43 gün boyunca izlendi, 1,700 km. yüzerek, veya 1,000 milden daha fazla.Nó được tìm thấy trong 43 ngày, bơi được 1700km, tương đương hơn 1000 dặm.
43 gün boyunca izlendi, 1,700 km. yüzerek, veya 1,000 milden daha fazla.Se la siguió durante 43 días nadando 1.700 km, o más de 1.000 millas.
43 gün boyunca izlendi, 1,700 km. yüzerek, veya 1,000 milden daha fazla.Sledoval ho 43 dní, ako preplával 1700 km, viac ako 1000 míľ.
43 gün boyunca izlendi, 1,700 km. yüzerek, veya 1,000 milden daha fazla.Śledził go przez 43 dni, przepłynął 1700 km, albo 1000 mil.
43 gün boyunca izlendi, 1,700 km. yüzerek, veya 1,000 milden daha fazla.Бил следен 43 дни, преплувал 1700 километра, или повече от 1000 мили.
43 gün boyunca izlendi, 1,700 km. yüzerek, veya 1,000 milden daha fazla.За ним следили 43 дня, за это время кит проплыл 1700 км, или более 1000 миль.
43 gün boyunca izlendi, 1,700 km. yüzerek, veya 1,000 milden daha fazla.הוא היה תחת מעקב במשך 43 ימים, כאשר הוא שוחה 1,700 ק"מ או יותר מ- 1000 מיילים.
43 gün boyunca izlendi, 1,700 km. yüzerek, veya 1,000 milden daha fazla.وقد تم تعقبه لمدة 43 يوما وهو يسبح مسافة 1700 كيلومتر او اكثر من 1000 ميل
43 gün boyunca izlendi, 1,700 km. yüzerek, veya 1,000 milden daha fazla.距離にすると1700キロ 1000マイル以上ですね この実験でわかったのは
Aradaki fark ise Kuzey Kutbu'ndaki buz suyun üzerinde yüzer.Claro que a diferença é que, no Ártico, no Polo Norte, temos gelo a flutuar sobre a água.
Aradaki fark ise Kuzey Kutbu'ndaki buz suyun üzerinde yüzer.La diferencia, por supuesto, es que en el Ártico, en el Polo Norte, tienes a hielo flotando en agua.
Aradaki fark ise Kuzey Kutbu'ndaki buz suyun üzerinde yüzer.La differenza, naturalmente, è che nell'Artico, al Polo Nord, il ghiaccio galleggia sull'acqua.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Bấy giờ quân lính bàn định giết các tù phạm, e có người nào trong bọn họ lội thoát khỏi chăng.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Bấy_giờ quân_lính bàn_định giết các tù_phạm , e có người nào trong bọn họ lội thoát khỏi chăng .
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Då ville krigsmännen döda fångarna, för att ingen skulle kunna fly undan simmande.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Det var nu Stridsmændenes Råd, at man skulde ihjelslå Fangerne, for at ingen skulde svømme bort og undkomme.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Então o parecer dos soldados era que matassem os presos para que nenhum deles fugisse, escapando a nado.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Entonces los soldados acordaron matar a los presos, para que ninguno se escapara nadando
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.I soldati pensarono allora di uccidere i prigionieri, perché nessuno sfuggisse gettandosi a nuoto
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.군사들은 죄수가 헤엄쳐서 도망할까 하여 저희를 죽이는 것이 좋다 하였으나
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Krigsfolket vilde nu drepe fangene, forat ikke nogen av dem skulde svømme bort og rømme;
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Les soldats furent d`avis de tuer les prisonniers, de peur que quelqu`un d`eux ne s`échappât à la nage.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Niin sotamiehillä oli aikomus tappaa vangit, ettei kukaan pääsisi uimalla karkuun.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Ostaşii au fost de părere să omoare pe cei întemniţaţi, ca să nu scape vreunul prin înot.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Tedy žoldnéři radili setníkovi, aby vězně zmordovali, aby jim některý vyplyna, neutekl.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Tedy żołnierze radzili, aby więźnie pozabijali, iżby który wypłynąwszy nie uciekł.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Vojakov naklep pa je bil, da pomoré jetnike, da ne bi kdo odplaval in pobegnil.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Vtedy radili vojaci, aby pobili väzňov, aby niektorý, keď vypláva, neutiekol.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Εβουλευθησαν δε οι στρατιωται να θανατωσωσι τους δεσμιους, δια να μη φυγη μηδεις κολυμβησας.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Воины согласились было умертвить узников, чтобы кто-нибудь, выплыв, не убежал.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.Між воїнами ж стала рада, щоб вязників повбивати, щоб которий випливши, не втік.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.ותהי עצת אנשי הצבא להמית את האסירים פן ישחה איש מהם וימלט׃
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.فكان رأي العسكر ان يقتلوا الاسرى لئلا يسبح احد منهم فيهرب.
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.兵 丁 的 意 思 、 要 把 囚 犯 殺 了 、 恐 怕 有 洑 水 脫 逃 的
Askerler, tutuklulardan hiçbiri yüzerek kaçmasın diye onları öldürmek niyetindeydi.兵丁 的 意思 、 要 把 囚犯 殺 了 、 恐怕 有 洑水脫 逃 的
Bağlı değilse, yüzer halde olacaktır.En anders drijvend in het water.
Bağlı değilse, yüzer halde olacaktır.Ha nem, akkor lebeg.
Bağlı değilse, yüzer halde olacaktır.그렇지 않다면 물 위에 떠있는 상태죠.
Bağlı değilse, yüzer halde olacaktır.lub dryfującą w wodzie.
Bağlı değilse, yüzer halde olacaktır.וצף אם הוא לא.
Bağlı değilse, yüzer halde olacaktır.وتتقلقل إذا لم تكن كذلك .
Bağlı değilse, yüzer halde olacaktır.コロンビア氷河は終わり こちらは中央アラスカの南部です
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Atunci am ajuns să văd peşti înotând în altceva decât felii de lămâie şi unt.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Bilo je prvič, da sem zagledala ribe plavati v nečem, kar niso rezinice limone in masla.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Det var då jag för första gången såg fiskar simma bland något annat än citronskivor och smör.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Đó là lần đầu tiên tôi thấy cá bơi trong một thứ khác với những lát chanh và bơ.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ekkor tudatosult bennem, hogy a halak nem csak citromkarikák és vaj között úszkálhatnak.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ensimmäisen kerran huomasin kalojen uiskentelevan muualla kuin sitruunanpalojen ja voin joukossa.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Foi quando vi, pela primeira vez, peixes a nadar de forma diferente do que sobre fatias de limão e manteiga.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Fue cuando conocí a los peces, por primera vez, nadando en algo diferente a tajadas de limón y mantequilla.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Fu la prima volta che vidi dei pesci nuotare in qualcosa che non erano riccioli di burro e fettine di limone.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ik zag toen voor het eerst vissen rondzwemmen in iets anders dan citroenschijfjes en boter.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Prvýkrát videla ryby plávať inde ako na roztopenom masle s plátkami citróna.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Saat itu saya baru tahu bahwa ikan itu berenang di sesuatu yang bukan berupa potongan lemon atau mentega.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Wtedy po raz pierwszy zobaczyłam ryby pływające w czymś innym, niż masło i cytryna.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ήταν όταν πρώτη φορά είδα τα ψάρια να κολυμπούν σε κάτι άλλο εκτός από λαδολέμονο.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.За първи път видях риби да плуват в нещо различно от лимонови резенчета и масло.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Именно тогда я узнала, что рыбы плавают не только с дольками лимона и в масле.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.A volte, ho visto dei cadaveri galleggiare giù per il fiume.
Bazen cansız vücutları nehrin üzerinde yüzerken görürdüm.Cheguei a ver cadáveres a flutuar rio abaixo.