yüzkarası ile cümle

yüzkarası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.Słowa kłamliwego nienawidzi sprawiedliwy; ale niezbożny staje się obrzydliwym i shaóbionym.
Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.Spravedlivý nenávidí lživého slova, ale bezbožník sa zosmradí a bude sa hanbiť, až zrumenie.
Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.Vanhurskas vihaa valhepuhetta, mutta jumalattoman meno on iljettävä ja häpeällinen.
Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.Ο δικαιος μισει λογον ψευδη ο δε ασεβης καθισταται δυσωδης και ατιμος.
Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.Праведник ненавидит ложное слово, а нечестивый срамит и бесчестит себя .
Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.Праведният мрази лъжата, А нечестивият постъпва подло и срамно.
Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.דבר שקר ישנא צדיק ורשע יבאיש ויחפיר׃
Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.الصدّيق يبغض كلام كذب والشرير يخزي ويخجل.
Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.義 人 恨 惡 謊 言 . 惡 人 有 臭 名 、 且 致 慚 愧
Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.義人 恨惡謊言 . 惡人 有 臭名 、 且 致 慚愧
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!(108:25) Я стал для них посмешищем: увидев меня, кивают головами.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!A ja som im za potupu; keď ma vidia, kývajú svojou hlavou.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Am ajuns de ocară lor; cînd mă privesc ei, dau din cap.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Eu sou para eles objeto de opróbrio; ao me verem, meneiam a cabeça.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Fui para ellos objeto de oprobio; me miraban y movían la cabeza
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Ik ben een bespotting voor anderen; wie mij ziet, bekijkt mij hoofdschuddend.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Ja minä olen joutunut heidän herjattavakseen, minut nähdessään he nyökyttävät päätänsä.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Je suis pour eux un objet d`opprobre; Ils me regardent, et secouent la tête.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!나는 또 저희의 훼방거리라 저희가 나를 본즉 머리를 흔드나이다
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Nadto jsem jim za posměch; když mne uhlédají, potřásají hlavami svými.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Nadto stałem się im pośmiewiskiem; gdy mię widzą, kiwają głowami swemi.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Og jeg er blitt til spott for dem; de ser mig og ryster på hodet.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Orang-orang yang melihat aku menghina aku sambil menggeleng-gelengkan kepala
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Sono diventato loro oggetto di scherno, quando mi vedono scuotono il capo
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Sõt gyalázatossá lettem elõttök; ha látnak engem, fejöket csóválják.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Till smälek har jag blivit inför dem; när de se mig, skaka de huvudet.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!til Spot for dem er jeg blevet, de ryster på Hovedet, når de
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Tôi cũng thành sự sỉ nhục cho chúng nó; Hễ chúng nó thấy tôi bèn lắc đầu.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Tôi cũng thành_sự sỉ_nhục cho chúng_nó ; Hễ chúng_nó thấy tôi bèn lắc_đầu .
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Und ich muß ihr Spott sein; wenn sie mich sehen, schütteln sie ihren Kopf.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Vrhutega sem jim v zasramovanje; ko me vidijo, majejo z glavo svojo.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!Και εγω εγεινα ονειδος εις αυτους οτε με ειδον, εκινησαν τας κεφαλας αυτων.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!И аз им станах за укор; Като ме гледат кимат с глава.
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!ואני הייתי חרפה להם יראוני יניעון ראשם׃
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!‎وانا صرت عارا عندهم. ينظرون اليّ وينغضون رؤوسهم
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!我 受 他 們 的 羞 辱 . 他 們 看 見 我 、 便 搖 頭
Düşmanlarıma yüzkarası oldum; Beni görünce kafalarını sallıyorlar!我 受 他們 的 羞辱 . 他 們看見 我 、 便搖頭
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Aber als ich auf die Architekturschule ging, scheinte es, als ob ich das schwarze Schaf in der Familie sei.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Ale, keď som chodil na architektúru, nejako sa zo mňa stala čierna ovca rodiny.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Însă când am ajuns la școala de arhitectură, păream oaia neagră din familie.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Jednak kiedy zacząłem studiować architekturę, okazało się, że jestem czarną owcą.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.하지만 건축대학에 들어갔을 때 저는 마치 그 곳에 어울리지 않는 사람처럼 느껴졌습니다.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Maar toen ik architectuur studeerde, leek het erop dat ik het zwarte schaap in de familie was.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Mais quand je suis allé à l'école d'architecture, il m'a semblé que j'étais le mouton noir de la famille.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Ma quando sono andato alla scuola di architettura, sembrava che fossi la pecora nera della famiglia.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Mas quando fui para a faculdade de arquitetura, parecia que eu era a ovelha negra da família.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Pero cuando estudiaba arquitectura, parecía que yo era la "oveja negra" de la familia.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Tapi di sekolah arsitek, Sepertinya Saya di-anak-tiri-kan.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Αλλά όταν πήγα στη σχολή αρχιτεκτονικής, ήταν προφανές ότι ήμουν το μαύρο προβατο της οικογενείας.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Но когато постъпих в училището по архитектура изглеждаше, че съм черната овца на семейството.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Но среди обучавшихся архитектуре я вскоре стал восприниматься как белая ворона.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.כאשר הלכתי לבית ספר לאדריכלות, נראה שהייתי הכבשה השחורה בבית הספר.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.ولكن عندما ذهبت إلى مدرسة الهندسة المعمارية بدا وكأنني كنت الخروف الأسود في القطيع.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.そんな考えが風変わりにも思えました 多くの建築家は 設計とは自分が欲しい
Komşularımıza yüzkarası, Çevremizdekilere eğlence ve oyuncak olduk.(78:4) Мы сделались посмешищем у соседей наших, поруганием и посрамлением у окружающих нас.
Komşularımıza yüzkarası, Çevremizdekilere eğlence ve oyuncak olduk.Am ajuns de ocara vecinilor noştri, de batjocura şi de rîsul celor ce ne înconjoară.
Komşularımıza yüzkarası, Çevremizdekilere eğlence ve oyuncak olduk.De omwonenden spreken smalend over ons. Onze buren bespotten ons en maken ons belachelijk.
Komşularımıza yüzkarası, Çevremizdekilere eğlence ve oyuncak olduk.Gyalázattá lettünk szomszédaink elõtt, csúfságul és nevetségül a körültünk lakóknak.
Komşularımıza yüzkarası, Çevremizdekilere eğlence ve oyuncak olduk.Kami menjadi bahan ejekan bangsa-bangsa tetangga, mereka menertawakan dan mencemoohkan kami
Komşularımıza yüzkarası, Çevremizdekilere eğlence ve oyuncak olduk.우리는 우리 이웃에게 비방거리가 되며 우리를 에운 자에게 조소와 조롱거리가 되었나이다

İlgili Sayfalar