Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.И сели рядами, по сто и по пятидесяти.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.И те насядаха на редици, по сто и по петдесет.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.і посідали вони ряд коло ряду по сотням і по півсотням.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.וישבו להם שורות שורות למאות ולחמשים׃
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.فاتكأوا صفوفا صفوفا مئة مئة وخمسين خمسين.
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.眾 人 就 一 排 一 排 的 坐 下 、 有 一 百 一 排 的 、 有 五 十 一 排 的
Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu.眾人 就 一 排 一 排 的 坐下 、 有 一百一 排 的 、 有 五十一 排 的
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?Beh, non arrivereste lontano nuotando nell'aria, no?
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?Bueno, no llegarías muy lejos nadando en el aire, ¿no?
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?Eh bien, vous n'iriez pas très loin en nageant dans l'air, n'est-ce pas ?
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?Ei bine, nu ați ajunge prea departe înotând în aer, nu-i așa?
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?Ihr würdet nicht sehr weit kommen, wenn ihr durch die Luft "schwimmt", oder?
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?음, 아마 여러분은 공기중에서 수영하면서 아주 멀리는 못갈거에요, 그렇죠?
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?Ne bi prišli prav daleč, če bi plavali po zraku, kajne?
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?Nie zalecielibyście zbyt daleko, pływając w powietrzu, prawda?
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?Vâng, bạn sẽ không đi xa bằng cách bơi lội trong không khí được đâu?
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?Вы бы не продвинулись очень далеко, паря в воздухе, не так ли?
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?ובכן, לא תגיעו רחוק על ידי שחיה באויר, נכון?
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?لن تذهب بعيداً لكن بالسباحة في الهواء.. هل تذهب بعيدا؟
Havada yüzerek fazla uzağa gidemezdiniz, değil mi?遠くに行けると思う? 絶対 無理だね!
Her bölümden sonra banyo küvetine gitmeliydim... ...ve küvet etrafında yüzerek su giderine bakardım.다큐멘터리가 끝나자, 전 욕조에 들어가 수영을 했습니다. 그리고 배수구를 봤어요.
Her bölümden sonra banyo küvetine gitmeliydim... ...ve küvet etrafında yüzerek su giderine bakardım.ואחרי כל פרק הייתי מוכרח לעלות לחדר האמבטיה לשחות באמבט ולצפות בפתח הניקוז,
Her bölümden sonra banyo küvetine gitmeliydim... ...ve küvet etrafında yüzerek su giderine bakardım.و بعد كل حلقة، كنت أذهب إلى المغطس و أعوم فيه ناظراً لأسفل ناحية المصفاة،
Her bölümden sonra banyo küvetine gitmeliydim... ...ve küvet etrafında yüzerek su giderine bakardım.湯船で泳ぎ 排水口を見つめました 排水口しか見るものがなかったからです
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Cứ đến trưa, bọn trẻ trong trại hè chạy ra hồ chơi, ở đó có cầu nổi.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.En iedere middag gingen de kampeerders naar een vijver waar ze drijvende dokken hadden.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Każdego dnia w południe obozowicze chadzali nad staw.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.매일 점심때 캠프참가자들은 떠있는 선착장이 있는 연못에 갔습니다.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Minden nap délben a táborozók egy tavacskához mentek, ahol úszó stégek voltak.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Şi la prânz, în fiecare zi, copiii mergeau la un lac, unde aveau docuri plutitoare.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Todos os dias, ao meio-dia, os campistas iam para uma lagoa, onde havia pontões flutuantes.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Und jeden Tag zu Mittag gingen die Camper zu einem großen Teich, wo sie Schwimmdocks hatten.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.Y todos los días a mediodía todos íbamos a un laguito donde tenían muelles flotantes.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.По пладне всеки ден лагеруващите ходеха на едно езеро, където имаха плаващи докове.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.ובכל יום בצהריים החניכים היו הולכים לאגם, שבו היו מזחים צפים.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.وفي ظهيرة كل يوم يذهب المخيمون إلى البحيرة بجانب دكة القوارب.
Her gün öğle vaktinde kampçılar yüzer havuzların bulunduğu bir gölete giderlerdi.みんなで池に行きます 浮きドックがあり そこから水に飛び込むのです
İlk anda, virüs benim sistemime girdiği zaman yalnızca sistemimdeki sıvılar içinde yüzer.Al principio, cuando un virus entra en mi sistema, es sólo flotando en los fluidos en mi sistema.
İlk anda, virüs benim sistemime girdiği zaman yalnızca sistemimdeki sıvılar içinde yüzer.Am Anfang, wenn der Virus in meinen Körper eingedrungen ist, treibt er nur in den Körperflüssigkeiten herum.
İlk anda, virüs benim sistemime girdiği zaman yalnızca sistemimdeki sıvılar içinde yüzer.처음에 바이러스가 제 몸에 침투하면 그냥 제 몸안의 체액에서 혼자 돌아다니겠죠
İlk anda, virüs benim sistemime girdiği zaman yalnızca sistemimdeki sıvılar içinde yüzer.Nejdřív virus přijde do mého systému a bude se jen vznášet v tekutinách v mém těle.
İlk anda, virüs benim sistemime girdiği zaman yalnızca sistemimdeki sıvılar içinde yüzer.Pada awalnya, ketika virus masuk ke sistem saya, itu hanya berjalan - jalan di dalam cairan sistem saya.
İlk anda, virüs benim sistemime girdiği zaman yalnızca sistemimdeki sıvılar içinde yüzer.Początkowo wirus po prostu unosi się w moich płynach ustrojowych.
İlk anda, virüs benim sistemime girdiği zaman yalnızca sistemimdeki sıvılar içinde yüzer.Спочатку, коли вірус проник в мою систему, він просто плаває навколо в рідині організму.
İlk anda, virüs benim sistemime girdiği zaman yalnızca sistemimdeki sıvılar içinde yüzer.הוא מסתובב בנוזלי הגוף שלנו.
İlk anda, virüs benim sistemime girdiği zaman yalnızca sistemimdeki sıvılar içinde yüzer.هائماً في السوائل الموجودة في أجهزتي
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Animali primitivi, con un sistema nervoso, nuotano nell'oceano nei primi anni di vita.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Een rudimentair dier met een zenuwstelsel, zwemt in zijn jeugd in de oceaan rond.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Ein rudimentäres Tier, mit einem Nervensystem, das in seiner Jugend im Ozean umherschwimmt.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Es un animal rudimentario; posee un sistema nervioso, y nada en el océano durante su juventud.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.E un animal primitiv, are sistem nervos și înoată în ocean în primii ani de viață.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Kezdetleges állat, van idegrendszere, úszkál körbe az óceánban fiatalkorában.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Loài động vật sơ cấp này, có hệ thần kinh, bơi quanh đại dương khi chưa trưởng thành.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Prymitywne zwierzę, ma układ nerwowy, z początku pływa w oceanie.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Um animal rudimentar, tem um sistema nervoso, nada pelo oceano na sua juventude.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Un animal rudimentaire, il a un système nerveux, nage dans l'océan dans sa jeunesse.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Είναι στοιχειώδες ζώο, έχει νευρικό σύστημα, και νεαρό κολυμπάει στον ωκεανό.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Елементарно животно, има нервна система, плува в океана през целия си детски живот.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Рудиментарні тварини, мають нервову систему, плавають в океані до повнолітнього життя.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Рудиментарное животное, с нервной системой, в своей юности плавает в океане.