yüzlerce ile cümle

yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yüzlerce yaralı var.700 sårede.
UNESCO tarafından tescillenen, korumaya alınan yüzlerce doğal ve kültürel yapı mevcuttur.På grund af dens naturmæssige og historiske værdi er Ohrid-søen beskyttet af UNESCO.
Gerçek barakalar ise ertesi yıl yüzlerce tutsak ile inşa edildi.De første indsatte i lejren var adskillige hundrede fanger fra Tyskland.
Bunların hızları yüzlerce kilometre olabilir.Sådanne træk kan foregå over flere hundrede kilometer.
Ayrıca yüzlerce gönüllüde yardım etti.De fik hjælp af en lang række frivillige.
Sovyetlerden binlerce ekonomist ve yüzlerce siyasi danışman Çin'e yardım etmek için gönderildi.10.000 ingeniører og teknikere fra USSR hjælper med til opbygningen af Kina.
Necran, yüzlerce yıldır bölgede yaşamış güçlü Yam kabilesi'nin yaşadığı bölgedir.Najran er befolket av den mektige stammen Yam, som har bodd i regionen i hundrevis av år.
Şimdilerde yüzlerce kitap, makale ve websitesi AS’i tanımlamaktadır.Hundrevis av bøker, artikler og nettsteder beskriver nå Aspergers syndrom.
Sulla'nın yasaklamalarının ardından politik düşmanlarının yüzlercesi öldürüldü ya da sürgüne gönderildi.Sulla fikk hundrevis av sine politiske fiender drept eller forvist.
İnsanlar birbirlerini eziyorlar, yüzlerce kişi yaralanıyordu.Det brøt ut opptøyer, og flere hundre ble skadet.
Diğer iki küme her biri yüzlerce yıldızdan oluşan Hyades ve Ülker (yıldız kümesi) dir.De andre to er Hyadene og Pleiadene, og hver av disse hopene består av hundrevis av stjerner.
O öldükten sonra ise kendisine yüzlerce ödül verilmiştir.Etter ham har tusenvis av ungdommer ofret livet på tilsvarende måte.
170'in üzerinde ölü ve yüzlerce yaralıyla sonuçlanmıştır.Over 170 mennesker ble drept og 700 skadet.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Så langt er mer enn 200 organisasjoner medlemmer.
Yüzlerce kişi yaralandı.100 personer ble skadet.
Hastane yüzlerce hastaya hizmet verir hale geldi.Sykehuset ble autorisert for 230 pasienter.
Avusturya'da üç doğal park, yüzlerce de koruma alanı ve doğal park bulunur.Nederland har 20 nasjonalparker og hundrevis av andre naturreservater.
Her iz üzerinde aynı ya da farklı uzunlukta yüzlerce sektör bulunur.Det finnes totalt et hundretall ulike typer enheter inndelte i ulike raser og ulike nivåer.
Her iki durumda da galaksiler ve kaynaklar uzaktadırlar, galaksimizden yüzlerce megaparsek uzaklığında.Dalam kedua kasus galaksi dan sumber cukup jauh, ratusan megaparsek dari galaksi kita.
Natsir, İslam görüşleri ile ilgili 45 kitap ve yüzlerce makale yayımladı.Natsir telah menulis sekitar 45 buku atau monograf dan ratusan artikel yang memuat pandangannya tentang Islam.
İslam Ümmeti hareketine her ay yüzlerce zencî katılmaya devam etti.Ratusan orang Afrika-Amerika bergabung dengan Nation of Islam setiap bulan.
Ancak otomatik silahlar kullanan düşmanlar dakikada yüzlerce mermi atmaktadırlar.Senapan mesin lazim menembakkan beberapa ratus peluru per menit.
Yüzlerce kişi yaralandı.Ratusan orang terluka.
Şiâ bu günü Aşure Günü adıyla yüzlerce yıldır anmakta ve o günü yas günü saymaktadırlar.Mereka sangat menyesali segala perbuatan yang telah terjadi dan hari itu adalah hari tangisan.
Yüzlerce ev yıkıldı.Bencana itu menghancurkan ratusan rumah.
Bu kriz esnasında yüzlerce Amerikan bankası battı.Sementara, saat itu ada beberapa bank yang bangkrut.
Çok sayıda bina yıkıldı, yüzlerce insan öldü ve yaralandı.Banyak bangunan runtuh dan ribuan orang diduga tewas.
Bunların bazıları yüzlerceden binlerce güne kadar sürebilen uzun dönem değişkenliği gösterirler.Demikian perubahan terus terjadi, yang memakan waktu berpuluh hingga beratus tahun.
Sevik ismi ise yüzlerce yıl öncesine dayanmaktadır.Abad adalah sebutan untuk jangka waktu seratus tahun.
Pogrom sonucunda 49 Yahudi öldü, yüzlercesi yaralandı ve 700'den fazla ev yağmalanıp yıkıldı.Akibat kerusuhan, 47 orang Yahudi tewas dan 700 rumah hancur.
Hastane yüzlerce hastaya hizmet verir hale geldi.Rumah sakit tersebut dapat menampung pasien sampai dengan 130 orang.
Yüzlerce insan, kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere, öldürüldü.Seluruh lebih dari 100 lelaki, wanita, dan anak-anak secara sistematis dibunuh.
Yüzlerce ev yıkıldı.Hàng trăm ngôi nhà bị phá hủy.
Bu ek paket aynı zamanda yüzlerce yeni haritayı da içermektedir.Bản mở rộng này cũng bao gồm hàng trăm các bản đồ mới với các kích thước lớn hơn.
Yüzlerce şarkıyı dinledikten sonra Jackson ve Jones albümü düzenledi.Sau khi nghe hàng trăm bài hát, Jackson và Jones quyết định sẽ thu âm một nhóm bài.
Sovyetler Birliği'ndeki diller birçok farklı dil gruplarından yüzlerce farklı dil ve lehçedir.Ngôn ngữ ở Liên Xô hàng trăm ngôn ngữ và tiếng địa phương khác nhau từ các nhóm ngôn ngữ khác nhau.
Yüzlerce İsrailli meydana, Rabin’in katledildiği noktaya gelerek ölümüne yas tuttu.Hàng trăm nghìn người Israel buồn bã tụ tập tại quảng trường nơi Rabin bị ám sát để tưởng niệm ông.
Kuveyt ve Necd arasında yapılan şiddetli çarpışmalarda yüzlerce Kuveytli hayatını kaybetti.Xung đột nghiêm trọng giữa Kuwait và Najd khiến hàng trăm người Kuwait thiệt mạng.
Yüzlerce OMON üyesi de tutuklandı.Thuộc hạ của Ma Diệp cũng bị bắt hàng trăm tên.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Tại Hà Nội có 30 tổ đại biểu.
Mezar 19. yüzyılda açılıp incelendiğinde arkeologlar odanın içinde yüzlerce kişinin iskeletini buldular.Ngôi mộ được phát hiện vào thế kỷ 19 và các nhà khảo cổ học đã phát hiện được hàng trăm bộ xương.
Ancak bazı tuğla fabrikalarında yüzlerce işçi çalışırdı.Tuy nhiên, trong lĩnh vực sản xuất gạch xây dựng cũng có những xí nghiệp lên đến hàng trăm người.
Bir hücrede büyük bir plasmidin bir kopyası, daha küçük boy plazmidlerin ise yüzlerce kopyası bulunabilir.Chúng có thể hiện diện chỉ một bản sao, đối với plasmid lớn, cho tới vài trăm bản sao trong cùng một tế bào.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."Thật là trăm điều lợi a!".
Bir tek kar tanesi içinde yüzlerce ve hatta binlerce kar kristali bulunabilir.Khi đó chúng ta sẽ thấy hàng chục, thậm chí hàng trăm ngôi sao băng.
Bunlar yüzlerce kilometrelik yolu uçabilecek güçtedir.Không thể đếm được những dặm đường chiến tranh.
Necran, yüzlerce yıldır bölgede yaşamış güçlü Yam kabilesi'nin yaşadığı bölgedir.Najran là nơi cư trú của bộ lạc Yam nhiều quyền lực, họ sống trong vùng từ hàng trăm năm nay.
Bunun sonucunda yüzlerce insan tutuklanır ve yaralanır.Hàng trăm người bị thương và bị bắt giam.
Yüzlerce bilim adamı Almanya’dan göç etti.Một trăm ngàn người kể từ đó đã di cư sang Đức.
İnsanlar birbirlerini eziyorlar, yüzlerce kişi yaralanıyordu.Hàng chục người đã thiệt mạng và hàng trăm người bị thương.
Türklerde at ile ilgili yüzlerce kelime vardır.Ở miền Trung có nhiều câu ngạn ngữ về cọp.
Bel Ami, geçmişi boyunca yüzlerce aktör istihdam etmiştir.ベル・アミはこれまで何百人の俳優を雇用してきた。
Karmaşık bir sistemde, bu tür gereksinim listeleri yüzlerce sayfaya kadar sürebilir.複雑なシステムでは、この要求リストが数百ページにもなることがある。
Mezar 19. yüzyılda açılıp incelendiğinde arkeologlar odanın içinde yüzlerce kişinin iskeletini buldular.19世紀に支石墓が発掘された際、考古学者が支石墓内部で数百人分の人骨を発見した。
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.数百名の会員を擁する。
Natsir, İslam görüşleri ile ilgili 45 kitap ve yüzlerce makale yayımladı.ナシールは生涯で45冊の書籍を出版し、イスラム教に対する見解を述べた数百の記事を掲載した。
Düşük kütleli X-ışını ikililerinin yörünge süreleri on dakika ile yüzlerce gün arasında değişir.低質量X線連星の軌道周期は10分から数百日である。
Mesela, bir işlemci ana bellekten bir yükleme işlemini gerçekleştirdiği sürede yüzlerce buyruğu işleyebilir.たとえばプロセッサはメモリからロードしようとしている間に何百という命令を実行できるかもしれない。
Diğer iki küme her biri yüzlerce yıldızdan oluşan Hyades ve Ülker (yıldız kümesi) dir.他の2つはヒアデス星団とプレアデス星団で、いずれも数百の恒星により構成されている。
Yüzlerce insan ateş hattını geçmeyi seçti.鉄砲衆を千人増やしたこと。
İlgili Sayfalar