Her zaman akrobatiktir ve teknelerin baş dalgalarında yüzer.De utför akrobatiska hopp och rider på fartygens vågor.
İyi yüzerler.De är duktiga simmare.
D = T + f Deplasman (Δ): Geminin yüzer halde taşırdığı su miktarıdır.N1+N2= totala antalet passagerare som fartyget får föra enligt passagerarfartygscertifikatet.
Suyun üstünde yüzerler.Харчується над поверхнею води.
Kumun içinde yüzerek hareket ettiklerini söylemek daha doğru olur.В нижній течії підходить для плавання.
Bir sonraki gün ise Alman istihkamcılar yüzer bir köprü kurdular.Наступного дня німці вирішили у що б не стало ліквідувати плацдарм.
Besinlerini yüzerek ya da su üzerinde uçarak alırlar.Вони вільно плавають або ж пускають коріння.
Savaş arabaları nehirleri yüzerek geçecek kadar hafifti.Втомлені коні спрагло пили воду з річки.
Yerde sürünerek ilerlerler ama suda iyi yüzerler.Добре пересуваються у траві, гарно плавають.
1926 - Gertrude Ederle, Manş Denizi'ni yüzerek geçen ilk kadın oldu.1926 — 19-річна Гертруда Едерле першою з жінок перепливла Ла-Манш.
Çok iyi yüzer.Дуже добре плаває.
Babam çok iyi yüzer.Мій батько дуже добре плаває.
Mike çok iyi yüzer.Майк дуже добре плаває.
Ben her gün yüzerim.Я плаваю щодня.
O bir balık gibi yüzer.Він плаває як риба.
O bir balık gibi yüzer.Вона плаває як риба.
Yüzerken ya da yürürken avlanırlar.Vynikal ovšem v plavání, v lovu a jízdě na koni.
1926 - Gertrude Ederle, Manş Denizi'ni yüzerek geçen ilk kadın oldu.1926 – Gertrude Ederleová jako první žena přeplavala průliv La Manche.
Çok iyi yüzer ve hızlı koşar.Umí dobře plavat, ale pomalu běhá.
Bir kısmı suda serbest olarak yüzer.Vytírají se volně ve vodě.
Kumun içinde yüzerek hareket ettiklerini söylemek daha doğru olur.Pro plavání na otevřeném moři jsou dobře přizpůsobeny.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Umí dobře běhat, skákat a šplhat.
Yüzer ve dalarlar.Píští a hvízdá.
Yüzerken havasını azaltır.Při nízkém stavu vody vysychá.
İyi yüzerler.Dobře plavou.
Bu kuşlar dalar ve suyun altında yüzerler.Ty plže opouští a plavou ve vodě.
Yavrular ilk günlerinde sıkı bir sürü halinde ebeveynlerin en yakınında yüzerler.Většina dětí spí nejlépe, když jsou blízko rodičů.
1875 - Matthew Webb, Manş Denizi'ni yüzerek geçen ilk kişi oldu.1875 – căpitanul de marină Matthew Webb este primul om care traversează înot Canalul Mânecii.
İyi yüzer.Bun înotător.
Çok hızlı yüzerler.Gempilidele înoată foarte repede.
Sherman DD tankı yüzerken atış yapamıyordu çünkü yüzme perdesi, ana silahtan daha yüksekti.Sherman DD nu puteau să tragă în timp ce pluteau deoarece cauciucul umflat depășea înălțimea tunului.
Yüzerken havasını azaltır.Lună pe cale de a se îneca.
Zamanlarının çoğunu yüzerek, suda yiyecek arayarak ve dipte yetişen bitkileri yiyerek geçirirler.Își petrece majoritatea timpului pe pământ, cercetând solul cu ciocul în căutarea hrănii.
Suda yüzerken rahatça etraflarını görür, işitir ve solunum yaparlar.Veți fi uimiți ce repede vă va înțelege și asculta.
Bir kısmı suda serbest olarak yüzer.Icrele plutesc libere în mare.
Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir.Dacă este nevoită, poate înota, dar în general evită apa.
Bu yunuslar sık sık teknelere yaklaşıp tekne yanında yüzerler.Gyakran úszik a hajók orrvizében vagy a csónakok mellett.
Yüzerken ya da yürürken avlanırlar.Az emberek a szigetre üdülni vagy vadászni és halászni járnak.
Balıkların kuyrukları diktir ve yüzerken sağdan sola hareket eder.A halak a farkukkal úsznak, amelyet erőteljes izmok mozgatnak jobbra-balra.
Çok hızlı yüzerler.Gyorsan úszik.
Martin Kızılderili şefini öldürür, Ethan da kafa derisini yüzer.A harc során Martin megöli Sebhelyest, Ethan pedig megskalpolja a holttestet.
Suyun orta ve üst seviyelerinde yüzer.A víz középső és felső szintjein tartózkodik.
Sırt üstü yüzerken insanın kendisini rahat bırakması gerekir.Amikor úsznak, lábaikkal egyszerre csapnak hátra.
Tarakdişler dalarak ve suyun altnda yüzerek beslenirler.Megkülönböztetünk úszó és elmerülő damilt.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Igen jól másznak, gyorsan futnak és úsznak.
Ben her gün yüzerim.Minden nap úszom.
Oyuncular isterse yüzerek, isterse de filika kullanarak gemilerine ulaşabiliyorlar.Pelaajat parantelevat laivojaan halutessaan.
Kumun içinde yüzerek hareket ettiklerini söylemek daha doğru olur.Niissä on vesilinnuilla tilaa liikkua uimalla.
1926 - Gertrude Ederle, Manş Denizi'ni yüzerek geçen ilk kadın oldu.1926 – Gertrude Ederle ylitti ensimmäisenä naisena Englannin kanaalin uimalla.
Zamanlarının çoğunu yüzerek, suda yiyecek arayarak ve dipte yetişen bitkileri yiyerek geçirirler.Se vietti suurimman osan ajastaan veden alla ruokaa etsimässä.
Çok sık olarak yüzeyde hızlıca yüzerken ya da suyun dışına sıçrarken gözlemlenir.Sen voi nähdä usein uimassa nopeasti pinnan tuntumassa.
Çok iyi koşar, tırmanır, sıçrar ve yüzerler.Hiiret ovat hyviä kiipeilemään, hyppäämään ja uimaan.
İyi yüzer.Uimasta vaarallisesti.
Genellikle suyun alt seviyelerinde yüzer.Ne pysyttelevät yleensä matalassa vedessä.
Hayvan yüzerken sistemik kalp etkin olmadığı için çabuk yorulur ve sürünerek ilerlemeyi yeğler.Η συστηματική καρδιά αδρανοποιείται όταν το ζώο κολυμπά και όταν πολύ σύντομα κουράζεται προτιμά το σύρσιμο.
Tom Mary'den iyi yüzer.Ο Θωμάς κολυμπά καλύτερα από τη Μαίρη.
Canlı balık suyun altında yüzer.Το ζωντανό ψάρι κολυμπάει κάτω από το νερό.
Tom her gün yüzer.Κάθε μέρα κολυμπάει ο Τομ.
Her gün yüzerim.Κάθε μέρα κολυμπάω.
Haftada bir kez yüzerim.Κολυμπάω μια φορά τη βδομάδα.