalda, yüzlerce metrelik spiral borular var.În canal, care e imediat lângă restaurant, sunt sute de metri de țeavă în serpentină.
Restoranın tam dışında olan kanalda, yüzlerce metrelik spiral borular var.In diesem Kanal, welcher einfach außerhalb des Restaurants ist, gibt es hunderte Meter sich windender Rohre.
Restoranın tam dışında olan kanalda, yüzlerce metrelik spiral borular var.In het kanaal, dat vlak bij het restaurant ligt, ligt honderden meters aan spoelpijpen.
Restoranın tam dışında olan kanalda, yüzlerce metrelik spiral borular var.레스토랑 바깥에 놓여 있는 수로 안에는, 수 백 미터의 감겨있는 관이 있습니다.
Restoranın tam dışında olan kanalda, yüzlerce metrelik spiral borular var.Nel canale, che si trova appena fuori dal ristorante, ci sono centinaia di metri di tubatura a spirale.
Restoranın tam dışında olan kanalda, yüzlerce metrelik spiral borular var.No canal, que fica fora do restaurante, há centenas de metros de canos em espiral.