yüzbaşı ile cümle
yüzbaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.A niektórego setnika sługa źle się mając, już prawie miał umrzeć, którego on sobie bardzo poważał.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.A sluha nejakého stotníka, ktorý mu bol veľmi vzácny, bol nemocný a blížil sa smrti.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Di situ ada perwira Roma yang mempunyai hamba yang sangat dikasihinya. Hamba itu sakit dan hampir mati
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Egy századosnak szolgája pedig, a ki annál nagy becsületben volt, igen rosszul lévén, már halófélben vala.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.E um servo de certo centurião, de quem era muito estimado, estava doente, quase � morte.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Il servo di un centurione era ammalato e stava per morire. Il centurione l'aveva molto caro
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.어떤 백부장의 사랑하는 종이 병들어 죽게 되었더니
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Men en Høvedsmands Tjener, som denne holdt meget af, var syg og nær ved at dø.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Nekemu stotniku pa je bil hlapec, katerega je rad imel, bolan in je že umiral.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Og en høvedsmann hadde en tjener som var syk og nær ved å dø, og han var ham meget kjær.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Setníka pak jednoho služebník nemocen jsa, k smrti se přibližoval, kteréhož on sobě mnoho vážil.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Und eines Hauptmanns Knecht lag todkrank, den er wert hielt.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Un sutaş avea un rob la care ţinea foarte mult, şi care era bolnav pe moarte.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Vả , một thầy đội kia có đứa đầy_tớ rất thiết nghĩa đau gần chết ,
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Vả, một thầy đội kia có đứa đầy tớ rất thiết nghĩa đau gần chết,
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Y el siervo de cierto centurión, a quien él tenía en mucha estima, estaba enfermo y a punto de morir
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.Εκατονταρχου δε τινος δουλος, οστις ητο πολυτιμος εις αυτον, κακως εχων εμελλε να αποθανη.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.А на някой си стотник слугата, който му беше мил, боледуваше на умиране.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.В одного ж сотника слуга недугуючи мав умирати, котрий був йому дорогий
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.У одного сотника слуга, которым он дорожил, был болен при смерти.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.ועבד לאחד משרי המאות חלה למות והוא יקר לו מאד׃
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.وكان عبد لقائد مئة مريضا مشرفا على الموت وكان عزيزا عنده.
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.有 一 個 百 夫 長 所 寶 貴 的 僕 人 、 害 病 快 要 死 了
Orada bir yüzbaşının çok değer verdiği kölesi ölüm döşeğinde hasta yatıyordu.有一個百夫長所寶貴 的 僕人 、 害病 快要 死了
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Acolo sutaşul a găsit o corabie din Alexandria, care mergea în Italia, şi ne -a suit în ea.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Ali o centurião achou um navio de Alexandria que navegava para a Itália, e nos fez embarcar nele.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.A tam setnik znalazłszy okręt Aleksandryjski, który płynął do Włoch, wsadził nas weó.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.A tu našed setník bárku Alexandrinskou, kteráž měla plouti do Vlach, uvedl nás na ni.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Daar vond de officier een Alexandrijns schip, dat naar Italië zou varen en bracht ons aan boord.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Der fant høvedsmannen et skib fra Aleksandria som skulde til Italia, og han førte oss ombord på det.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.El centurión encontró allí una nave alejandrina que navegaba a Italia, y nos embarcó en ella
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.És mivel ott a százados egy Itáliába menõ alexandriai hajót talált, abba szállított be minket.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Et là, le centenier, ayant trouvé un navire d`Alexandrie qui allait en Italie, nous y fit monter.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.In tu je našel stotnik ladjo iz Aleksandrije, ki je jadrala v Italijo, in nas je prestavil nanjo.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.거기서 백부장이 이달리야로 가려하는 알렉산드리아 배를 만나 우리를 오르게 하니
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Ở đó , thầy đội thấy có một chiếc tàu ở A-léc-xan-tri sẽ đi qua Y-ta-li , bèn cho chúng_ta xuống tàu đó .
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Ở đó, thầy đội thấy có một chiếc tàu ở A-léc-xan-tri sẽ đi qua Y-ta-li, bèn cho chúng ta xuống tàu đó.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Og der fandt Høvedsmanden et aleksandrinsk Skib, som sejlede til Italien, og bragte os over i det.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Qui il centurione trovò una nave di Alessandria in partenza per l'Italia e ci fece salire a bordo
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Tam našiel stotník alexandrínsku loď, ktorá sa plavila do Itálie, a vlodil nás do nej.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Και εκει ευρων ο εκατονταρχος πλοιον Αλεξανδρινον, το οποιον επλεεν εις την Ιταλιαν, επεβιβασεν ημας εις αυτο
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.А там знайшовши сотник корабель Александрииський, що плив в Італию, посадив нас на него.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.Там сотник нашел Александрийский корабль, плывущий вИталию, и посадил нас на него.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.וימצא שם שר המאה אניה אלכסנדרית באה לאיטליא ויעבירנו לתוכה׃
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.فاذ وجد قائد المئة هناك سفينة اسكندرية مسافرة الى ايطاليا ادخلنا فيها.
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.在 那 裡 百 夫 長 遇 見 一 隻 亞 力 山 太 的 船 、 要 往 義 大 利 去 、 便 叫 我 們 上 了 那 船
Orada, İtalyaya gidecek bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.在 那 裡 百 夫 長遇見一隻亞 力山 太 的 船 、 要 往義 大 利去 、 便 叫 我 們 上 了 那 船
Orduda çingene albaylar var, binbaşılar ve yüzbaşılar!Sunt tigan colonei, majors şi căpitanii în armata!
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,Căpeteniile oştirii, căpeteniile peste o mie şi căpeteniile peste o sută, s'au apropiat de Moise,
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,Da trådte Førerne for Hærens Afdelinger, Tusindførerne og Hundredførerne, hen til Moses
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,És járulának Mózeshez a had ezereinek vezetõi, az ezredesek és századosok.
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,Kemudian para perwira yang telah memimpin tentara Israel, menghadap Mus
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,군대의 장관들 곧 천부장과 백부장들이 모세에게 나아와서
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,Những quan trưởng , tức_là quan tướng một_ngàn quân và quan tướng một_trăm quân , đến gần Môi-se
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,Những quan trưởng, tức là quan tướng một ngàn quân và quan tướng một trăm quân, đến gần Môi-se
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,Och befälhavarna över härens avdelningar, över- och underhövitsmännen, trädde fram till Mose.
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,Potom pristúpili k Mojžišovi vodcovia, ktorí boli ustanovení nad tisícami vojska, tisícnici a stotníci,
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,Så gikk de som var satt over hærens tusener, høvdingene over tusen og høvdingene over hundre, frem for Moses
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,Silloin tulivat sotajoukon osastojen johtajat, tuhannen- ja sadanpäämiehet, Mooseksen luo
Ordu komutanları -binbaşılar ve yüzbaşılar- Musaya gidip,Tedaj pristopijo k Mojzesu vojvode, ki so bili nad tisočmi vojske, poveljniki čez tisoč in čez sto,