Ana içeriğe geç
Sözlük

yüzer ile cümle

yüzer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Dar mulți dintre ei mor. Uneori am văzut cadavre plutind în jos pe râu.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.De sokan odavesznek. Néha láttam holttesteket a vízen úszni.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Kadang, saya melihat tubuh-tubuh yang terapung di sungai.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.가끔씩, 저는 시체가 강을 따라 떠내려오는 것을 보기도 했습니다.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Maar velen sterven. Soms zag ik lijken op de rivier drijven.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Manchmal sah ich Leichen im Fluss treiben.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Men många dör. Ibland såg jag döda kroppar som flöt nerför floden.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Mnoho Severokorejců při tom ale zemře. Někdy jsem viděla po řece plout mrtvá těla.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Mutta monet kuolevat. Joskus näin ruumiiden kelluvan alavirtaan.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Nogle gange så jeg lig drive ned ad floden.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Občas som videla na hladine rieky mŕtve telá.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Od časa do časa sem videla trupla plavati po reki navzdol.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Parfois, j'ai vu des corps flotter dans le fleuve.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Pero muchos mueren.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Và tôi đã nhìn thấy xác họ nổi trên sông.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Widywałam martwe ciała dryfujące w dół rzeki.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Είδα κι εγώ νεκρά σώματα να επιπλέουν στο ποτάμι.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Іноді я бачу трупи, яких несе течією.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Само че много от тях губят живота си. Понякога виждах плаващи мъртви тела в реката.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Я видела иногда трупы, плывущие по реке.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.מידי פעם ראיתי גופות צפות בנהר.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.وأحياناً أرى جثثاً تطفو في النهر
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.私が北朝鮮を脱出した経過を 詳しくは話せません
Birçoğumuzun yüzerken çektiği bir sorun.A probléma, amivel sokan küzdünk úszás közben.
Birçoğumuzun yüzerken çektiği bir sorun.Een probleem dat velen hebben, wanneer we zwemmen.
Birçoğumuzun yüzerken çektiği bir sorun.Ein Problem, dass viele von uns sicherlich haben wenn wir schwimmen.
Birçoğumuzun yüzerken çektiği bir sorun.O problemă pe care mulţi dintre noi o avem, desigur, când înotăm.
Birçoğumuzun yüzerken çektiği bir sorun.Sin duda un problema que muchos tenemos cuando nadamos.
Birçoğumuzun yüzerken çektiği bir sorun.Um problema que muitos temos, quando nadamos.
Birçoğumuzun yüzerken çektiği bir sorun.Un problema che di certo molti di noi hanno quando nuotano.
Birçoğumuzun yüzerken çektiği bir sorun.Un problème que beaucoup d'entre nous ont, bien sûr, lorsque nous nageons.
Birçoğumuzun yüzerken çektiği bir sorun.Проблем, който, разбира се, много от нас имат, когато плуват.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Een kom stond daar, gevuld met gezoete melk, waarin zwom kleine stukjes van de witte brood.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Egy tál állt ott, tele édes tejjel, amelyben úszott apró darab fehér kenyeret.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Eine Schüssel stand da, gefüllt mit süßer Milch, in dem schwammen winzige weiße Brot.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.En skål stod där, fylld med sötad mjölk, som simmade små bitar av vitt bröd.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.En skål stod der, fyldt med sødet mælk, som svømmede små stykker af hvid brød.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.그릇 흰색의 작은 조각을 수영하는, 가당 우유 가득, 거기에 서서 빵.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Kulho seisoi siellä, täynnä sokeroitu maito, jossa ui pieniä vaaleaa leipää.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Mangkuk berdiri di sana, penuh dengan susu manis, di mana potongan-potongan kecil berenang putih roti.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Misy stál, plnené sladené mlieko, v ktorom plával malé kúsky bieleho chlieb.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Mísy stál, plněné slazené mléko, ve kterém plaval malé kousky bílého chléb.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Một bát đứng đó, chứa đầy sữa ngọt, trong đó bơi miếng nhỏ màu trắng bánh mì.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Puchar stał tam, wypełnione mleko słodzone, w którym pływały małe kawałki białego chleba.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Skleda je stal tam, napolnjena z sladkano mleko, v katerem je preplaval drobne koščke belega kruh.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Uma tigela estava ali, cheia de leite adoçado, em que nadou pequenos pedaços de branco pão.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Una ciotola stava lì, pieno di latte zuccherato, in cui nuotavano piccoli pezzi di bianco pane.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Un bol se tenait là, rempli de lait sucré, dans lequel nageaient des morceaux minuscules de blanc pain.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Un castron stat acolo, umplut cu lapte îndulcit, în care inotat bucăţi mici de culoare albă pâine.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Un plato se quedó allí, llenos de leche azucarada, en el que nadaban pedazos pequeños de color blanco pan.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Купа стоеше там, пълни с подсладени мляко, в което плуваха малки парчета на бял хляб.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Миска стояла, наповнений підсолодженою молоко, в якому плавали маленькі шматочки білого хліб.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.Миска стояла, наполненный подслащенной молоко, в котором плавали маленькие кусочки белого хлеб.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.קערה עמד שם, מלא חלב ממותק, שבו שחו פיסות זעירות של לבן לחם.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.وقفت هناك وعاء مليء المحلاة الحليب ، الذي سبح قطع صغيرة من البيض الخبز.
Bir kase beyaz küçük parçalar yüzerek, şekerli süt ile dolu, orada durdu ekmek.パン。 彼は今、午前中よりもはるかに飢えていたために彼はほとんど、、喜びで笑って
Bu insanlara göre Europa'daki buz su üzerinde yüzer gibi görünüyor.Dicono che Europa mostri più elementi che sembrano ghiaccio che galleggia.
Bu insanlara göre Europa'daki buz su üzerinde yüzer gibi görünüyor.Dizem que a Europa apresenta mais características que parecem gelo a flutuar em água.
Bu insanlara göre Europa'daki buz su üzerinde yüzer gibi görünüyor.Europa muestra mas características que se parecen al hielo flotando en agua.
Bunu yapınca köpekbalığı yüzer ve siz okyanusun büyüleyici derinliklerini görebilirsiniz.Ha cápánk a Google óceánját szeli át, csodás mélységeket láthatunk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yüzer ile cümle - Sayfa 12 - yüzer kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App