yüzler ile cümle
yüzler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Benizleri yüzleri sarardı.Ihre Gesichter haben sich genähert.
Yüzleri kolayca hatırlayabilir misin?Est-ce que tu te souviens facilement des visages?
Bu yüzleri hatırlıyorum.Je me rappelle ces visages.
Yüzleri kolayca hatırlar mısınız?Est-ce que vous pouvez facilement vous souvenir des visages ?
Yüzlerinde üzüntülü bir ifade vardır.Leurs visages y sont alors dévoilés.
Şapkasının altında yüzlerce alet vardır.Elle compte plusieurs centaines de chapeaux.
Maranzano'nun ofisine yüzleri Maranzano'nun adamlarınca tanınmayan dört Yahudi gangster gönderdi.Il envoie quatre gangsters juifs que l'entourage de Maranzano ne connait pas.
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).Choisissez donc la vie, afin que vous viviez, vous et vos descendants.
Gedik, bu rol için başvuran yüzlerce çocuk arasından seçilmiştir.Il fut choisi pour le rôle parmi les 300 enfants qui auditionnèrent.
Burada yeni yüzler tanıdım.Des visages étrangers.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.L’association compte une centaine de membres.
Hastane yüzlerce hastaya hizmet verir hale geldi.L'infirmerie pouvait recevoir une centaine de malades.
White Rock Hudson ile birlikte AIDS'in halktan olan ilk yüzlerinden biriydi.Il est, avec l'acteur Rock Hudson, l'un des premiers « visages » de la maladie.
İçinde yüzlerce çeşit bileşik bulunsun.Ils peuvent comporter des centaines de caractères.
Parkın en güney noktası olan Hachijōjima, Fuji Dağı'ndan yüzlerce kilometre uzaklıkta yer almaktadır.Le point le plus au sud du parc, l'île de Hachijō-jima, est à plusieurs centaines de kilomètres du Mont Fuji.
Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın.Lorsque l’on appelle à la prière du vendredi, accourez à l’invocation d’Allah et cessez tout commerce.
Başta 37 tutuklama gerçekleşti ama sayı kısa zamanda yüzleri buldu.Au départ 37, mais le chiffre atteint rapidement plusieurs centaines.
Patlama sonucu duman bulutu yüzlerce metre yüksekliğine ulaşmıştır.Le feu a produit un panache de fumée noire qui s'est élevé jusqu'à de 100 m de haut.
Bu kadar derinde yaşayan balık türlerinin hayatları yüzlerce yılı bulabilmektedir.Dans ces conditions, les poissons peuvent vivre de nombreuses années.
Salonda hep bildik yüzler vardı.Ses œuvres furent toujours très remarquées au Salon.
Birçok tarihsel kişiliğin yüzleri bu sikkeler aracılığıyla bilinmektedir.On voit le visage des différents Docteurs dans l'esprit de celui-ci.
Bazı çevirileri Avrupa'da yüzlerce yıl kullanıldı.Il a été traduit dans l'Europe entière durant des siècles.
Sovyetlerden binlerce ekonomist ve yüzlerce siyasi danışman Çin'e yardım etmek için gönderildi.Des milliers de conseillers militaires et économiques soviétiques sont envoyés en Europe de l'Est.
Yüzlerinde mavi sürme bulunur.Les mâles présentent une face bleue.
En az 825 kişi öldüğü gibi, yüzlerce kişi de yaralandı.Au moins 825 personnes ont été tuées et 700 autres ont été blessées.
Bel Ami, geçmişi boyunca yüzlerce aktör istihdam etmiştir.Light Cone a récolté durant des années des centaines de documents.
Bazı ülkelerde onlarca, bazılarında ise yüzlerce etnik grup bulunabilmektedir.Elle peut former des groupes comptant des centaines, voire des milliers d'individus.
İnsanlar birbirlerini eziyorlar, yüzlerce kişi yaralanıyordu.Deux cents personnes ont été tuées, plusieurs centaines blessées.
Diğer tür ise çok uzun yolculuklara (genelde yüzler ya da binlerce yıl) hazır gemilerdir.Il épouse aux alentours de l'an mil une certaine Auxiliende ou Ancilie (ou Ancilia, Ancilla, Auxilia).
"Orada her gün hastaneye taşınan yüzlerce kadın, çocuk ve erkek vardı.Des milliers de filles et de garçons y ont séjourné.
Yüzlerce talebe ondan ders aldı.Il a attiré vers lui des centaines d'étudiants.
Üzerinde birler, onlar, yüzler basamağını temsil eden üç tuş bulunuyordu.Il possède en surface trois bandelettes (une sur la face antérieure, deux sur la face postérieure).
Ayrıca bu çöküş esnasında yüzlerce kurtarma görevlisi de öldü.Durant ce laps de temps, plusieurs rescapés mourront.
Yüzlerce ev yıkıldı.200 maisons sont détruites.
Her turnuvada yüzlerce karşılaşma yapılmaktadır.Ils s'affrontent en deux tournois toutes rondes.
Yüzlerinde koyu gri maske bulunur.Masque Coloration sombre de la face.
Bu gösterilerden yüzlercesi açık hava altında, genelde sokaklarda yapılır.De nombreuses scènes se déroulent de nuit, et souvent sous la pluie.
Yüzlerce ailenin evi yakılmıştı.Se quemaron las casas de cientos de familias.
Gölün üzerinde yüzlerce kuş vardı.Había cientos de pájaros en el lago.
Yüzlerini gördün mü?¿Viste sus caras?
Ev kadınlarının yapacak yüzlerce şeyi var.Las amas de casa tienen cientos de cosas que hacer.
Bu fabrikada yüzlerce kişi çalışır.Cientos de personas trabajan en esta fábrica.
Yüzlerce küçük kayıplar meydana geldi.Cientos de pequeñas perdidas.
Bu şehirde yüzlerce sanayi şirketi vardır.Hay cientos de compañías industriales en la ciudad.
Velebit'te yüzlerce "delik" mevcuttur.Hay cientos de "agujeros" en Velebit.
1960’larda, Technion, Afrika ve Asya gibi gelişmekte olan ülkelerden yüzlerce öğrenciye kapılarını açtı.En la década de 1960 el Technion abrió sus puertas a cientos de estudiantes de África y Asia.
Aynı zamanda haritalar veya insan yüzleri olarak kolayca tanınabilen illüstrasyonlar da bulunur.También hay ilustraciones fácilmente reconocibles, como mapas o rostros humanos.
Yüzlerce Yahudi tutuklanmış ve mal varlıklarına el konmuştur.Otros cientos de judíos fueron encarcelados y confiscados todos sus bienes.
Tek bir miRNA yüzlerce genin ifade düzeyini azaltabilir.Un solo microARN puede reducir los niveles de expresión de centenares de genes.
Burada yeni yüzler tanıdım.«Las caras nuevas».
Yüzlerce de kişi hayatlarını kaybetti.Cientos de personas perdieron sus vidas.
André Breton, Paul Éluard ve Federico García Lorca'nın yüzlerini heykeltıraş yapmıştır.Esculpió el rostro de André Breton,Paul Éluard y Federico García Lorca.
Bunların hızları yüzlerce kilometre olabilir.Estos movimientos pueden ser de cientos de kilómetros.
Yüzlerinde koyu gri maske bulunur.Posee una máscara gris claro en la cara.
Parkın en güney noktası olan Hachijōjima, Fuji Dağı'ndan yüzlerce kilometre uzaklıkta yer almaktadır.El punto más lejano del sur, la isla de Aogashima, está a varios cientos de kilómetros del Monte Fuji.
Servis İnsanlar kategorisinde birbirine benzer yüzler ve gruplar için onları analiz eder.El servicio analiza las fotos de la cara y las similares las agrupa juntas en la categoría de People.
İlk hesaplamalardan sonra yayınlanmış yüzlerce makale, bu zaman bağımlı yaklaşımdan yararlanmıştır.Cientos de artículos relacionados publicados han utilizado esta aproximación dependiente del tiempo.
Erzurum'un Yüzleri: Cevat Dursunoğlu.Gargantita: Hijo de Garganta de Lata.
Hastane yüzlerce hastaya hizmet verir hale geldi.El hospital nuevo podría acomodar a 400 pacientes.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Hoy, vosotros debéis tender vuestra mano.
İlgili Sayfalar