yüzler ile cümle
yüzler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çok sayıda bina yıkıldı, yüzlerce insan öldü ve yaralandı.بعض الناس فقدوا أو جرحوا أو فقدوا مئات المنازل.
Tekafül, çeşitli formlarda yüzlerce yıldır uygulanmaktadır.وتم تحديد مداره بشكل جيد لعدة مئات من السنين القادمة.
Gücünün zirvesinde, yüzlerce aktif üyeye sahipti.له مصنفات كثيرة، بلغت نحو مائة مصنَّف.
Toplam (9) çizginin altına yüzler basamağına yazılır.لقد نقش على القسم الباقي من هذه الواجهة الكتابة المؤلفة من (9) سطور.
Kolların iç yan yüzlerinde kendilerine özgü uzunlamasına kas demetleri bulunur.وكانوا يربطون رؤوسهم بالعِصَابة البيضاء التي تميزهم عن غيرهم من الناس، أي من غير الإخوان.
Yüzlerce şehir ve kasaba hasar gördü.تضررت مئات المدن والقرى.
Yüzlerce kişi Nantes, Place Royal'da toplandı.Milhares também se reuniram em Nantes na Place Royale.
Karmaşık bir sistemde, bu tür gereksinim listeleri yüzlerce sayfaya kadar sürebilir.Em sistemas complexos tais listas de requisitos podem chegar a centenas de páginas.
White Rock Hudson ile birlikte AIDS'in halktan olan ilk yüzlerinden biriydi.White, juntamente com o ator Rock Hudson, foi uma das primeiras faces públicas da doença.
Şapkasının altında yüzlerce alet vardır.Ele mantém muitas facas em seu chapéu.
Prensesin beraberinde gelen yüzlerce kişi Malakka'da Bukit Cina'ya yerleşmiştir.A princesa foi com seus 1 500 serviçais, que se assentaram eventualmente em Bukit Cina, em Malaca.
Yüzlerce ev yıkıldı.Milhares de casas foram destruídas.
Bu ayeti, gözler kapalı bir şekilde yüzleri Allah'a çevirmek, diye anlamıştır Mutezile.(8) Bem-aventurados os limpos de coração, porque verão a Deus.
Her iki uydu da gelgit kilitlenmesiyle birbirine bağlı olduğundan Mars'a her zaman aynı yüzlerini gösterirler.Ambas as luas apresentam o acoplamento de maré, sempre apresentando a mesma face para Marte.
Üreme döneminde ise yetişkinlerin tüysüz pembe yüzlerinin çevresinde beyaz tüyler bulunur.Quando os machos alcançam a maturidade, o escroto se torna branco.
1936 yılında Kiev Manevraları sırasında askeri gözlemcilere yüzlerce BT tankının geçişi gösterilmiştir.Em Kiev, em 1936, observadores militares estrangeiros testemunharam centenas de tanques da BT em desfile.
Yüzleri kısmen çıplak olabilir.A face é negra, quase nua.
Bu sırada yüzlerce hayran olay yerinde toplandı, polis Saldivar'ı uzaklaştırırken çoğu ağlıyordu.Até então, centenas de fãs se reuniram no local; muitos choravam enquanto a polícia prendia Saldívar.
Halep ve civarında, yüzlerce gösterici öldürüldü ve sekiz bin kişi tutuklandı.E em torno de Alepo, centenas de manifestantes foram mortos e oito mil foram presos.
1-9 costaların dış yüzlerinden başlar.Exterior As plataformas laterais das vias 1 a 9.
Chichilerin büyümesi son derece yavaş olup, yüzlerce yıl sürebilir.O saguaro cresce lentamente mas pode viver duzentos anos.
Düzinelerce, hatta yüzlerce farklı kurumun biraraya gelmesinden oluşuyordu.É comum ter de se realizar dezenas e até centenas de julgamentos.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."Há ainda centenas de vítimas."
1960'lı yıllardan başlayarak yüzlerce filmin müziğini bestelemiştir.Escreveu centenas de textos para discos de jazz desde o princípio da década de 1950.
Bazı durumlarda ise yüzlerce hamle (durum) incelenmek zorundadır.Em alguns casos, os mesmos requerem algumas habilidades.
1840'lardan itibaren bilim ve mühendislikle ilgili konularda yüzlerce makale yayınladı.Publicou centenas de artigos e notas sobre ciência e engenharia, a partir de 1842.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Existem atualmente cerca de 600 membros da organização.
Sovyetlerden binlerce ekonomist ve yüzlerce siyasi danışman Çin'e yardım etmek için gönderildi.A União Soviética enviou cerca de 11.000 funcionários de ajuda científica e técnica para a China.
Yüzlerce şarkıyı dinledikten sonra Jackson ve Jones albümü düzenledi.Após ouvirem centenas de canções, Jackson e Jones escolheram um grupo, contendo as que seriam gravadas.
Grup üyeleri gerçek yüzlerini asla göstermezler.Seu rosto verdadeiro nunca foi visto.
Günümüzde de Çin'de yüzlerce çigong klinik ve hastaneleri devletin onayıyla hizmet vermektedir.Hoje ele é dono de várias centenas de hospitais e clínicas médicas sem fins lucrativos em toda a Indonésia.
Noxlar yüzlerce yıllık geçmişe sahip bir ırktır.A música naxi tem uma antiguidade a mais de 500 anos.
Bu ek paket aynı zamanda yüzlerce yeni haritayı da içermektedir.Com a chegada desse novo mapa também tem uma série de novos desafios.
Burada yeni yüzler tanıdım.Por isto temos que conhecer nosso rosto.
Yüzlerce şarkı ve sanatçı Melodifestivalen'e ilk kez katılmıştır.One More Time participaram por duas vezes no Melodifestivalen.
İçerisinde yüzlerce kanatlı hayvan ve kuş türünü barındırmaktadır.Possui, ainda, centenas de espécies de pássaros e incontáveis insetos.
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).Let op uw handen (wat je doet), uw tong (wat je zegt) en op uw lendenen (verlangens).
Ayrıca Apple, yüzleri ve plaka plakalarını tanınmaz hale getirerek mahremiyetin korunmasını talep etti.Ook beweerde Apple de privacy te waarborgen door gezichten en kentekenplaten onherkenbaar te maken.
Yüzlerinde koyu gri maske bulunur.Op het gezicht zit een grijs masker.
Burada yeni yüzler tanıdım.Er zijn ook een paar nieuwe gezichten.
O İsimler O Yüzler.Namen en gezichten.
Üç boğa yüzleri sağa çevrilmiş halde ve bir sıra halinde resmedilmiştir.De bladeren zijn driehoekig tot hartvormig en bevinden zich verspreid op de knopen.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.De vereniging telt enkele honderden leden.
Geri kalanlar ya siper almışlar ya da yüzlerini saklıyorlardı.Van andere opstandelingen werden de ogen uitgestoken of handen afgekapt.
Ancak arka yüzlerinde yağ bezeleri bulunur.In de zijgevel zijn rondboogvensters aangebracht.
Çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi öldü.Bij gevechten vallen honderden doden.
Chichilerin büyümesi son derece yavaş olup, yüzlerce yıl sürebilir.Welwitschia mirabilis groeit langzaam en kan honderden jaren oud worden.
Yüzlerin Annesi'ni bulur, ondan yeni bir yüz alır, ismini Noren olarak değiştirir.Hij schildert haar gezicht en geeft haar een nieuwe naam, naar de gewoonte in zijn stam.
Başta 37 tutuklama gerçekleşti ama sayı kısa zamanda yüzleri buldu.Aanvankelijk waren er zo'n 33 begijnen, maar hun aantal daalde doorheen de reeks snel.
Yüzlerce ev yıkıldı.Honderden huizen worden verwoest.
Yerçekimsel lenslerin yüzlercesi bugün için bilinmektedir.Tegenwoordig zijn honderdduizenden planetoïden bekend.
Din görevlisi sınıfından ve dışından yüzlerce kişi mesajın vaazına katıldı.Binnen en buiten de kathedraal namen drieduizend personen deel aan de uitvaartplechtigheid.
Ertesi gün yüzlerce mahkûm idam edildi.Honderden gevangenen die waren gemaakt werden de volgende dag geëxecuteerd.
Hastane yüzlerce hastaya hizmet verir hale geldi.Het gebouw bood plaats aan 50 patiënten.
Bazı ülkelerde onlarca, bazılarında ise yüzlerce etnik grup bulunabilmektedir.Er lijken echter enkele honderden en mogelijk zelfs duizenden moskeeën in Spanje te bestaan.
Janus'a ait olan bu resimde yüzlerden biri kentten içeri girenlere, öteki ise kentten çıkanlara bakar.Jan (of Johannes) van den (of vanden) Berghe Jan van den Berghe (schrijver) (ca.
Anıtın yan yüzlerinde birer asker heykeli, üstlerindeki madalyonlarda ise iki kadın portresi yer almaktadır.Aan iedere zijkant van het standbeeld staat een soldaat met een medaillon met daarop twee vrouwelijke figuren.
Antarktika'daki Larsen Buz Sahanlığının iki bölmesi 1995-2002 arasında yüzlerce parçaya bölünmüştür.De Larsen-ijsplaat op het Antarctisch Schiereiland verloor 2500 km² tussen 1995 en 2001.
İç yüzleri ise periton ile kaplıdır.Ook blijken zijn handen bedekt te zijn met blaren.
Yüzlerce dil ve lehçe içerir.90 talen en dialecten omvatten.
İlgili Sayfalar