Ana içeriğe geç
Sözlük

yüzer ile cümle

yüzer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hızlı yüzer, teknelerin yanından gider ve havada akrobatik gösteriler yapabilir.Det er en hurtig svømmer, der ivrigt rider på bovbølgen fra både og laver akrobatiske luftspring.
Burun delikleri yüzerken kapanır.Strubelåget lukker åbningen på strubehovedet når der synkes.
Yüzer ve kıyı tabanlı işlemeciler çeşitli yerlerde çalışırlar.Hindebæger og Strand-Asters blomstrer der i et stort antal.
Daha hafif su kütleleri daha yoğun olanlar üzerinde yüzer.På de vannrett utstående kraftige grenene henger mindre grener.
Yüzer ve dalarlar.Bragd og berging.
Bu yunuslar sık sık teknelere yaklaşıp tekne yanında yüzerler.De vil ofte nærme seg og svømme rundt båter.
İyi yüzer.VM i svømming.
Ancak sırtüstü yüzerek bunu aşarlar.Pleidae svømmer med ryggen ned.
Kumun içinde yüzerek hareket ettiklerini söylemek daha doğru olur.Berenang adalah gerakan sewaktu bergerak di air.
Suda ustalıkla yüzer.Pembuahan di air laut.
İyi yüzer.Nó cũng bơi lội giỏi.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Chúng vận động nhanh nhẹn, leo trèo, bơi lội giỏi.
Yüzerken ya da yürürken avlanırlar.Chúng kiếm thức ăn khi đi bộ hay bơi lội.
Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir.Chúng không thể bơi, và sẽ bị chết đuối nếu chìm trong nước trong thời gian dài.
Kumun içinde yüzerek hareket ettiklerini söylemek daha doğru olur.Chúng có cánh ngắn được điều chỉnh phù hợp để bơi dưới nước.
Şöhretli bir araba yarışçısı akla gelebilecek her türlü maddi olanak içinde yüzerdi.Chổi thủ có thể cưỡi bất kỳ loại chổi nào tuỳ vào khả năng tài chính.
Yerde sürünerek ilerlerler ama suda iyi yüzerler.Mặc dù chúng chỉ đi săn trên mặt đất nhưng chúng leo trèo và bơi lội khá tốt.
Bazı filler ise nehri yüzerek geçtiler.Vài trăm người thoát được bằng cách bơi qua sông.
1967 - Avustralya Başbakanı Harold Holt, Portsea (Victoria) yakınlarında yüzerken kayboldu.1967年 - オーストラリアのハロルド・ホルト首相が海で泳いでいる最中に行方不明になる。
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.乗組員は、泳いで海岸に上陸。
Bir kısım asker de nehri yüzerek geçmiştir.いくらかの兵士は泳いで渡った。
Kumun içinde yüzerek hareket ettiklerini söylemek daha doğru olur.水中より泥の中を泳ぐ方が動きが速い。
Geçilebilecek bir yüzer köprünün tekrar kurulması çok zaman alır.さらに、一度破壊された艦船を一定時間後に復活させる設定も可能である。
Bir kısmı suda serbest olarak yüzer.また、水中に泳ぎ出ることも少しはある。
Üç adam yüzerek Richmond'a ulaşmayı ve oradan erzak ile yerleşimcilerden bir kılavuz almak isterler.隊員のうち3人が泳いで川を渡り、リッチモンドに行って入植者達から食料や案内人を得ようとした。
Yüzer ve dalarlar.回転しながら泳ぐ。
Bir sonraki gün ise Alman istihkamcılar yüzer bir köprü kurdular.当日は天の川をカササギが橋を造る。
Tarakdişler dalarak ve suyun altnda yüzerek beslenirler.獲物は水辺を徘徊したり泳ぎながら捕食する。
Yerde sürünerek ilerlerler ama suda iyi yüzerler.地上を歩く事は出来ないが水中ではしなやかに泳ぐ。
Grup içersinde birbirilerine dokunacak kadar yakın yüzerler.これが選手を互いの方向に押し流すほど強い水流を生み出していた。
Daha sonra vurmalı çalgılara Melih Yüzer gelmiştir.やがて残る巡洋艦に我が砲撃が集中した。
Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir.ただし遠距離を泳ぐことはできず、水中に長い時間いると溺れてしまう。
Yüzerken havasını azaltır.空中を泳いで移動する。
Çiftleşme gerçekleştikten sonra yunuslar birbirlerinden ayrılarak farklı yönlere doğru yüzerler.イチカが帰還した後、海人達はそれぞれの道を歩みだす。
Teknelere hemen yanaşırlar ve yanlarında yüzerler.她们尽可能快地游到船边。
Bir kısmı suda serbest olarak yüzer.也有人認為是享受在水中游泳的自由自在。
Geceleri, nadiren gündüzleri de, ağaçlara tırmanarak veya yüzerek yiyecek ararlar.特別是在枯草季,每天傍晚要到溪邊或有淡水的地方飲水。
Çok iyi yüzer ve hızlı koşar.擅長裁縫,且速度很快。
Suyun üstünde yüzerler.可漂浮在水上。
Yüzerek kıyıdan uzaklaşan boğa, denizde balıkçı teknesinin yakınlarına kadar ulaştı.公牛却像一艘海船一样,平稳地向大海的远处游去。
Kumun içinde yüzerek hareket ettiklerini söylemek daha doğru olur.這顯示牠比異特龍更適合游泳。
Sürüler bir hizada yüzer, tehlike anında bir araya gelirler.從星光界平安歸來,與一馬一起繼續冒險。
Bunun yanı sıra yüzerek göç edenler de vardır.此外临阵投出者。
Çok hızlı yüzerler.游泳速度很快。
Bu yüzden buz, suyun dibine batmayıp su üstünde yüzer.这就是为什么水体从水面开始结冰,而不是从水底开始。
İyi yüzerler.헤엄을 잘 친다.
Suyun üstünde yüzerler.물 위에서 포획된다.
Genellikle suyun alt yüzeylerinde yüzer.일반적으로 해변을 따라 얕은 물에서 산다.
O genellikle gürültülü sıçramalar yapar, ırmak boyunca yüzer.보통 통나무를 타고 강을 헤엄쳐 다니는데 이때 시끄러운 소리가 난다.
Yüzerken ya da yürürken avlanırlar.사냥을 하거나 물을 먹기도 한다.
Dipte ve orta bölgede yüzerler.산기슭이나 중턱에서 절로 자란다.
İyi yüzer.הוא יכול לשחות טוב.
Kılkuyruk karada kolayca yürür ve canlı bir şekilde yüzer.הצב מותאם לחיים במים ויודע לשחות מהר.
Göç eden sürüler geniş bir gölü ya da akarsuyu yüzerek geçmekten kaçınmaz.הם יורדים מהעצים רק כדי לעבור לעץ אחר או לשחות.
Bu kuşlar dalar ve suyun altında yüzerler.מין זה יודע לצלול ולשחות מתחת למים.
Bu yunuslar sık sık teknelere yaklaşıp tekne yanında yüzerler.יסעורים אלה מצויים לעיתים ליד ספינות והם דואים בקרבתם.
Bu genç Tamara ile buluşmak için her gece adaya yüzer.היא מתעמלת קבוע ביוגה עם אמה מידי בוקר.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.קבוצה אחרונה התארגנה לרדת בשחייה לחוף.
Bir hastane gemisi özel olarak tıbbi tedavi amacıyla donatılmış yüzer hastanedir.Болничният кораб представлява кораб, оборудван специално за оказване на медицинска помощ.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Добре се катери, скача и плува.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod