yüzler ile cümle

yüzler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yüzlerce şarkıyı dinledikten sonra Jackson ve Jones albümü düzenledi.Sau khi nghe hàng trăm bài hát, Jackson và Jones quyết định sẽ thu âm một nhóm bài.
Sovyetler Birliği'ndeki diller birçok farklı dil gruplarından yüzlerce farklı dil ve lehçedir.Ngôn ngữ ở Liên Xô hàng trăm ngôn ngữ và tiếng địa phương khác nhau từ các nhóm ngôn ngữ khác nhau.
Yüzlerce İsrailli meydana, Rabin’in katledildiği noktaya gelerek ölümüne yas tuttu.Hàng trăm nghìn người Israel buồn bã tụ tập tại quảng trường nơi Rabin bị ám sát để tưởng niệm ông.
Kuveyt ve Necd arasında yapılan şiddetli çarpışmalarda yüzlerce Kuveytli hayatını kaybetti.Xung đột nghiêm trọng giữa Kuwait và Najd khiến hàng trăm người Kuwait thiệt mạng.
Yüzlerce OMON üyesi de tutuklandı.Thuộc hạ của Ma Diệp cũng bị bắt hàng trăm tên.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Tại Hà Nội có 30 tổ đại biểu.
Mezar 19. yüzyılda açılıp incelendiğinde arkeologlar odanın içinde yüzlerce kişinin iskeletini buldular.Ngôi mộ được phát hiện vào thế kỷ 19 và các nhà khảo cổ học đã phát hiện được hàng trăm bộ xương.
Yürüyüş halindeki askerlerin çoğunun başı sola dönüktür ve yüzlerinde sakal ya da bıyık yoktur.Nhưng đa số những bức tượng miêu tả bồ tát Bố Đại thì không có râu và khuôn mặt mịn màng mày râu nhẵn nhụi.
Ancak bazı tuğla fabrikalarında yüzlerce işçi çalışırdı.Tuy nhiên, trong lĩnh vực sản xuất gạch xây dựng cũng có những xí nghiệp lên đến hàng trăm người.
Bir hücrede büyük bir plasmidin bir kopyası, daha küçük boy plazmidlerin ise yüzlerce kopyası bulunabilir.Chúng có thể hiện diện chỉ một bản sao, đối với plasmid lớn, cho tới vài trăm bản sao trong cùng một tế bào.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."Thật là trăm điều lợi a!".
Bir tek kar tanesi içinde yüzlerce ve hatta binlerce kar kristali bulunabilir.Khi đó chúng ta sẽ thấy hàng chục, thậm chí hàng trăm ngôi sao băng.
Aynı zamanda haritalar veya insan yüzleri olarak kolayca tanınabilen illüstrasyonlar da bulunur.Có những hình có thể dễ dàng nhận ra là bản đồ hay mặt người.
Bunlar yüzlerce kilometrelik yolu uçabilecek güçtedir.Không thể đếm được những dặm đường chiến tranh.
Necran, yüzlerce yıldır bölgede yaşamış güçlü Yam kabilesi'nin yaşadığı bölgedir.Najran là nơi cư trú của bộ lạc Yam nhiều quyền lực, họ sống trong vùng từ hàng trăm năm nay.
Erzurum'un Yüzleri: Cevat Dursunoğlu.Da Kurlzz: Vì mái tóc xù của anh ta.
Bunun sonucunda yüzlerce insan tutuklanır ve yaralanır.Hàng trăm người bị thương và bị bắt giam.
Yüzlerce bilim adamı Almanya’dan göç etti.Một trăm ngàn người kể từ đó đã di cư sang Đức.
İnsanlar birbirlerini eziyorlar, yüzlerce kişi yaralanıyordu.Hàng chục người đã thiệt mạng và hàng trăm người bị thương.
Türklerde at ile ilgili yüzlerce kelime vardır.Ở miền Trung có nhiều câu ngạn ngữ về cọp.
Saray yüzleri de böyledir.顔立ちは唯と同じである。
Bel Ami, geçmişi boyunca yüzlerce aktör istihdam etmiştir.ベル・アミはこれまで何百人の俳優を雇用してきた。
Yüzlerinde üzüntülü bir ifade vardır.彼等は彼の顔を批てり(うてり)。
Karmaşık bir sistemde, bu tür gereksinim listeleri yüzlerce sayfaya kadar sürebilir.複雑なシステムでは、この要求リストが数百ページにもなることがある。
Yüzlerinde mavi sürme bulunur.額に青い勾玉を持つ。
Hepsinin de yüzlerinde palyaço maskesi vardır.顔の半分を覆う仮面を着用している。
Mezar 19. yüzyılda açılıp incelendiğinde arkeologlar odanın içinde yüzlerce kişinin iskeletini buldular.19世紀に支石墓が発掘された際、考古学者が支石墓内部で数百人分の人骨を発見した。
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.数百名の会員を擁する。
Janus'a ait olan bu resimde yüzlerden biri kentten içeri girenlere, öteki ise kentten çıkanlara bakar.周公瑾(しゅう こうきん) 声 - 諏訪部順一 孫仲謀の部下。
Natsir, İslam görüşleri ile ilgili 45 kitap ve yüzlerce makale yayımladı.ナシールは生涯で45冊の書籍を出版し、イスラム教に対する見解を述べた数百の記事を掲載した。
Medya tarafından kendisine bin yüzlerin adam olarak lakab takıldı.漢は錦繍繒帛2万匹、絮2万斤を賜った。
Birkaç saniye sonra kamera yakınlaştığında yüzler belirginleşir.カメラが回ると顔が変わる。
Açığa çıkarılmış Runik Taşların yazılı yüzleri birçok tehdit ile karşı karşıyadır.屋外に置かれたままのルーン石碑の表面彫刻は、いくつもの脅威にさらされている。
Düşük kütleli X-ışını ikililerinin yörünge süreleri on dakika ile yüzlerce gün arasında değişir.低質量X線連星の軌道周期は10分から数百日である。
Mesela, bir işlemci ana bellekten bir yükleme işlemini gerçekleştirdiği sürede yüzlerce buyruğu işleyebilir.たとえばプロセッサはメモリからロードしようとしている間に何百という命令を実行できるかもしれない。
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.(中略) 私の顔や手をよく見て下さい。
Alt iç yüzlerindeki olukta bir sinir bulunur.彼の表情に緊張が走る。
Ancak yüzlerine bakılmadı.だがその瞳からは嬉し涙が止まらなかった。
Diğer iki küme her biri yüzlerce yıldızdan oluşan Hyades ve Ülker (yıldız kümesi) dir.他の2つはヒアデス星団とプレアデス星団で、いずれも数百の恒星により構成されている。
Yüzlerce insan ateş hattını geçmeyi seçti.鉄砲衆を千人増やしたこと。
Burada yeni yüzler tanıdım.表情もある。
İç ve dış yüzler arasında olup yarım ay şeklindedir.エコウィーク期間中は半袖や半ズボンの姿で出演する。
Yüzlerce kişi yaralandı.100人が負傷した。
Yapı olarak bu hayvanların üst yüzlerinde kalsit mikrokristallerinden oluşmuş kemikçiklerdir.これら動物の体内で微生物により産生されている。
Nadir olarak yüzlerce Deniz ineğinin toplandığı da görülür.ごく少数ながら海産種も知られる。
Tek bir depolama aygıtı kullanılarak yüzlerce poz çekilip kaydedilebilir.千切れたページを集めればプーは思い出すかもしれない。
İç yüzleri ise periton ile kaplıdır.顔がペッパーミルで中にはコショウが入っている。
Bana durmadan yüzlerini değil, sırtlarını döndüler.後ろ姿のみで顔は出していなかった。
1-9 costaların dış yüzlerinden başlar.関戸6丁目1~9番地が該当する。
Hız kesmeden ilerleyen lavlar, adanın doğu ucunda yüzlerce evi kül etti.溶岩流は島の東岸にも流れて行き、数百軒の家屋を破壊した。
Bildiğimiz gibi fotoğraf uygulaması yüzleri ayırt etme özelliğine sahipti.演出手法としては、分割画面を効果的に使用するなどの特徴が見られる。
On yılın sonlarına doğru bazı saatlerin yüzlerinde Roma rakamları kullanılmıştır.これでその後の数十年ローマの路線網の特徴がつくられた。
CERN'de yüzlerce bina ve 3000 personel (fizikçiler ve destek personeli) vardır.Vlahen は300軒の家と3000人の人がいる。
Yüzlerinde koyu gri maske bulunur.黒いマスクを顔につけている。
Grup üyeleri gerçek yüzlerini asla göstermezler.部下の前に決して正体を現さない。
Yüzlerce askeri idam ya da sürgün ettirdi.百数十万羽が死亡もしくは処分。
Kafalarını kapatıyorlar, yüzlerini kapatıyorlar, dolayısıyla onlar çıktı."」と叫び、拳を振り下ろして立ち去った。
Yüzlerce çeşitli şiirlerin yazarıdır.100点の詩作品で有名。
Yüzlerinde üzüntülü bir ifade vardır.其鼻骨顯示牠們有一個長鼻子。
Gerçek barakalar ise ertesi yıl yüzlerce tutsak ile inşa edildi.第二年,数百名囚犯建造了实际使用的营房。
İlgili Sayfalar