yüzlerce ile cümle

yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O akşam yüzlerce nefret emaili aldım,Esa tarde recibí en casa cientos de mails de repudio.
O akşam yüzlerce nefret emaili aldım,În acea seară, m-am întors acasă la sute de mesaje furioase.
O akşam yüzlerce nefret emaili aldım,그날 저녁, 집으로 수백 통의 항의 투서들이 와 있었고,
O akşam yüzlerce nefret emaili aldım,Εκείνο το βράδυ, επιστρέφοντας σπίτι βρήκα εκατοντάδες email μίσους,
O akşam yüzlerce nefret emaili aldım,В тот вечер мне прислали сотни полных ненависти писем.
O akşam yüzlerce nefret emaili aldım,Онази вечер се прибрах и открих стотици пълни с омраза имейли.
O akşam yüzlerce nefret emaili aldım,באותו ערב, הגעתי הביתה וגיליתי מאות מכתבי נאצה,
O akşam yüzlerce nefret emaili aldım,في ذاك المساء، عدت للمنزل لأجد المئات من خطابات الكراهية،
O akşam yüzlerce nefret emaili aldım,何百もの人に こんなものは
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.E ho sempre sentito la stessa storia, una storia che da allora abbiamo sentito centinaia di volte.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.I zawsze padała ta sama odpowiedź, która odtąd powtarzała się setki razy.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.그리고 전 매번 같은 이야기를 들었고 그때 이후로도 수백번을 들었습니다.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Og jeg hørte den samme historie igen og igen, en historie vi har hørt hundredvis af gange siden.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Și am auzit aceeași poveste de nenumărate ori. O poveste pe care am auzit-o cu toții de sute de ori de atunci.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Steeds weer kreeg ik een verhaal, dat we daarna nog honderden keren gehoord hebben.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Újra és újra ugyanazt a történetet hallottam, azt a történetet, amit azóta több százszor is.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Y oía la misma historia una y otra vez, una historia que escuchamos cientos de veces desde entonces.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Άκουγα την ίδια ιστορία ξανά και ξανά, μια ιστορία που έχουμε ακούσει εκατοντάδες φορές έκτοτε.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.И я слышала одну и ту же историю снова и снова, историю, которую с тех пор мы слышали сотни раз.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.Чувах един и същ отговор отново и отново, отговор, който сме чували стотици пъти оттогава.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.ושמעתי את אותו הסיפור שוב ושוב, סיפור ששמענו מאות פעמים מאז.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.وسمعت نفس القصة مرارا وتكرارا، قصة سمعناها مئات المرات منذ ذلك الحين.
O andan itibaren yüzlerce kez dinlediğimiz hikayeyi tekrar tekrar dinlerdim.以来同じ答えを何百回も聞きました 『毎日患者がクリニックにやってきます
Okuyun: Savaş Mağduru Gazze'de Yüzlerce İnsan ÖldürüldüEn l'espace de 51 jours, plus de 2000 Palestiniens sont morts dans ce carnage.
Okuyun: Savaş Mağduru Gazze'de Yüzlerce İnsan ÖldürüldüLea también: Alto al fuego permanente en #Gaza, devastada por la guerra
Okuyun: Savaş Mağduru Gazze'de Yüzlerce İnsan ÖldürüldüLees ook: Honderden doden in een door oorlog gehavende #Gaza
Okuyun: Savaş Mağduru Gazze'de Yüzlerce İnsan ÖldürüldüLeggi anche lo speciale deidicato: Hundreds Killed in War-Battered #Gaza
Okuyun: Savaş Mağduru Gazze'de Yüzlerce İnsan ÖldürüldüΔιαβάστε επίσης: Hundreds Killed in War-Battered #Gaza
Okuyun: Savaş Mağduru Gazze'de Yüzlerce İnsan ÖldürüldüЧитайте также: Прекращение огня в Газе (#Gaza), разрушенной войной
Okuyun: Savaş Mağduru Gazze'de Yüzlerce İnsan Öldürüldüلكم أن تقرؤوا أيضًا: المئات قُتلوا في الحرب - غزة تحت القصف
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.Jag är ganska säker på att den dagen då vi kommer att skriva historieböckerna om hundratals år.
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.Jsem přesvědčen, že jednoho dne za stovky let, budou lidé psát knihy o historii.
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.Saya yakin satu hari nanti kita akan tuliskan dalam buku sejarah sekian ratus tahun dari sekarang.
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.Som si istý, že jedného dňa budeme písať dejepisy, stovky rokov od teraz.
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.Sono quasi sicuro che un giorno scriveremo libri di storia tra centinaia di anni -- questo periodo
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.Tenho a certeza de que, um dia, se escreverão livros de história, daqui a centenas de anos.
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.Tôi gần như chắc chắn rằng một ngày chúng ta sẽ viết sách lịch sử hàng trăm năm kể từ bây giờ.
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.Είμαι αρκετά σίγουρος πως μια μέρα θα γράφουμε βιβλία ιστορίας εκατοντάδες χρόνια από τώρα.
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.Я глибоко переконаний, що колись, через сотні років, людство писатиме книги з історії.
Oldukça eminim ki, bir gün tarih kitapları yazacağız. Bundan yüzlerce yıl sonra.Я уверен, что однажды, сотни лет спустя, люди напишут учебник по истории.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Gli ho chiesto come fosse gestire un migliaio di capi di bestiame per centinaia di chilometri.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Ich fragte ihn, wie es ist, eine Herde mit tausend Rindern hunderte von Meilen weit zu treiben?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Ik vroeg hem hoe het was om 1000 stuks vee te hoeden, honderden kilometer lang.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Jeg spurgte ham hvordan det var at drive tusinde stykker kvæg gennem hundrede af miles?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?수많은 소떼를 몰고 수백 킬로미터를 횡단하는 느낌이 어떻냐고 물어 보았죠.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Le pregunté cómo era arrear miles de cabezas de ganado a través de cientos de kilómetros.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Perguntei-lhe: "Como é que é "guiar mil cabeças de gado
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Și l-am întrebat cum e să mâni o mie de vite pe sute de kilometri?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Spytałem, jak to jest gnać olbrzymie stada przez setki mil.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Tôi hỏi ông ấy, chăn nuôi hàng ngàn gia súc dọc hàng trăm mẫu đất thì như thế nào?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Попитах го, как се чувства да пази стадо от хиляда глави добитък, които са разпръстнати на стотици мили.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?Я спросил его, каково это было — пасти стадо в тысячу голов на протяжении сотен километров?
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?שאלתי אותו, "איך זה באמת להוביל עדר של אלף ראשי-בקר למרחק מאות קילומטרים.
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?طلبت منه، ما كان عليه مثل بالفعل قطعان الماشية ألف عبر مئات الأميال؟
Ona sordum ki, yüzlerce mil boyunca bin tane sığırı sürmek nasıl birşey?移動させるのは どんなものなのか 尋ねてみました どうしたら そんなことができるのか?
Onlarca, belki yüzlerce bin insan bu oyunu zaten oynuyordu.Des dizaines, voire des centaines de milliers de joueurs du monde entier y jouaient.
Onlarca, belki yüzlerce bin insan bu oyunu zaten oynuyordu.Grało w nią kilkadziesiąt, jeśli nie kilkaset tysięcy graczy z całego świata.
Onlarca, belki yüzlerce bin insan bu oyunu zaten oynuyordu.전 세계의 수십, 수백, 아니 수천 명의 플레이어가 이 게임을 하고 있었으니까요
Onlarca, belki yüzlerce bin insan bu oyunu zaten oynuyordu.Tausende, wenn nicht Hunderttausende Spieler weltweit spielten dieses Spiel.
Onlarca, belki yüzlerce bin insan bu oyunu zaten oynuyordu.Tuhle hru hráli tucty, možná stovky tisíc hráčů z celého světa.
İlgili Sayfalar