yüzey ile cümle
yüzey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kirlilik riskini azaltmak için yeraltı suyundan ve yüzey sularından mümkün olduğunca uzak olmalıdır.Khoảng cách từ nước ngầm và nước thải hố xí trên mặt đất cần càng xa càng tốt để giảm nguy cơ ô nhiễm.
Bu kaslar el bileğine doğru yüzeyden uzanır.Nhưng cây lúc ấy đã rời khỏi mặt đất lên quá đầu người.
Bu aynalar yüzeye doğrudan güneş ışığını alabilecek ve doğrudan Mars'ın yüzey sıcaklığı artabilecektir.Những tấm gương này sẽ hướng ánh sáng xuống đất và trực tiếp tăng nhiệt độ bề mặt Sao Hoả.
Ayrıca, Alpler'deki Alplerin Büyük Kuzey yüzeylerindeki hız kayıtları ile ünlüdür.Ông cũng nổi tiếng với những kỷ lục về tốc độ của mình trong bộ ba của North Face ở dãy Alps.
Korona'nın Güneş yüzeyine yakın olan alt katmanlarının parçacık yoğunluğu 1014–1016 m−3'dur.Vành nhật hoa hạ, rất gần bề mặt Mặt Trời, có mật độ phân tử khoảng 1015–1016/m3.
Dünya yüzeyinin yaklaşık %6'sı cangıl olarak sınıflandırılabilir.Ước tính rằng 6% bề mặt phần đất liền của Trái Đất được phủ địa y.
Antik Roma ve Yunanlarda lensler cam yüzeyleri su ile doldurularak yapılırdı.Người La Mã và Hy Lạp cổ đại đã đổ đầy các quả cầu kính bằng nước để tạo ra thấu kính.
Değişmiş parçacıklar Galilean aylarının yüzey özellikleri üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir.Các hạt tích điện có ảnh hưởng đáng kể đến các tính chất bề mặt của các vệ tinh Galileo.
Dış yüzeyleri düzlenip açkılanmıştır.Các bề mặt bị hở ra.
Örneğin yukarda gösterilen üç boyutlu örnekte sınır iki boyutlu yüzeydir.Ví dụ, trong không gian 3 chiều, siêu phẳng chính là mặt phẳng 2 chiều.
Kafatasının tabanı Üst yüzey.Hộp sọ nhìn từ đỉnh.
Mars yüzeyinde yerçekimi Dünya yüzeyindeki yerçekiminin %38’i kadardır.Trọng lực trên bề mặt Sao Hỏa chỉ bằng 38% so với Trái Đất.
Yüzeyleri konak hücrelerinin engellerini geçmek için tasarlanmış özel araçlar taşır.Bề mặt của chúng chứa những công cụ đặc biệt được thiết kế để vượt qua các rào chắn của tế bào vật chủ.
Bu, onların yüzey ağırlıkları ve yoğunluğunun orantılı olarak kütlesi ile yükseldiği anlamına gelir.Điều này có nghĩa là lực hấp dẫn bề mặt và mật độ của chúng tăng lên theo tỉ lệ với trọng lượng của chúng.
İçi boş bir iletken, bütün yüklerini dış yüzeyinde taşır.Khi trống quay, mặt của nó lướt qua điện cực trống.
Park 495.2 km2 alan kaplar ve Jamaika'nın kara yüzeyinin %4.5'ini oluşturur.Vườn quốc gia có diện tích 495,2 km2 chêism 4,5% diện tích của Jamaica.
Koyu, karbon bir yüzeyi vardır ve yansıtabilirliği 0,08'dir.Nó có đường kính khoảng 15 km và một suất phản chiếu ánh sáng là 0.168 .
Bir denizaltı ile yüzeye çıkar.Phóng đi từ tàu ngầm.
Dünyanın en yerden yüksekte yer alan köprü yüzeyi: Tarn Nehiri’nin 270 metre yüksekliğinde yer alıyor.Sàn cầu cao cạn cao nhất thế giới, cao 270 m trên sông Tarn tại điểm cao nhất.
Yüzey araştırmalarında tabakalanmaya ilişkin bir bulgu elde edilememiştir.Nó gần như không thiếu vắng trong các khảo sát hố khoan.
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.Vật liệu sẽ có các bề mặt và góc cạnh vật lý.
Gündüzleri derin denizde geçirdikleri ve geceleri deniz yüzeyine doğru yükseldikleri bulunmuştur.日中は潜航し、夜間は浮上航行を行う。
Örneğin yukarda gösterilen üç boyutlu örnekte sınır iki boyutlu yüzeydir.例えば、上に図示した 3次元の例では、境界は 2次元の面である。
Bunun için çok düz temiz bir foto elektrot metal yüzey yapması gerekiyordu.そのためには、非常にきれいな表面の金属電極を作る必要があった。
Europa buzlu dış yüzeyinin altında sıvı su bulunduğuna ait görüşler bulunmaktadır.エウロパの氷の表面の下に液体の海が存在する証拠を確認した。
Nesnelerin yüzeyinde gerçekleşen ışık dağılımı, bizlerin başlıca fiziksel gözlem mekanizmasıdır.物体表面からの光散乱は我々の物理観測における主要なメカニズムである。
Ay yüzeyinin önemli bir bölümü keşfedilmemiş olup bir dizi jeolojik soru cevapsız kalmaktadır.月面のかなりの場所は未探査であり、多くの地質学的問題が未解決のまま残っている。
Düz renkli herhangi bir yüzeyi tanımlamak için en az üç bilginin iletilmesi gerekir.最低限光の三原色に対応するそれぞれの層を積層させる必要がある。
Güneş'in yaşı 4,6 bilyon senedir ve yüzey sıcaklığı of 5778 K'dir.比較して、太陽は46億年前に誕生して、その表面温度は5778 Kである。
Akciğerleri yüzünden nefes almak için yüzeye çıkmaları gerekmektedir.肺呼吸をするために海面に浮上する。
Yüzeyde birçok küçük kireç taşı parçaları bulunur.多くの小さい石灰石の小石が地表にある。
Yüksek yüzey parlaklığına (gezegen nebulaları gibi) sahip küçük nesneler için, yüksek bir büyütme kullanın.あまりに小さいため地上に立っても地平線が丸く見えるほどである。
Bunlardan yüzeye yakın olanlar açık işletme, derindekiler ise kapalı işletme teşekkülleri ile çıkartılır.妙閑を初めとする人々は忠兵衛(侍)に感謝し、お礼がしたいと忠兵衛(侍)をいざない皆奥へと入った。
Kuzey-güney boyunca 675 km, doğu-batı boyunca 837 km ve toplam yüzeysel alan 280.000 km2'dir.南北に675km、東西に837km、総表面積は280,000km2である。
Böylece şehrin tüm yüzölçümünün %12.07 oranı su yüzeylidir.総面積の12.07%が水域となっている。
Nautilus, yüzeye çıkmaksızın dünyayı dört aya kadar turlayabilirdi.フラム号は世界の反応も知らずに4か月間南に航海した。
1965 - Sovyet uzay aracı "Luna 5", Ay yüzeyine çarptı.1965年 - ソ連の月探査機「ルナ5号」が月面に衝突。
Eğer elde edilebilseydi sıvı fransiyumun erime noktasındaki yüzey gerilimi 0,05092 N/m olurdu.もし単体の金属フランシウムが作られたならば、その融点において表面張力はおそらく0.05092 N/mである。
Dönüş kademeleri ise görevini tamamladıktan sonra yine Ay yüzeyine düşmüştür.晩年の大山は添野に会う度に「詫び状書いて(極真に)戻って来い。
(Kimi zaman bu yüzeylerden biri düz olabilir.)(ここでは振り子の長さは一定であると仮定している)。
Yüzeyden değil.スーパーでは!
Bu silindirin yüzeyi AdS/CFT iletişiminde önemli bir rol oynar.この円柱の側面は、AdS/CFT対応で重要な役割を果たす。
L ve/veya L' lensleri görüntü yüzeyinin ve nesnenin görsel uzaklıklarını eşitler.レンズ L と L' は、紙と風景の見かけの距離を同じに調整する役割を果たす。
Suni çim lifleri 20 santimetre zemine enjekte edilir ve yüzeyin yaklaşık %3'ünü kaplar.人工繊維は専用機械により深さ約20cmまで埋め込まれ、表面の約3%を覆う。
Kıvrımlı yapılar daha sonra yüzeye ulaşır, genellikle dağ kuşakları (sıra dağlar) oluşturur.県道は佐世保湾を臨みながら山間部の中腹を進む。
Yüzey zımpara kâğıdı ile düzeltilip cila uygulanır.術者とその視界内にある物を瞬時に入れ替える。
Yüzey ısısı 25.200 Kelvin’dir.現在の表面温度は25,200K。
Ay gibi cisimlerin manyetik alanları yoktur ve güneş rüzgarı yüzeylerine direkt olarak hasar verir.月のような天体は磁場を持っていないため、太陽風は直接地表に吹き付ける。
Apollo 5 astranotları ay yüzeyine taşıyacak olan Apollo Ay Modüllü'nün(LM) ilk insansız uçuşuydu.アポロ5号はアメリカ合衆国のアポロ計画において、初めて行われたアポロ月着陸船(Apollo Lunar Module)の無人飛行試験である。
Yüzey araştırmalarında Halaf Dönemi ile ilişkilendirilen bulgular dışında bir bulgu sağlanmamıştır.自身の研究範囲を超えた研究をしている望月を快く思っていない。
Cilt üzerinde derinin açık yüzeylerinde meydana gelir.眼の下にトゲ状の突起をもつ。
Bunlar bir gezegen yüzeyinde bulunmuş en yüksek bulutlardır.からす座では最も明るく見える星である。
1972 - Jacob BEKENSTEIN; kara delikler yüzey alanlarıyla orantılı bir entropiye sahiptiri önerir.1972年 - ヤコブ・ベッケンシュタインがブラックホールはその表面積に比例するエントロピーを持つことを提案する。
Düşük yüzey parlaklığına sahip galaksiler aslında oldukça yaygındır.低表面輝度銀河は、非常にありふれている。
Bu eğrinin dikey pozisyonu, yüzeyinin yaşını tahmin etmek için de kullanılabilir.この曲線は、その地点の年代を推測するのに用いられる。
Aynı şekilde oluşan suların bir kısmı ise yüzeyde akar ve çeşitli akarsuları oluşturur.「湯走り(ゆばしり)」「砂流し(すながし)」などと称する働きが多いのも特色である。
Çıplak gözle rahatlıkla görünebilen Ay yüzeyinde bulunan karanlık Ay düzlüklerine Ay denizi denir.月の表面の暗く見える部分を海という。
Ama aynı zamanda Ay yüzeyi keşfi için de kullanılır ("Ay yürüyüşleri..." gibi).その後『めざすは月』『月世界探検』に登場する。
Öyle ki karşılıklı yüzeyler birbirleri ile etkili bir biçimde temas halinde olsun.基寿とは互角に戦える相手でもある。
Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır.水は地球表面の71%を覆っている。
İlgili Sayfalar