yüzbaşı ile cümle
yüzbaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İyi şans, Yüzbaşı?Хелд, капитане?
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.I dal kněz setníkům kopí a pavézy, kteréž byly Davida krále, a kteréž byly v domě Hospodinově.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Il sacerdote consegnò ai capi di centinaia lance e scudi del re Davide, che erano nel deposito del tempio
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.제사장이 여호와의 전에 있는 다윗왕의 창과 방패를 백부장들에게 주니
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Og Præsten gav Hundredfø rerne Spydene og Skjoldene, som havde tilhørt Kong David og var i HERRENs Hus.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Og presten gav høvedsmennene de spyd og skjold som hadde tilhørt kong David, og som var i Herrens hus.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Tedy dał kapłan rotmistrzom włócznie i tarcze, które były króla Dawida, które były w domu Pańskim.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.И раздал священник сотникам копья и щиты царя Давида, которые были в доме Господнем.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.И свещеникът даде на стотниците цар Даводовите копия и щитове, които бяха в Господния дом.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.ויתן הכהן לשרי המאיות את החנית ואת השלטים אשר למלך דוד אשר בבית יהוה׃
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.فاعطى الكاهن لرؤساء المئات الحراب والاتراس التي للملك داود التي في بيت الرب.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.祭 司 便 將 耶 和 華 殿 裡 所 藏 大 衛 王 的 槍 和 盾 牌 交 給 百 夫 長
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.祭司 便 將 耶和華 殿 裡所 藏 大衛王 的 槍和 盾牌 交 給百 夫長
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.Ale Mojžiš sa rozhneval na vodcov vojska, na tisícnikov a stotníkov, ktorí prichádzali z borby toho boja.
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.A Mojzes se razsrdi nad vojvodami vojske, poveljniki čez tisoč in čez sto, ki so se vračali od vojne službe,
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.És megharaguvék Mózes a hadnak vezetõire, az ezredesekre és századosokra, a kik megjöttek vala a harczról.
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.Ja Mooses vihastui sotajoukon johtajiin, tuhannen- ja sadanpäämiehiin, kun he palasivat sotaretkeltä.
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.모세가 군대의 장관 곧 싸움에서 돌아온 천부장들과 백부장들에 게 노하니라
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.maar Mozes was woedend op de legeraanvoerders.
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.Men Mose förtörnades på krigsbefälet, över- och underhövitsmännen, när de kommo tillbaka från sitt krigståg.
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.Musa memarahi para perwira, para kepala pasukan dan kepala laskar yang baru saja kembali dari pertempuran
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.og Moses blev vred på Hærens Førere, Tusindførerne og Hundredførerne, som kom tilbage fra Krigstoget.
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.Tedy rozhněval se Mojžíš na vůdce vojska, hejtmany nad tisíci a setníky, kteříž se navraceli z boje,
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.И прогневался Моисей на военачальников, тысяченачальников истоначальников, пришедших с войны,
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.Но Моисей се разгневи на военачалниците, на хилядниците и на стотниците, които се връщаха от военния поход;
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.ויקצף משה על פקודי החיל שרי האלפים ושרי המאות הבאים מצבא המלחמה׃
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.فسخط موسى على وكلاء الجيش رؤساء الالوف ورؤساء المئات القادمين من جند الحرب.
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.摩 西 向 打 仗 回 來 的 軍 長 、 就 是 千 夫 長 、 百 夫 長 、 發 怒
Musa savaştan dönen ordu komutanlarına -binbaşılara, yüzbaşılara- öfkelendi.摩西 向 打仗 回來 的 軍長 、 就是 千 夫 長 、 百夫長 、 發怒
Nabzına bak. Hey, çavuş. Yüzbaşı.هيا
Neden bahsediyorsunuz, Yüzbaşı?Co pan mówi, kapitanie?
Neden bahsediyorsunuz, Yüzbaşı?¿De qué está hablando, capitán?
Neden bahsediyorsunuz, Yüzbaşı?Hvad taler du om?
Neden bahsediyorsunuz, Yüzbaşı?Ma cosa sta dicendo, capitano?
Neden bahsediyorsunuz, Yüzbaşı?-Mitä tarkoitatte?
Neden bahsediyorsunuz, Yüzbaşı?O que quer dizer com isso, Capitão?
Neden bahsediyorsunuz, Yüzbaşı?Vad pratar du om?
Neden bahsediyorsunuz, Yüzbaşı?О чём вы говорите, капитан?
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.A keď videl stotník, čo sa stalo, oslavoval Boha a povedal: Tento človek bol skutočne spravedlivý.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.A vida centurio, co se stalo, velebil Boha, řka: Jistě člověk tento spravedlivý byl.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.A widząc setnik, co się działo, chwalił Boga, mówiąc: Zaprawdę człowiek to był sprawiedliwy.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.백부장이 그 된 일을 보고 하나님께 영광을 돌려 가로되 이 사람은 정녕 의인이었도다 하고
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Látván pedig a százados, a mi történt, dicsõíté az Istent, mondván: Bizony ez ember igaz vala.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Le centenier, voyant ce qui était arrivé, glorifia Dieu, et dit: Certainement, cet homme était juste.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Men da Høvedsmanden så det, som skete, gav han Gud Æren og sagde: "I Sandhed, dette Menneske var retfærdigt."
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Men da høvedsmannen så det som skjedde, gav han Gud æren og sa: Sannelig, denne mann var rettferdig!
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Quando o centurião viu o que acontecera, deu glória a Deus, dizendo: Na verdade, este homem era justo.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Stotnik pa, ko je videl, kar se je zgodilo, je hvalil Boga in rekel: Zares, ta človek je bil pravičen.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Thầy đội thấy sự đã xảy ra, ngợi khen Ðức Chúa Trời rằng: Thật người nầy là người công bình.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Thầy đội thấy sự đã xảy_ra , ngợi_khen Ðức_Chúa_Trời rằng : Thật người nầy là người công_bình .
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Visto ciò che era accaduto, il centurione glorificava Dio: «Veramente quest'uomo era giusto»
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Ιδων δε ο εκατονταρχος το γενομενον, εδοξασε τον Θεον, λεγων Οντως ο ανθρωπος ουτος ητο δικαιος.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.И стотникът като видя станалото, прослави Бога, като каза: Наистина този човек бе праведен.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Побачивши ж сотник, що сталось, прославив Бога, кажучи: Справдї, чоловік сей праведний був.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.Сотник же, видев происходившее, прославил Бога исказал: истинно человек этот был праведник.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.וירא שר המאה את אשר נהיתה ויתן כבוד לאלהים לאמר אכן האיש הזה צדיק היה׃
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.فلما رأى قائد المئة ما كان مجّد الله قائلا بالحقيقة كان هذا الانسان بارا.
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.百 夫 長 看 見 所 成 的 事 、 就 歸 榮 耀 與 神 說 、 這 真 是 個 義 人
Olanları gören yüzbaşı, ‹‹Bu adam gerçekten doğru biriydi›› diyerek Tanrıyı yüceltmeye başladı.百 夫 長看見 所 成 的 事 、 就 歸榮 耀與 神說 、 這真 是 個義人
Ölmeyin! - Yüzbaşı!¡Aguante! - ¡Capitán!