yüzler ile cümle
yüzler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Erkek ve kadın sporcunun yüzleri havada farklı yönlere doğru dönmüş pozisyondadır.Haar tijdlijn en die van de Doctor lopen namelijk in tegenovergestelde richting.
Noren onu Yüzlerin Annesi'ne götürür.Het is Norman die haar vraagt om naar het oude huis van zijn moeder te gaan.
Ayrıca o zamana kadar yüzlerce takma isim kullanan yazar, Stendhal ismini bu sıralarda seçmiştir.Veel namen die nu nog gebruikt worden, werden toen door D'Urville gegeven.
1964'ten bu yana PZL-Świdnik yüzlerce teslimat yaptı, yaklaşık bunların 1/3'ü askeri amaçlarla satılmıştır.FN produceerde ongeveer 450.000 vuurwapens per jaar, hiervan is ongeveer een derde voor leger en politie.
White Rock Hudson ile birlikte AIDS'in halktan olan ilk yüzlerinden biriydi.Rock Hudson was het eerste beroemde slachtoffer van de ziekte aids.
Kadınlar yüzlerini kapatmazlar ve ev içinde baskın bir role sahiptir.Ze besluit om haar verantwoordelijkheid NIET te nemen en ze sluit zich op in haar gekraakte woning.
Patlama sonucu duman bulutu yüzlerce metre yüksekliğine ulaşmıştır.De kracht van de ontploffing veroorzaakte een waterkolom van honderden meters hoog.
Bu yapı yönleriyle 11-ortopleks'in yüzler inin tabanıdır . .Op de vleugels van de mannacicade zitten 11 vlekjes.
Yüzlerce köle öldürüldü.Er werken honderden slaven.
Buna rağmen ikilinin yüzlerinin gözüktüğü birkaç fotoğrafı da bulunmakta.Er zijn tevens twee series met afbeeldingen van beide.
Spears ve arkadaşları aceleyle aşağıya inerken asansörde güvenlik kamerasına komik yüzler yaparlar.Britney en haar vrienden rennen een lift in, waar zij korte tijd de bewakingscamera's voor de gek houden.
Yüzlerce küçük kayıplar meydana geldi.Er vielen enkele honderden slachtoffers.
İnsanlar birbirlerini eziyorlar, yüzlerce kişi yaralanıyordu.Er viel een dode en honderden mensen raakten gewond.
Yüzlerce OMON üyesi de tutuklandı.Ook honderden van zijn bendeleden werden gearresteerd.
Sahiplerinin yüzlerini yalamaktan hoşlanırlar.Hij houdt van de lijnen die de figuren afbakenen.
2007, Vilayette yüzlerce kişinin gömülü olduğu toplu bir mezar bulundu.Anno 2007 is er op de begraafplaats nog slechts één grafsteen te vinden.
Dodekahedronun yüzleri beşgen olmayabilir.Vijfhoeken kunnen niet aangrenzend zijn.
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.Ik zou liefst van al honderden zinnen schrijven in Tatoeba, maar ik moet werken.
Saray yüzleri de böyledir.Podobne zdobienia widnieją również przy bocznych wejściach.
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).Thy i thine to wczesnonowoangielski odpowiednik słów your i yours (twój i twoje).
1946 yılına gelindiğinde yüzlerce savaş suçlusu, binlerce Nazi ve faşist İspanya'da bulunmaktadır.W 1946 do Hiszpanii dotarły setki zbrodniarzy wojennych oraz tysiące nazistów i faszystów.
Burada yeni yüzler tanıdım.Pojawiały się także nowe twarze.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Składa się z 100 deputowanych.
O İsimler O Yüzler.Nic ci nie mówią te twarze?
Ayrıca bu çöküş esnasında yüzlerce kurtarma görevlisi de öldü.Na skutek zawalenia wieży zginęły także setki ratowników.
Şapkasının altında yüzlerce alet vardır.Trzyma wiele noży w swoim kapeluszu.
Yüzlerce OMON üyesi de tutuklandı.Aresztowano także ponad 200 członków Irgunu.
Yüzlerinde mavi sürme bulunur.Dźwiga na swoich barkach sklepienie niebieskie.
Yüzlerce ev yıkıldı.900 domów zostało zniszczonych.
Yüzlerce çeşitli şiirlerin yazarıdır.Jest autorem kilkuset wierszy różnych gatunków.
Sonra yüzler basamağı gelir.Następnie dostaje się do węzłów chłonnych.
İç ve dış yüzler arasında olup yarım ay şeklindedir.Na karku i kuprze widoczne są czarne oznaczenia w kształcie półksiężyca.
Hepsinin de yüzlerinde palyaço maskesi vardır.Każdy zawiera obraz patrona, któremu jest poświęcony.
Peygamberimizin yüzlerce mucizesi olduğu anlatılıyor.Świętemu przypisuje się dokonanie kilku cudów.
Bunun sonucunda yüzlerce insan tutuklanır ve yaralanır.W efekcie kilkaset osób zostało rannych i zabitych.
Olayın ardından yüzlerce kişi tutuklandı, işkence gördü bazıları ise idam edildi.Aresztowano setki osób, z czego część z nich była prawdopodobnie torturowana.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Przytupują i klaszczą w dłonie.
İç yüzleri ise periton ile kaplıdır.Są skórzaste, pokryte kutnerem.
Kavgalarda yüzlerce kişi öldü.W walkach zginęły setki osób.
Yüzlerce beyitlik bir destan düzdü.100 tępo zakończonych czułków.
Bu formun bireysel olarak zarar verebilirliği çok düşüktür ancak sürüleri yüzlerce sayıdan oluşur.Bydło to jest słabej jakości, gdyż liczy się tylko ich liczba.
Bu örgütlerin yüzlerce destekçisi ve sempatizanı vardı.Posiada kilka tysięcy członków i sympatyków.
Bu şehirde yüzlerce sanayi şirketi vardır.W mieście działa kilka przedsiębiorstw z tej branży.
17 Ocak'ta IŞİD'in Deyrizor'da yüzlerce kişiyi infaz ettiği belirtilmiştir.Wyrok zapadł 17 października w obecności kilkuset osób.
Renkli yüzler belirdi.Przedplecze barwy twarzy.
Yüzlerce yaralı var.Rannych były setki.
Birçok kitabı ve yüzlerce makalesi vardır.Autor wielu książek i kilkuset artykułów.
Bunların hızları yüzlerce kilometre olabilir.Potrafią wówczas przebyć nawet kilkaset kilometrów.
Mısır Ulusal Demokratik Partisi Tahrir Meydanı'na Hüsnü Mübarek'i desteklemek üzere yüzlerce eylemci yolladı.300-osobowa pokojowa demonstracja poparcia dla prezydenta Mubaraka.
Ancak, aniden çıkıp gelen yüzlerce asilzadenin yerleşmesi için şehirde uygun hiçbir yapı yoktu.Jak na tysięczne miasto nie było w nim wielu rzemieślników specjalistów.
Ana yeni güncelleme interaktif saat yüzleri eklemesi oldu.Po wyborze przez urządzenia zegara nadrzędnego następuje synchronizacja do niego zegarów podrzędnych.
Albümde 2002-2007 yılları arasında kaydedilen iki single, b-yüzler, cover ve remixleri içerir. 'Zawiera rzadkie utwory b-side, koncertowe i remiksy, nagrane w przeciągu lat 1992-1999.
Bildiğimiz gibi fotoğraf uygulaması yüzleri ayırt etme özelliğine sahipti.Wraz z rozwojem technologii wykonywania plakietek ich wygląd zróżnicował się.
İnsanlar birbirlerini eziyorlar, yüzlerce kişi yaralanıyordu.Setki osób zginęły, wiele było rannych.
Kendisinin günlüğünüe göre yüzlerce hastayı kendi yaptığı ilaçlarla tedavi etmişti.W ciągu swojej pracy zawodowej Szkodny wykonał ten zabieg u kilkuset chorych.
Yüzlerinde koyu gri maske bulunur.Na policzkach ciemna maska.
Caddede yüzlerce araba vardı.Na ulicy było kilkaset samochodów.
Biraz eğitim ve yürüyüşten sonra, Nelson ile yakın arkadaşlarına yüzlerce su balonu fırlatırlar.Efter ett långt och hårt träningsprogram anfaller de Nelson och hans vänner med vattenballonger.
Nasyonal sosyalizm döneminde tehdit altındaki yüzlerce kişi Almanya'dan Türkiye'ye sığınmacı olarak geldi.Under nationalsocialismens tid fann många flyktingar från Tyskland och Österrike sin tillflykt i Turkiet.
Yerleşim yerinin o zamanki yaklaşık nüfusu 3500 kişiydi ve şehir yüzlerce yıl kraliyet merkezi olarak kaldı.Området hade omkring 3 500 invånare under denna tiden och var ett kungligt säte för hundratals år.
İlgili Sayfalar