yüzler ile cümle

yüzler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yerçekimsel lenslerin yüzlercesi bugün için bilinmektedir.För tillfället är hundratals gravitationslinser kända.
(Uygur ilteberi yüzlerce eriyle karşımıza çıktı.)(Det har jag sagt dig hundratals gånger.)
Erişim tarihi: 16 Ağustos 2007. ^ "Peru depreminde yüzlerce ölü".(30 augusti 2007) ^ Staffan Kihlström (16 augusti 2007). ”500 döda efter jordskalv i Peru”.
Bu kriz esnasında yüzlerce Amerikan bankası battı.Under den stora depressionen gick många amerikanska banker i konkurs.
Benizleri yüzleri sarardı.Speciellt honorna har avlånga ansikten.
Köpek balıkları kan kokusunu yüzlerce metre uzaktan alabilirler.Vissa djur kan uppfatta lukten av frukten på över 800 meters avstånd.
Çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi öldü.Hundratals personer dödades i sammandrabbningarna.
Bu örgütlerin yüzlerce destekçisi ve sempatizanı vardı.Till denna organisation har hon lyckats knyta mer än 2 miljoner medlemmar och supportrar.
Gücünün zirvesinde, yüzlerce aktif üyeye sahipti.När rörelsen var som starkast hade den flera hundra aktiva medlemmar.
İç ve dış yüzler arasında olup yarım ay şeklindedir.Både exteriör och interiör präglas starkt av medeltid.
Bu ayeti, gözler kapalı bir şekilde yüzleri Allah'a çevirmek, diye anlamıştır Mutezile.Vet att Gud ser dem som sitter i Mörkret de skall drabbas och deras Hjärtas Hemligheter skall uppenbaras.
Bu varyantlardan biri olan M-84 tankı üretime girdiği 1980'lerden itibaren dünya çapında yüzlerce sattı.Jugoslaverna kallade sin kopia för M-84 och sålde hundratals världen över under 1980-talet.
Yüzlerce beyitlik bir destan düzdü.Ett hundratal finnar har konverterat.
Kış uykusuna, yüzlercesi bir araya gelerek yatarlar.Under vintern sover flera individer vintersömn tillsammans.
1979-1981 arası dönemde, yüzlerce HMÖ üyesi öldürüldü ve 3,000 kadarı da tutuklandı.Under åren 1919-1932 försvann drygt 800 kolonister och ytterligare 3000 skulle sägas upp.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Sällskapet har ett hundratal medlemmar.
Yüzlerce insan, kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere, öldürüldü.Många människor, däribland kvinnor och barn, skadades.
Düşük kütleli X-ışını ikililerinin yörünge süreleri on dakika ile yüzlerce gün arasında değişir.Röntgenstrålningens intensitet varierar oregelbundet på en tidsskala från minuter till timmar.
Geri kalanlar ya siper almışlar ya da yüzlerini saklıyorlardı.Övriga stenar är resta eller kantställda.
Yüzleri kısmen çıplak olabilir.Öronen är nästan nakna.
Pek çok bilim adamı ve tarihçi Uneyze'nin İslam'ın yayılması yüzlerce yıl önce kurulduğuna inanmaktadır.Jesu liv och verksamhet är förutsagt hundratals år tidigare, sägs det.
Ayrıca yüzlerce gönüllüde yardım etti.Naturligtvis bidrog även ett stort antal frivilliga.
Eserin çeşitli kütüphanelerde yüzlerce yazması bulunur.Böckerna finns att låna på nästan alla bibliotek.
Karmaşık bir sistemde, bu tür gereksinim listeleri yüzlerce sayfaya kadar sürebilir.В складній системі такий список вимог може розтягуватись на сотні сторінок.
Yüzlerinde koyu gri maske bulunur.На обличчі помітна чорна маска.
Gedik, bu rol için başvuran yüzlerce çocuk arasından seçilmiştir.ЇЇ було обрано серед 100 претенденток на цю роль.
Bu seriden 1914'ten 1921'e kadar yüzlerce resim boyadı.Цією темперою написано багато картин до 1914 року.
Ancak bazı tuğla fabrikalarında yüzlerce işçi çalışırdı.Проте, деякі цегляні фабрики наймали сотні працівників.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Його членами є близько 100 осіб.
Bu ek paket aynı zamanda yüzlerce yeni haritayı da içermektedir.Доповнення також додало сотні нових великих карт.
1-9 costaların dış yüzlerinden başlar.На передніх гомілках 9-11 зовнішніх шипів.
İçinde yüzlerce çeşit bileşik bulunsun.У ньому налічується кілька сотень приміщень.
İnsanlar birbirlerini eziyorlar, yüzlerce kişi yaralanıyordu.Були вбиті десятки людей, сотні отримала поранення.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."І так існує достатня кількість речей».
Kadınlar yüzlerini kapatmazlar ve ev içinde baskın bir role sahiptir.Жінкам заборонено торкатися каменю і стояти у безпосередній близькості від нього.
Chichilerin büyümesi son derece yavaş olup, yüzlerce yıl sürebilir.Рослина росте дуже повільно і живе кілька сотень років.
Çatışmalar sırasında 72 Çekoslovakyalı öldü ve yüzlercesi de yaralandı.При вторгненні 72 громадяни Чехословацької Соціалістичної Республіки загинули, сотні поранені.
Aslan vücuları, kadın yüzleri ve göğüsleri vardır.У неї жіноче обличчя і груди.
Bazı çevirileri Avrupa'da yüzlerce yıl kullanıldı.Деякі трактири в Європі існують кілька століть.
Bu şehirde yüzlerce sanayi şirketi vardır.У місті працює 4 промислових підприємства.
Yüzlerce ev yıkıldı.Сотні людей позбавилися житла.
Patlama sonucu duman bulutu yüzlerce metre yüksekliğine ulaşmıştır.При вибуху хмара диму і пилу піднімалося на висоту 170 метрів.
Ertesi gün yüzlerce mahkûm idam edildi.Кілька десятків заарештованих наступного дня були звільнені.
Büyük bir iş merkezi olan tersane yüzlerce işçi barındırıyor ve İstinye ile özdeşleşiyordu. "Займалася верховою їздою і мала сотні друзів».
Belli kristaller, kuartzlar ve hatta şeker bile dış baskıya maruz kaldığında, yüzleri arasında fark oluşturur.Деякі кристали, такі як кварц, або навіть цукор, генерують різницю потенціалів при впливі зовнішнього тиску.
Bir kozada bazen yüzlerce yumurta olabilir.Інколи на одному листку буває кілька десятків яєць.
Çok kötü isimleri ve çok kötü yüzleri vardır.Він володіє прекрасними іменами і досконалими якостями.
Yoğun hava saldırısı sonucunda yüzlerce sivil insan öldürüldü.З моменту початку операції внаслідок ударів ВВС Туреччини було вбито десятки цивільних осіб.
Yüzlerce küçük kayıplar meydana geldi.100 великих исчезновений.
Bana durmadan yüzlerini değil, sırtlarını döndüler.Не гачкуватий, не закинутий за спину.
Bu halkaların çapı genellikle yüzlerce kilometreden binlerce kilometreye kadar uzanır.Ці викиди іноді покривають землю на тисячі км².
Bunlar ayrıca yaş olarak yüzleri gruplandırabilir.Může také seskupovat obličeje podle věku.
Saray yüzleri de böyledir.Obličej měli podobnou lidu So (Šakové).
Karmaşık bir sistemde, bu tür gereksinim listeleri yüzlerce sayfaya kadar sürebilir.Ve složitém systému mohou takovéto seznamy mít až stovky stránek.
Hepsinin de yüzlerinde palyaço maskesi vardır.Na své si přijdou i horolezci všeho druhu.
Olaya işten eve dönen yüzlerce Filistinli işçi şahit oldu .Kvůli tomu ovšem o práci přišly stovky Palestinců, kteří tu pracovali.
Burada yeni yüzler tanıdım.S novou tváří.
Yüzlerce yaralı var.Stovky zraněných.
Küpün en önemli özelliği tüm yüzlerinin kare olmasıdır.Nejstrašnější ze všech masek je teď jeho tváří.
Dağ eteğinde yüzlerce mağara vardır.V pohoří se nachází asi 400 jeskyní.
İlgili Sayfalar